Körfez Hattında Sıcak Temas: İHA’lar Düşürüldü, Radarlar Vuruldu
Küresel petrol ticaretinin kalbi konumundaki Hürmüz Boğazı, son yılların en büyük askeri hareketliliğine sahne oluyor. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), uluslararası deniz güvenliğini doğrudan tehdit ettiği gerekçesiyle İran’a ait dört kamikaze insansız hava aracını düşürdüğünü açıkladı. Bu hamlenin hemen ardından gerilimi daha da tırmandıran ABD ordusu, İran’ın Goruk bölgesi ve Keşm Adası’ndaki kıyı gözetleme radar tesislerini hava saldırılarıyla hedef aldı. Washington yönetimi, operasyonun olası yeni saldırıları engellemek amacıyla savunma odaklı gerçekleştirildiğini savunuyor.
İran’dan Jet Hızında Misilleme: ABD Üsleri Hedefte
Tahran cephesinden Amerikan saldırılarına yanıt gecikmedi. İran Devrim Muhafızları Ordusu, ABD’nin adımlarını açık bir işgal girişimi olarak tanımlayarak karşı saldırı başlattı. Kuveyt ve Bahreyn’de konuşlu Amerikan askeri üslerine yönelik gerçekleştirilen füze saldırıları, bölgedeki güvenlik alarmını en üst seviyeye çıkardı. Askeri uzmanlar, doğrudan devletten devlete yapılan bu saldırıların, Ortadoğu’daki vekil savaşları döneminin kapanıp doğrudan çatışma riskinin kapılarını araladığını belirtiyor.
Perde Arkasındaki 24 Milyar Dolarlık Pazarlık
Sıcak çatışmanın gölgesinde, Washington ve Tahran arasındaki kapalı kapı diplomasisi de hız kesmeden devam ediyor. Diplomatik kaynaklar, tarafların askeri gerilimi düşürmek için perde arkasında devasa bir finansal pazarlık yürüttüğünü sızdırdı. İran tarafının masaya koyduğu en büyük koz, ABD tarafından dondurulan 24 milyar dolarlık ulusal varlığın serbest bırakılması talebi. Küresel piyasalar ve enerji koridorları, bu devasa bütçenin serbest kalıp kalmayacağına ve askeri gerilimin petrol fiyatlarına yansımasına kilitlenmiş durumda.
Lübnan Cumhurbaşkanı İsyan Etti: Bizi Koz Olarak Kullanmayın
Savaşın diplomatik boyutunda ise Tahran ile Beyrut arasında beklenmedik bir kriz patlak verdi. İran’ın, ABD ile yürüttüğü müzakerelerde Lübnan’daki İsrail operasyonlarının durdurulmasını şart koşması, Lübnan yönetimini öfkelendirdi. Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Amerikan medyasına yaptığı açıklamada sert ifadeler kullanarak ülkesinin bir pazarlık unsuru haline getirilmesine tepki gösterdi. Avn, sorumluluğun tamamen Lübnan devletine ait olduğunu vurgulayarak dış müdahaleleri kabul etmeyeceklerini ilan etti. Benzer bir tepki de Başbakan Nevvaf Selam’dan geldi. Selam, İran’ın kendi çıkarları için bölge halkını bir müzakere kartı olarak kullanmaktan derhal vazgeçmesi gerektiğini belirtti.
Tahran’dan Beyrut’a Yanıt: Gerçek Düşmana Odaklanın
Lübnan’dan yükselen sert eleştirilere İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi sosyal medya üzerinden yanıt verdi. Arakçi, Lübnan’ın hiçbir zaman bir pazarlık kozu olmadığını, öyle olsaydı şimdiye kadar çoktan bir uzlaşıya varılacağını savundu. Lübnanlı liderleri gerçek düşmana karşı birlik olmaya çağıran Arakçi, diplomatik tartışmaların odağını saptırmamak gerektiğini belirtti. Körfez’deki askeri hareketlilik ile diplomatik gerilim hattı, önümüzdeki günlerde bölge haritasını yeniden şekillendirecek kritik gelişmelere gebe görünüyor.
Kaynak: Hürriyet






