MENÜ
06 Haziran 2026 Cumartesi
DOLAR 46,1116 ▲ %0,02
EURO 53,1487 ▼ %0,94
ALTIN 6.409,16 ▼ %3,23

İsrail Ordusunda Disiplin Çöktü: Yağma Skandalı

Savaşın Gölgesinde Çirkin Tablo

Lübnan’ın güneyinde devam eden gerilim, İsrail ordusunun içinde saklı kalan karanlık bir gerçeği gün yüzüne çıkardı. İsrail merkezli Haaretz gazetesinin doğrudan saha tanıklıklarına dayandırdığı haber, modern bir ordunun disiplin mekanizmasının nasıl yerle bir olduğunu kanıtlıyor. Bölgedeki dükkan ve evlerden halı, televizyon, tablo hatta motosiklet çalan askerler, bu ganimetleri hiçbir gizleme gereği duymadan askeri araçlarla sınırdan geçiriyor. Yağma, münferit bir olay olmaktan çıkıp sistematik bir hal almış durumda.

Komutanlar Neden Sessiz Kalıyor?

Haberin asıl sarsıcı kısmı, hırsızlık vakalarının bireysel birkaç olaydan ibaret olmaması. Sahadaki en alt kademeden en üst rütbeli komutanlara kadar herkes durumun farkında ancak müdahale eden yok. İsimsiz tanıklıklar, disiplin mekanizmasının kasıtlı olarak devre dışı bırakıldığını gösteriyor. Bunun arkasında yatan sebep ise askeri stratejiden ziyade, ordunun personel sıkıntısında gizli. 500 günden fazla süredir görev yapan yedek askerlerin moralini bozmak ve bir sonraki görev döneminde geri gelmemelerinden korkan komutanlar, yağmayı adeta bir ‘savaş bonusu’ gibi görerek görmezden geliyor.

‘Zaten Yıkılacak’ Bahanesi

Yağmacı askerlerin kendilerini savunma biçimi ise durumun vahametini daha da artırıyor. ‘Nasılsa buralar yıkılacak, ben almasam da yok olacak’ mantığı, yerini sistematik bir mülkiyet gasbına bırakmış durumda. Bölgedeki sivil halkın kuzeye çekilmesiyle boş kalan evlerde haftalarca vakit geçiren askerler, adeta birer ‘toplayıcıya’ dönüşmüş durumda. Sınır noktalarındaki askeri polis denetimlerinin ise birer birer kaldırılması, bu illegal eşya trafiğinin önünü tamamen açıyor. Televizyondan sigaraya kadar her şeyin fütursuzca çalındığı bu ortamda, ordu disiplini tam anlamıyla çökmüş görünüyor.

Ateşkesin Ardındaki İşgal Planı

Bu skandal, İsrail’in Lübnan’ın güneyinde ilan ettiği ‘Sarı Hat’ stratejisinden bağımsız değil. 17 Nisan’da yürürlüğe giren ve kağıt üzerinde barışı hedefleyen 10 günlük geçici ateşkes, sahada bambaşka bir gerçeklikle karşılanıyor. İsrail ordusu, ateşkesi bir çekilme değil, işgal ettiği 55 köyü ‘kapalı askeri alan’ ilan ederek kalıcı hale getirme fırsatı olarak görüyor. Yağma olayları, bu yeni oluşturulan tampon bölgedeki kontrolsüzlüğün ve hukuki boşluğun en somut göstergesi haline geldi. Ordunun resmî kanallarından yapılan ‘disiplin işlemleri uygulanıyor’ açıklaması, sahadaki askerlerin ‘kimse şikayet etmiyor, herkes biliyor’ şeklindeki itiraflarıyla taban tabana zıt bir tablo çiziyor.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir