MENÜ
06 Haziran 2026 Cumartesi
DOLAR 46,1116 ▲ %0,02
EURO 53,1487 ▼ %0,94
ALTIN 6.409,16 ▼ %3,23

İsrail’de Mahkeme Karıştı: Hakimler Tahliye Edildi

Kritik Duruşmada Kaos: Polis Devreye Girdi

İsrail’de 7 Ekim saldırılarındaki güvenlik zafiyetinin sorumlularını belirlemek üzere kurulması planlanan devlet soruşturma komisyonuna dair süreç, yargı tarihinde görülmemiş bir krize dönüştü. Kudüs’teki Yüksek Mahkeme salonu, sadece hukukçuların değil, öfkeli kalabalıkların ve siyasi figürlerin çarpıştığı bir muharebe alanına sahne oldu. Aşırı sağcı grupların mahkeme binasını abluka altına alarak içeri girmeye çalışması, İsrail polisinin en üst düzey yargıçları salondan acil koduyla tahliye etmesine neden oldu. Olayların büyümesi üzerine duruşmaya ara verilirken, adliye koridorlarında yankılanan sloganlar devlet mekanizmasındaki çatlağı gözler önüne serdi.

Siyasi Fay Hattı Mahkeme Salonunda Kırıldı

Duruşma salonundaki gerilim, Başbakan Binyamin Netanyahu’nun liderliğindeki Likud Partisi’nin sertlik yanlısı isimleriyle daha da tırmandı. Milletvekili Tali Gotliv’in savunma yapan hakimlerin sözünü sürekli kesmesi ve agresif tavırları, demokratik kurumların işleyişine yönelik doğrudan bir müdahale olarak yorumlandı. Gotliv’in salondan zorla çıkarılmasıyla eş zamanlı olarak, dışarıda da tansiyon doruk noktasına ulaştı. Hadera kentindeki ek duruşma merkezleri önünde 7 Ekim mağdurlarının aileleri birbirine girdi. Polis, kontrolden çıkan arbedeyi durdurmak için 5 kişiyi gözaltına almak zorunda kaldı.

Aileler Bölündü: Hesaplaşma mı Erteleme mi?

7 Ekim faciasında çocuklarını kaybeden ailelerin yaşadığı derin fikir ayrılığı, İsrail toplumundaki kutuplaşmanın en somut göstergesi haline geldi. Hayatını kaybeden Roni Eshel’in babası Eyal Eshel, mahkeme kürsüsünden hükümete sert suçlamalar yönelterek, Netanyahu’nun ülkeyi bölerek sorumluluktan kaçtığını savundu. Buna karşılık, esir yakınlarından Itzihk Fitousi, yargı sisteminin geçmişte orduyu kısıtlayan kararlar aldığını iddia ederek, bizzat mahkemenin de soruşturulması gerektiğini öne sürdü. Bu duygusal ve siyasi çatışma, soruşturma komisyonunun sadece teknik bir inceleme değil, toplumsal bir yüzleşme olacağını kanıtlıyor.

Hükümetin ‘Zafer Beklensin’ Tezi Sert Kayaya Çarptı

Hükümet kanadını temsil eden avukat Michael Rabello’nun, soruşturmanın ancak ‘tüm cephelerde kesin zafer kazanıldıktan sonra’ başlaması gerektiği yönündeki tezi, hakimler heyetinde adeta bir infial yarattı. Hakim Yael Wilner, bu savunmayı ‘akıl dışı bir zaman kazanma taktiği’ olarak niteleyerek, olayların üzerinden yıllar geçtikten sonra sağlıklı bir delil toplamanın imkansız olacağını hatırlattı. Hakim Noam Sohlberg ise hükümetin her adımda hukuku ve kamuoyu vicdanını zorlayan tutumuna ‘Hangi davranışınız aşırı değil ki?’ diyerek tepki gösterdi. Netanyahu’nun ısrarla ertelediği bu bağımsız komisyon süreci, hem İsrail iç siyasetini hem de bölgedeki güvenlik stratejilerini kökten sarsacak bir düğüm haline gelmiş durumda.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir