Orta Doğu’da sular yeniden ısınırken, İsrail ordusunun Gazze Şeridi’nde devam eden ateşkese rağmen kapsamlı bir askeri harekat için hazırlıklarını tamamladığı iddia ediliyor. İsrail basınında geniş yankı bulan gelişmelere göre, Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, kara saldırılarının yeniden başlatılmasına yönelik stratejik planlara resmi onayı verdi. Bu adım, bölgedeki hassas dengeleri bozabilecek nitelikte bir hamle olarak değerlendiriliyor.
Haaretz gazetesinin askeri kaynaklara dayandırdığı haberde, İsrail ordusunun Hamas’ın bölgede yeniden organize olduğu ve güç kazandığı iddiasını öne sürdüğü belirtiliyor. Bu gerekçeyle hazırlanan yeni saldırı planı, Gazze’nin henüz kontrol altına alınmamış noktalarını da kapsıyor. Özellikle Güney Komutanlığı tarafından hazırlanan bu planın, operasyonun dozunu ve coğrafi alanını genişletmesi bekleniyor.
Operasyonun Kapsamı ve Yeni Hedefler
Askeri yetkililer, uluslararası toplumun bölgedeki silahsızlanmayı sağlayacak bir mekanizma kuramadığını savunuyor. Güney Komutanı Yaniv Asor, yaptığı değerlendirmede Hamas’ı etkisiz hale getirecek herhangi bir dış gücün bulunmadığını, bu durumun İsrail için askeri müdahaleyi kaçınılmaz kıldığını ifade etti. Operasyonun sadece mevcut askeri hatlarla sınırlı kalmayacağı, Gazze’nin merkezi mülteci kampları gibi yoğun nüfuslu bölgeleri de hedef alabileceği konuşuluyor.
Siyasi kulislerde Başbakan Netanyahu’nun işgal alanını Gazze genelinde yüzde 70’in üzerine çıkarma hedefi tartışıladursun, ordunun bu planları hayata geçirmek için hükümet üzerindeki baskısını artırdığı görülüyor. Eğer bu harekat planı uygulamaya konulursa, bölgedeki sivil halkın halihazırda zor olan yaşam koşullarının daha da ağırlaşacağı öngörülüyor. Bu durum, sadece Gazze içindeki dengeleri değil, bölgesel istikrarı da doğrudan tehdit ediyor.
ABD’nin arabuluculuğuyla 2025 yılı sonunda varılan ateşkes mutabakatı ise bu yeni gelişmeyle birlikte çökme noktasına geldi. Özellikle Gazze’nin idaresi için öngörülen sivil komitelerin bölgeye girişine izin verilmemesi, diplomatik çözüm yollarını tıkamış durumda. Bu belirsizlik ortamı, hem bölgedeki çatışma riskini tırmandırıyor hem de uluslararası kamuoyunda yeni bir göç dalgası ve insani kriz endişesini tetikliyor. Önümüzdeki günlerde İsrail hükümetinin bu planlara vereceği nihai onay, Orta Doğu’nun yakın gelecekteki kaderini belirleyecek ana faktör olacak.
Kaynak: Hürriyet






