Washington’ın diplomatik kulisleri, bugün son yılların en kritik zirvelerinden birine ev sahipliği yaptı. ABD Başkanı Donald Trump’ın öncülüğünde hayata geçirilen Gazze Barış Kurulu, 47 ülkeden temsilcinin katılımıyla ilk toplantısını gerçekleştirdi. Türkiye’yi bu tarihi masada Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan adına Dışişleri Bakanı Hakan Fidan temsil etti. Toplantı, sadece bir ateşkesin ilanı değil, yerle bir olan bir coğrafyanın yeniden doğuş senaryosu olarak kayıtlara geçti.
Bakan Fidan’ın konuşmasında öne çıkan en hayati nokta, ateşkesin henüz tam anlamıyla kökleşmemiş olmasıydı. Fidan, ‘Gazze’de ateşkes sağlanmıştır; ancak insani durum hala kırılgan ve ihlaller devam etmektedir’ sözleriyle, sahadaki sükunetin pamuk ipliğine bağlı olduğunun altını çizdi. Bu uyarı, bölgedeki aktörlerin teyakkuz halini koruması gerektiğini hatırlatan stratejik bir sağduyu çağrısı olarak yorumlandı.
Bölgesel İstikrarın Anahtarı: Türkiye’nin Askeri ve İdari Taahhüdü
Toplantının en dikkat çekici gelişmesi, Türkiye’nin Gazze’nin güvenliği ve yeniden inşası konusundaki proaktif duruşu oldu. Bakan Fidan, Türkiye’nin sadece insani yardım koridoru değil, aynı zamanda bir güvenlik garantörü olmaya hazır olduğunu ifade etti. Uluslararası İstikrar Gücü’ne asker gönderme kararlılığı, Türkiye’nin bölgedeki ‘oyun kurucu’ ve ‘barış koruyucu’ rolünü stratejik bir boyuta taşıyor. Bu taahhüt, Gazze’nin güvenliğinin sadece yerel değil, uluslararası bir denetim mekanizmasıyla korunacağının en güçlü kanıtıdır. Ayrıca sağlık ve eğitim altyapısının onarılması ile yerel polis gücünün eğitimi gibi teknik destekler, Türkiye’nin kurumsal devlet inşa süreçlerindeki deneyimini sahaya yansıtacağını gösteriyor.
Diplomatik Başarı: 19 Milyar Dolarlık Fon ve Üçlü Mekanizma
Zirve, sadece siyasi mesajlarla sınırlı kalmadı; Gazze’nin fiziksel inşası için 19 milyar doları aşan devasa bir bağış sözü toplandı. Bu meblağ, bölgedeki sosyo-ekonomik dönüşümün motoru olacak. Trump’ın Özel Temsilcisi Witkoff’un konuşmasında Türkiye, Katar ve Mısır’a yönelik özel parantez açması, Ankara’nın yürüttüğü mekik diplomasisinin Washington nezdindeki itibarını tescilledi. Witkoff’un, Bakan Fidan ve Cumhurbaşkanı Erdoğan için kullandığı takdir dolu ifadeler, Türkiye’nin arabuluculuk kapasitesinin kriz çözümü noktasında ne denli vazgeçilmez olduğunu bir kez daha kanıtladı.
Sonuç olarak, 2025 Eylül ayında başlayan ve BM Güvenlik Konseyi’nin 2803 sayılı kararıyla meşruiyet kazanan bu barış mimarisi, bugün Washington’da ete kemiğe büründü. Gazze’nin idaresini üstlenecek 15 kişilik teknokrat komitesi ile birlikte, bölgede artık ‘savaşın dili’ yerini ‘inşanın diline’ bırakmaya hazırlanıyor. Ancak tüm bu çabaların nihai başarısı, Bakan Fidan’ın da vurguladığı üzere, iki devletli çözüm zemininde yükselen kalıcı ve onurlu bir barışın tesis edilmesine bağlıdır.






