MENÜ
23 Haziran 2026 Salı
DOLAR 46,4912 ▲ %0,02
EURO 53,1760 ▲ %0,02
ALTIN 6.191,85 ▼ %1,12

İran’da Fişi Çekmenin Bedeli: Günlük Kayıp Dudak Uçuklatıyor

Dijital Karanlığın Ağır Bilançosu

Ekonomide bazı kararlar sadece o anı kurtarmak için alınır ancak faturası nesiller boyu ödenir. İran’ın içinde bulunduğu dijital izolasyon tam olarak bu durumun bir özeti. İran Ticaret Odası Bilgi Tabanlı Ekonomi Komisyonu Başkanı Afşin Kolahi tarafından paylaşılan son veriler, internet erişiminin kısıtlanmasının bir ülkeyi nasıl ekonomik bir darboğaza sürüklediğini gözler önüne seriyor. Kolahi’nin hesaplamalarına göre, ülkede internetin kesik olduğu her gün, doğrudan 30 ila 40 milyon dolar nakit kaybı yaşanıyor. Ancak asıl yıkıcı darbe, dolaylı kayıplarda saklı. Yan sektörler, lojistik, güven kaybı ve durma noktasına gelen ticaret ağları eklendiğinde günlük zarar 80 milyon doları daha üzerine koyarak toplamda 120 milyon dolara merdiven dayıyor.

Her Gün İki Enerji Santrali Çöpe Gidiyor

Rakamlar havada uçuşurken durumu somutlaştırmak gerekirse; İranlı yetkililerin de itiraf ettiği gibi, bu günlük kayıp tam iki büyük enerji santralinin inşa maliyetine eşdeğer. Yani İran, her 24 saatte bir, ülkenin enerji geleceğini aydınlatacak iki dev tesisi elleriyle yakıyor. İşin en acı tarafı ise bu zararın dış bir müdahaleden ziyade, stratejik bir tercih olarak ‘kendi kendine’ verilmiş olması. Bilgi ekonomisinin lokomotifi olan start-up’lar, yazılım ihracatı ve dijital pazaryerleri bugün İran’da adeta nefessiz bırakılmış durumda. Veriler gösteriyor ki, dijital dünyadan kopmak sadece sosyal medyadan uzak kalmak değil, modern dünyanın ticaret dilini tamamen unutmak anlamına geliyor.

46 Günlük Belirsizlik ve Çöküşün Eşiği

Takvimler 28 Şubat’ı gösterdiğinden bu yana, yani tam 46 gündür İran’da uluslararası internet erişimi neredeyse yok. Bu, modern bir ekonominin yaklaşık iki aydır dış dünyayla bağının tamamen kopması demek. 2025 yılının son günlerinde başlayan ve 2026’ya sarkan bu süreç, sadece geçici bir kesinti değil, yapısal bir çöküşün habercisi. İletişim Bakanı Seyyid Settar Haşimi’nin daha önce paylaştığı 34 milyon dolarlık ‘iyimser’ tahminler bile bugün gelinen noktada çok geride kaldı. Bir ekonominin en büyük sermayesi olan ‘öngörülebilirlik’ unsuru, bu kesintilerle birlikte tamamen ortadan kalktı. Yatırımcının kaçtığı, yerli üreticinin dünyaya mal satamadığı bu tabloda, kaybeden sadece teknoloji şirketleri değil, sokağa ekmek götürmeye çalışan sıradan vatandaş oluyor.

Sistematik Kayıp Neden Durdurulamıyor?

İran’da internetin sadece bir iletişim aracı değil, aynı zamanda bankacılıktan sağlığa, eğitimden gümrüğe kadar tüm sistemlerin omurgası olduğu gerçeği göz ardı ediliyor. 46 günlük bu karanlık dönemin toplam maliyeti 5 milyar doları aşmış durumda. Bu para, ambargolarla boğuşan bir ekonomi için lüks değil, hayati bir ihtiyaç. Ancak görünen o ki, stratejik güvenlik kaygıları ekonomik gerçeklerin önüne geçtiğinde, bilanço her geçen gün daha da ağırlaşıyor. İşte tam da bu yüzden kaybediyoruz; çünkü veriyle inatlaşmak, matematiksel gerçekleri yok saymak, serbest piyasanın en temel kuralı olan ‘akışkanlığı’ durdurmak asla başarı getirmiyor. İran örneği, dijital çağda bir ülkenin fişini çekmenin, aslında o ülkenin ekonomik can damarlarını kesmekle eşdeğer olduğunu tüm çıplaklığıyla kanıtlıyor.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir