Diplomatik Satranç: Kahire’deki Kapalı Kapılar
Orta Doğu’nun bitmek bilmeyen trajedisinde yeni bir perde aralanıyor, ancak bu sefer sahnede alışılmışın dışında aktörler var. Donald Trump’ın ekonomik normalleşme dosyalarından sorumlu özel elçisi Aryeh Lightstone, Kahire’nin serin odalarında Hamas’ın Gazze lideri Halil el-Hayye ile karşı karşıya geldi. CNN kaynaklarının sızdırdığı bu bilgi, bölgedeki dengelerin ne kadar kaygan ve öngörülemez olduğunu bir kez daha kanıtlıyor. Masada sadece barış değil, İsrail’in taahhütleri ve Hamas’ın geleceği de vardı.
Görüşmenin arka planı oldukça çarpıcı. Lightstone, Kahire’ye gelmeden hemen önce İsrail Başbakanı Netanyahu ile bir araya gelmiş ve anlaşmanın ilk aşamasına dair ‘eksiksiz uygulama’ sözü almıştı. Ancak sahadaki gerçeklik, diplomatik sözlerin çok uzağında seyretmeye devam ediyor. Gazze Barış Kurulu Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov’un da eşlik ettiği bu gizli temas, bölgedeki insani felaketin durdurulması için atılan son umut kırıntısı olarak nitelendiriliyor.
Şartlar ve Çıkmazlar: Silahsızlanma mı, Haklar mı?
İsrail’in masaya koyduğu şart net: Hamas silahsızlanma taahhüdü verirse, Tel Aviv yönetimi de yükümlülüklerini yerine getirecek. Bu talep, Hamas kanadında büyük bir dirençle karşılandı. Üst düzey Hamas yetkilileri, teklifin ciddi orantısızlıklar içerdiğini ve İsrail’in güvenliğini kutsallaştırırken Filistin halkının insani, siyasi ve idari haklarını adeta yok saydığını belirtiyor. El-Hayye’nin, saldırıların durdurulması ve insani yardımın önündeki engellerin kaldırılması konusunda Lightstone’a ciddi baskı yaptığı gelen bilgiler arasında.
Müzakerelerin bu kadar tıkanmış olmasının temel sebebi, taraflar arasındaki derin güven bunalımı. İsrail’in ‘güvenlik’ önceliği ile Filistin’in ‘var olma’ mücadelesi arasındaki uçurum, diplomatik dille kapatılabilecek gibi görünmüyor. ABD Dışişleri Bakanlığı ise her zamanki gibi ‘devam eden müzakereler hakkında yorum yapmıyoruz’ diyerek topu taca atmayı tercih ediyor. Kapalı kapılar ardında ne konuşulursa konuşulsun, sahadaki yankısı her zaman daha sert oluyor.
72 Bin Can ve Bitmeyen Şiddet Döngüsü
Siyasetçiler lüks otellerde kelime oyunları yaparken, Gazze’de rakamlar dehşet saçmaya devam ediyor. 10 Ekim 2025’te varılan ateşkese rağmen saldırıların durmaması, uluslararası toplumun ne kadar aciz kaldığının en somut göstergesi. Ekim 2023’ten bu yana hayatını kaybedenlerin sayısının 72 bin 344’e ulaşması, sadece bir istatistik değil, yok olan kuşakların ve yıkılan bir geleceğin öyküsüdür.
İronik olan şu ki; dünya 2026 yılında hala sınırları, silahları ve kimin kimi yönetmesi gerektiğini tartışırken, modern medeniyetin gözleri önünde bir halk tükeniyor. Kahire’deki bu zirve, tarihin tozlu sayfalarında bir ‘başarı hikayesi’ mi olacak yoksa yine boşa giden bir çaba mı, bunu zamanın acımasızlığı gösterecek. Ancak net olan bir şey var: Diplomasi, masadaki elçilerin nezaketinden çok, sahadaki çocukların kaderiyle ölçülecektir.






