MENÜ
22 Haziran 2026 Pazartesi
DOLAR 46,4682 ▲ %0,04
EURO 53,1417 ▼ %0,31
ALTIN 6.241,22 ▲ %0,58

Ateşkes Dediler… Gazze’de 72.302 Can Neden Sustu?

Gazze Şeridi’nde yankılanan sessizlik, kulağımıza çalınan ‘ateşkes’ naralarının sahte tınısından çok daha sağır edici. Zira rakamlar, söylenen her sözün, verilen her vaadin ne denli boş olduğunu acı bir tokat gibi yüzümüze çarpıyor. Ekim 2023’ten bu yana devam eden saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı, dudak uçuklatan bir hızla 72 bin 302’ye ulaşmış durumda. Bu, sadece bir istatistik değil; her biri bir hayat, bir hikaye, bir gelecek olan binlerce insanın yok oluşunun, küle dönüşen umutların soğuk bir muhasebesi.

‘Ateşkes’ Perdesi Arkasındaki Katliam

Kulağa hoş gelen ‘ateşkes’ kelimesi, ne yazık ki Gazze için yalnızca bir oyalama, bir perde olmaktan öteye geçemiyor. 10 Ekim 2025’te yürürlüğe girdiği iddia edilen ‘ateşkesin’ ardından geçen kısa sürede bile 723 insanın daha hayatını kaybetmesi, 1990 kişinin yaralanması, bu trajedinin ne denli derin olduğunu gözler önüne seriyor. Ateşkesin tanımı neydi? Silahların susması, can kaybının durması değil miydi? Ancak Gazze’de silahlar değil, vicdanlar susuyor anlaşılan. Son 24 saatte hastanelere getirilen 7 ölü ve 17 yaralı, her gün kanayan bu yaranın asla dinmediğinin acı bir kanıtı.

Sayılardan Öteye Geçen İnsanlık Dramı

72 bin 302 kişi… Bu sayı, her bir ailenin paramparça oluşu demek. Her bir çocuğun yetim kalışı, her bir annenin yüreğine düşen tarifsiz ateş demek. Yıkılan evler, harabeye dönen okullar, hastanelerin üzerine düşen bombalar… Bu, sadece fiziksel bir yıkım değil, aynı zamanda gelecek nesillerin umutlarının, hayallerinin de sistematik bir şekilde yok edilişi. Yaşayanlar için de durum farklı değil; 172 bin 90’a ulaşan yaralı sayısı, kalıcı sakatlıklar, psikolojik travmalar ve bir ömür boyu sürecek acılar anlamına geliyor. Gazze halkı, sadece bombaların değil, aynı zamanda dünyanın vurdumduymazlığının ve sözde diplomatik çözümlerin ağır bedelini ödüyor.

Enkazın Altındaki Binlerce Sessiz Tanıklık

Belki de en acı tablo, enkaz altında hala binlerce cenazenin bulunuyor olması. Bu sadece bir sayı değil, aynı zamanda insani bir dramın en dehşet verici yüzü. Bu insanlar, bırakın adil bir yaşamı, onurlu bir vedayı bile hak edemediler. Yıkıntıların altında, toprağa bile verilmeden bekleyen her bir cansız beden, bu çağın utanç tablosunun sessiz bir tanığı. Onların kimlikleri, hikayeleri, aileleriyle olan bağları, moloz yığınlarının altında kaybolup giderken, dünya yine bildik ‘kınama’ ve ‘endişe’ rutinlerini tekrarlıyor. Oysa Gazze, sözlerin değil, gerçek eylemlerin beklediği bir vicdan muhasebesi noktasıdır. Bu trajediye sessiz kalan her nefes, o enkazın bir parçası olmaya devam edecektir.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir