MENÜ
02 Haziran 2026 Salı
DOLAR 45,9453 ▲ %0,06
EURO 53,5093 ▲ %0,08
ALTIN 6.617,71 ▼ %0,02

İran’da Üniversite Kazanları Kaynıyor: Bakan Sarraf’a Koltuk Tehdidi

İran’ın başkenti Tahran ve tarihi şehri İsfahan’da sular durulmuyor. Ülkenin en köklü eğitim kurumlarında başlayan öğrenci hareketleri, kısa sürede siyasetin bir numaralı gündem maddesi haline geldi. Bilim ve Kültür, Emir Kebir, Tahran ve Sanatı Şerif gibi prestijli üniversitelerin kampüslerinden yükselen sloganlar, bugün meclis koridorlarında yankılanarak hükümet üzerinde büyük bir baskı oluşturdu. Akademik çevrelere yansıyan bu hareketlilik, sadece bir protesto değil, aynı zamanda derinleşen bir siyasi krizin habercisi niteliğinde.

Siyasetin Kalbi Tahran’da Üniversiteler Hareketli

İranlı İşçiler Haber Ajansı (ILNA) tarafından paylaşılan bilgilere göre, başkentteki üniversitelerin yanı sıra İsfahan’daki Sanati İsfahan Üniversitesi‘nde de yönetim karşıtı gösteriler düzenlendi. Kampüslerde yankılanan sloganlar, yer yer karşıt görüşlü öğrenci grupları arasında arbedeye dönüştü. Yaşanan bu gerginlik, İran’ın sosyo-politik yapısında üniversitelerin ne denli kritik bir rol oynadığını bir kez daha gözler önüne seriyor. Tahran, 10 milyonu aşan nüfusuyla sadece bir idari merkez değil, aynı zamanda Ortadoğu’nun en büyük entelektüel havuzlarından biri olarak kabul ediliyor. Bu tür büyük metropollerde yaşanan her toplumsal devinim, ülkenin genel güvenlik politikalarını ve toplumsal huzurunu doğrudan etkileme kapasitesine sahip.

Meclis Kanadından Hükümete Sert Muhtıra

Üniversitelerdeki tansiyonun düşmemesi üzerine siyaset cephesinden ilk sert hamle geldi. Tahran Milletvekili Emir Hüseyin Sabiti, meclis kürsüsünden Bilim, Araştırma ve Teknoloji Bakanı Hüseyin Simai Sarraf’ı doğrudan hedef aldı. Sabiti, bazı kampüslerde İran bayrağının yakıldığına dair iddiaları gündeme taşıyarak, Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ve Bakan Sarraf’ı “nüfuz akımlarına karşı müsamahakar davranmakla” suçladı. Sabiti’nin bu çıkışı, İran siyasetinde gensoru mekanizmasının devreye girmesiyle sonuçlanabilir. Türkiye’de ve dünyada olduğu gibi İran yasama sisteminde de gensoru, bir bakanın görevden azledilmesine kadar gidebilen, yasamanın yürütme üzerindeki en güçlü denetim araçlarından biridir.

Hukuki süreçlere bakıldığında, azil süreci (interpellation) başladığında ilgili bakanın meclise gelerek iddialara yanıt vermesi ve milletvekillerini ikna etmesi gerekiyor. Eğer Bakan Sarraf, meclisteki muhafazakar kanadın endişelerini gideremezse, İran Meclisi‘nde yapılacak bir güven oylaması sonucunda koltuğunu kaybedebilir. Bu durum, Pezeşkiyan hükümetinin akademik ve sosyal özgürlükler ile güvenlik politikaları arasındaki hassas dengede vereceği ilk büyük sınav olarak değerlendiriliyor. Bölgedeki demografik yapı incelendiğinde, üniversite gençliğinin toplam nüfus içindeki yüksek oranı, bu tür krizlerin toplumsal barış için ne denli hayati olduğunu kanıtlıyor.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir