MENÜ
18 Haziran 2026 Perşembe
DOLAR 46,4497 ▲ %0,18
EURO 53,2412 ▼ %0,48
ALTIN 6.311,40 ▼ %0,52

Körfez Alev Aldı: İran ve İsrail’den Karşılıklı Vuruşlar

Ortadoğu’da Yeni Bir Tırmanış: Gölge Savaş Artık Doğrudan Çatışma

Ortadoğu’nun uzun süredir devam eden gerilimi, son günlerde adeta bir alev topuna dönüştü. İsrail ve İran arasındaki “gölge savaş” artık doğrudan çatışma sahasına taşınmış durumda. Bölge, karşılıklı füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırılarıyla sarsılırken, bu durumun hem askeri hem de sivil boyutları her geçen saat başı derinleşiyor. Kaynaklardan alınan bilgilere göre, son 24 saatte yaşananlar, çatışmanın ne denli yaygınlaştığını ve kontrol altına alınmasının ne kadar zor olduğunu gözler önüne seriyor.

İsrail ordusu, dün İran’ın başkenti Tahran’daki rejim hedeflerine karşı geniş çaplı bir saldırı dalgası gerçekleştirdiğini açıkladı. Yapılan resmi açıklamada, İran’ın batı ve orta kesimlerindeki 130’dan fazla hedefin vurulduğu belirtildi. Bu hedefler arasında özellikle füze rampaları, hava savunma sistemleri ve insansız hava araçları (İHA) tesisleri yer alıyor. İsrail’in bu stratejisi, İran’ın misilleme kapasitesini doğrudan hedef almayı amaçlıyor. Saldırılar sonrasında İran’ın misilleme yaptığı Hayfa kentindeki petrol tesisinde ek hasar tespit edildiği ve rafinerideki onarım çalışmalarının günler süreceği duyuruldu. Bu, sivil altyapının da hedef alındığını gösteren önemli bir detay.

Misilleme Dalgası: İran’ın Bölgesel Etkisi Genişliyor

İran Devrim Muhafızları da boş durmadı. Geçen gece yerel saatle 01.20’de, İsrail’in kalbine ve güneyindeki hedeflere misilleme saldırıları başlattılar. Saldırılar, katı ve sıvı yakıtlı, çoklu savaş başlığına sahip Kadir, Hürremşehr ve Hayberşiken sistemleri ile orta menzilli Kıyam ve Zülfikar füzelerini kapsıyordu. Ayrıca imha İHA’ları da kullanıldı. İran, saldırılarda Kadir füzesinin gelişmiş güdümlü versiyonu olan Nasrallah füzesini de ilk kez kullandığını duyurdu. Devrim Muhafızları, “Peşinizi bırakmayacağız; bu dalga devam ediyor” ifadesiyle kararlılıklarını gösterdi. Rehovot kentinde bazı caddelere şarapnel parçalarının düştüğü, başta Tel Aviv olmak üzere ülkenin orta kesiminde sirenlerin çaldığı bildirildi. İsrail Savunma Bakanlığı, İran’ın son 24 saatteki saldırılarında 150 kişinin yaralandığını açıkladı. Bu da çatışmanın sivil hayata doğrudan etkisini gösteriyor.

Körfez Ülkeleri ve Suriye Ateş Hattında

Çatışma alanı sadece İran ve İsrail ile sınırlı kalmadı. Körfez ülkelerine de İHA saldırıları düzenlendi. Kuveyt Petrol Şirketi, Mina el-Ahmedi Rafinerisi’nin bazı ünitelerinde İHA saldırısı sonucu yangın çıktığını duyurdu. Kuveyt, 24 saat içinde 15 İHA düşürdüğünü, Birleşik Arap Emirlikleri ise İran kaynaklı 4 balistik füze ve 26 İHA’yı engellediğini açıkladı. Suudi Arabistan da 48 kamikaze İHA saldırısı düzenlendiğini bildirdi. Bu durum, çatışmanın bölgesel çapta yayılma potansiyelini artırarak küresel enerji piyasalarını da tehdit ediyor.

Öte yandan İsrail, Suriye’deki Dürzi sivillere yönelik saldırıları bahane ederek Suriye hükümetine ait hedeflere hava saldırıları düzenlediğini açıkladı. Bu, Suriye’yi de doğrudan çatışmanın içine çekme çabası olarak değerlendiriliyor. Türkiye Dışişleri Bakanlığı, İsrail’in Suriye’deki bu saldırısını “tehlikeli bir tırmanış olarak nitelendirdi ve güçlü şekilde kınadı.

Savaşın Yüzü: Siviller ve Liderlik Hedefleri

Çatışmanın en dramatik yönü ise siviller üzerindeki yıkıcı etkisi. Savaşın propaganda ve misilleme dilinin ötesine geçerek insani boyutunu hatırlatan, İran’ın Minab kentindeki okul saldırısından kurtulan küçük bir kız çocuğunun anlattıkları tüyler ürperticiydi. Geçmişte yaşanan ve çoğu çocuk 185 sivilin katledildiği saldırıdan sonra küçük kız, “Rüya gördüğümü zannediyordum. Okul harap oldu. Üzerime taşlar döküldü. Altı ceset gördüm. Ne elleri ne başları ne de ayakları vardı” sözleriyle yaşadığı dehşeti anlattı. Bu tür hikayeler, gerilimin vatandaşlar üzerindeki kalıcı etkilerini gözden kaçırmamamız gerektiğini gösteriyor.

Bu tırmanışta İsrail, İran Devrim Muhafızları’nın üst düzey yetkililerini hedef almayı sürdürdü. Ordunun sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, Devrim Muhafızları Ordusu Sözcüsü Tümgeneral Muhammed Ali Naini’nin “etkisiz hale getirildiği” belirtildi. Devrim Muhafızları, Naini’nin şehit olduğunu doğrulayarak, saldırıları ona ithaf etti. Bu suikastlar, gerilimin sadece cephede değil, değil, aynı zamanda istihbarat ve liderlik düzeyinde de yaşandığını gösteriyor. Besic güçlerinin istihbarat yetkilisi İsmail Ahmedi’nin öldürüldüğü iddiaları da bu tırmanışın bir parçası.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir