Enkazın Ortasında Bitmeyen Bir Gönül Sofrası
Savaşın o soğuk, ruhsuz ve karanlık yüzü her gün ekranlarımıza düşüyor; ancak bu sefer karşımıza çıkan görüntü, enkaz yığınlarının arasından sızan bir ışık gibi içimizi ısıttı. İran’da İsrail füze saldırıları sonrası evi adeta bir harabeye dönen yaşlı bir amcanın hikayesi, sosyal medyayı ayağa kaldırdı. Tepesine bombalar yağmış, tavanı çökmüş, duvarları çatlamış o evde, amca ne yapıyor dersiniz? İsyan etmek, kapıları kapatıp hayata küsmek yerine, orayı görüntülemeye gelen film ekibine elinde kalan son lokmayı ikram ediyor. Vallahi pes! İnsanlık dediğimiz şey tam da bu işte.
Siyasetçilerin Savaşı Garibanın Mutfağına Düştü
Yıllardır bitmek bilmeyen Orta Doğu gerginliği, jeopolitik hesaplar, füze menzilleri derken olan hep sokaktaki o masum adama oluyor. İran ve İsrail arasındaki o bitmek bilmeyen restleşmelerin faturası, bu yaşlı amcanın mutfağına kesilmiş. Videoda görüyorsunuz; buzdolabı bir köşede eğilmiş, televizyon toz içinde kalmış ama amcanın o meşhur misafirperverliği sarsılmamış. Biz burada ‘trafik tıkandı’ diye sinir krizleri geçirirken, adamın evi başına yıkılmış ama o hala ‘Aç mısınız, bir şeyler yer misiniz?’ diye ekibin peşinde koşuyor. Bu duruş, dünyayı yönetenlerin o süslü masalarındaki sahte nezaketlerine bin basar.
Sosyal Medya Bu Görüntülerle Çalkalanıyor
Bulgaristan’daki İran Büyükelçiliği bu görüntüleri paylaştığından beri binlerce yorum yağdı. İnsanlar şaşkın, insanlar duygusal… Bir kullanıcı diyor ki: ‘Afganistan’daki halkımı hatırladım, aynı iyilik, aynı sıcaklık.’ Bir diğeri ise ‘Siz bu adamın evini yıkabilirsiniz ama ruhunu asla’ diyerek noktayı koymuş. Gerçekten de öyle. O görüntülerde buzluktan çıkarılan o bir parça yiyecek, aslında dünyaya verilen en büyük ders. Füzeler çelikten olabilir ama bu amcanın kalbi o çeliği eritecek kadar sıcak.
Yıkılan Duvarlar Arasında Kalan İnsanlık Dersi
Şimdi sormak lazım: Gerçekten kim kazandı bu savaşı? O füzeyi ateşleyenler mi, yoksa evi yıkılmasına rağmen ekmeğini bölüşen bu koca yürekli adam mı? Sokaktaki insanın derdi sınırları çizmek değil, o sınırların içinde huzurla çayını içebilmek. Bu video bize gösteriyor ki; ne kadar bombalarsanız bombalayın, insanların içindeki o kadim ‘misafirperverlik’ ve ‘insan olma’ içgüdüsünü yok edemezsiniz. Bu amca, harabeye dönmüş dairesinde sadece ekmek değil, umut dağıtıyor. Umalım ki bu görüntüler, o parmağı tetikte olanlara bir nebze olsun vicdanı hatırlatır.






