Amerikan Kamuoyunun İran Mutabakatına Bakışı
ABD’de CBS News ve YouGov tarafından gerçekleştirilen kapsamlı araştırma, Washington ile Tahran arasındaki mutabakat süreci sonrası Amerikan seçmeninin nabzını tuttu. 24 Haziran 2026 tarihi itibarıyla paylaşılan veriler, halkın yüzde 78’inin çatışmaların sonlandırılmasını desteklediğini ancak anlaşmanın uzun vadeli etkilerine dair derin şüpheler taşıdığını ortaya koydu. Araştırma, Trump yönetiminin stratejisine yönelik toplumsal algıyı ve bölgesel güç dengelerindeki değişimi net bir şekilde yansıttı.
Ekonomik Kaygılar Stratejik Hedeflerin Önüne Geçti
Güvenlik ve Terör Uzmanı Coşkun Başbuğ, anket sonuçlarını değerlendirirken Amerikan halkının önceliğinin jeopolitik zaferlerden ziyade ekonomik istikrar olduğunu vurguladı. Başbuğ, petrol fiyatlarındaki dalgalanmanın ve artan yaşam maliyetlerinin seçmen davranışını doğrudan etkilediğini belirterek, halkın savaşın maliyetlerinden kaçınmak için barıştan yana tavır aldığını ifade etti. Uzman değerlendirmesine göre, Amerikan halkı jeopolitik başarı hikâyeleri yerine marketteki fiyatların ve enerji maliyetlerinin düşmesini bekliyor.
Nükleer Program ve Bölgesel Güç Dengesi
Anket verilerine göre katılımcıların yüzde 69’u, varılan mutabakata rağmen İran’ın nükleer programının tamamen durdurulamayacağı görüşünde birleşiyor. Donald Trump yönetiminin “İran zayıfladı” tezine karşın, halkın yüzde 60’ı İran’ın askerî ve siyasi gücünü koruduğuna veya daha da güçlendiğine inanıyor. Araştırma sonuçları, seçmenlerin yüzde 57’sinin savaşın çözdüğünden daha fazla sorun yarattığını düşündüğünü gösteriyor.
İsrail’e Yönelik Artan Toplumsal Tepkiler
Uzman Coşkun Başbuğ, analizinde ABD kamuoyunda İsrail politikalarına yönelik eleştirilerin de belirginleştiğine dikkat çekti. Başbuğ, savaş süresince İsrail’in uluslararası alanda yalnızlaştığını ve bu durumun ABD iç siyasetine de yansımaya başladığını belirtti. Anket sonuçları, Amerikalıların büyük bir kısmının bölgesel krizlerin çözümünde mevcut diplomatik adımları yeterli görmediğini ve gelecekte yeni çatışma risklerinden endişe duyduğunu belgeliyor.
Kaynak: Hürriyet






