MENÜ
19 Haziran 2026 Cuma
DOLAR 46,4504 ▼ %0,04
EURO 53,3326 ▲ %0,08
ALTIN 6.284,61 ▼ %0,04

Ankara’dan Batı Şeria’ya Net Mesaj: Yerleşimci Şiddeti Kabul Edilemez

Dışişleri’nden Kritik Uyarı: Batı Şeria’da Tehlike Çanları

Dışişleri Bakanlığı, Orta Doğu’da kanayan bir yara olmaya devam eden Filistin topraklarındaki son gelişmelere kayıtsız kalmadı. Ankara’dan yükselen ses, Batı Şeria’da tırmanan gerilime ve Filistinlilere yönelik artan baskılara dair ciddi bir uyarı niteliğindeydi. Bakanlık, bölgede son dönemde adeta bir veba gibi yayılan yerleşimci terörünü ve uluslararası hukuka aykırı yerleşim faaliyetlerini sert bir dille kınadığını açıkladı. Bu açıklama, İsrail güvenlik güçlerinin Filistinlilere uyguladığı baskının da kabul edilemez olduğunu vurguluyordu.

Batı Şeria: İşgalin ve Direnişin Gölgesinde Bir Coğrafya

Batı Şeria, 1967’den beri İsrail işgali altında bulunan, kadim tarihi ve stratejik konumuyla Ortadoğu’nun en hassas noktalarından biridir. Uluslararası hukuka göre işgal altındaki Filistin toprağı sayılmasına rağmen, İsrail’in burada inşa ettiği yasa dışı yerleşim birimleri, bölgenin demografik yapısını değiştirmekte ve Filistinlilerin toprak bütünlüğünü adeta lime lime etmektedir. Oslo Anlaşmaları ile kısmi özerklik tanınmış olsa da, fiili durum, Batı Şeria’yı İsrail’in sürekli genişleyen yerleşim halkaları arasına sıkışmış bir açık hava hapishanesine dönüştürmüştür. Her geçen gün yeni bir ev, yeni bir yol, yeni bir karakol ile Filistinlilerin hayat alanı daraltılmakta, umutları törpülenmektedir.

“Yerleşimci Terörü” Kavramı: Sıradan Bir Suçtan Fazlası

Dışişleri Bakanlığı’nın açıklamasında dikkat çekilen “yerleşimci terörü” ifadesi, sıradan bir asayiş sorununun çok ötesindedir. Bu terör, silahlı yerleşimcilerin Filistinlilere ait arazilere el koyması, zeytin ağaçlarını kesmesi, evlerini yakması, hayvanlarına saldırması ve hatta canlarına kastetmesi gibi eylemleri kapsamaktadır. Bu saldırılar genellikle İsrail güvenlik güçlerinin göz yummasıyla ya da doğrudan desteğiyle gerçekleşmekte, failler çoğunlukla cezasız kalmaktadır. Bu durum, Filistin halkı üzerinde sürekli bir korku ve çaresizlik atmosferi yaratırken, uluslararası toplumun vicdanını da derinden yaralamaktadır. Yerleşimci şiddeti, sadece bireysel suçlar olmanın ötesinde, işgalin bir uzantısı, toprak gasbının ve etnik temizliğin bir aracı olarak işlev görmektedir.

Uluslararası Hukukun Göz Ardı Edilen Çığlığı

Uluslararası hukuk, İsrail’in işgal altındaki topraklarda yerleşim birimi inşa etmesini kesinlikle yasaklamıştır. Cenevre Sözleşmeleri’ne göre, işgalci gücün kendi vatandaşlarını işgal ettiği topraklara yerleştirmesi savaş suçu teşkil eder. Ne var ki, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin sayısız kararına, Uluslararası Adalet Divanı’nın görüşlerine rağmen, İsrail bu ihlalleri pervasızca sürdürmekte, adeta uluslararası hukuku hiçe saymaktadır. Türkiye’nin bu konudaki tutumu ise başından beri nettir: Filistin Devleti’nin 1967 sınırları içinde, başkenti Doğu Kudüs olan, egemen ve bağımsız bir devlet olarak kurulması, bölgede kalıcı barışın tek anahtarıdır. Bu tür açıklamalar, sadece diplomatik bir kınama değil, aynı zamanda uluslararası topluma bir çağrı, vicdanlara bir dokunuştur.

Bölgesel İstikrara Yönelik Ciddi Bir Tehdit

Batı Şeria’da tırmanan bu gerilim, sadece Filistinlilerin günlük yaşamını tehdit etmekle kalmayıp, tüm bölgenin istikrarını da derinden sarsmaktadır. Adalet duygusunun zedelenmesi, umutsuzluğun artması, radikalizmin ekmeğine yağ sürmektedir. Ankara’nın bu çıkışı, bölgede barış ve huzurun tesis edilmesi için uluslararası toplumun daha etkin adımlar atması gerektiğinin altını çizmektedir. Zira meselenin sadece diplomatik masalarda değil, sahadaki gerçeklikle yüzleşilerek çözülmesi elzemdir. Aksi takdirde, Ortadoğu’nun barut fıçısı niteliği, yeni çatışmalarla bir kez daha alevlenebilir. Bu nedenle, yerleşimci şiddetinin ve yasa dışı yerleşimlerin durdurulması, sadece Filistinliler için değil, tüm insanlık için hayati bir öneme sahiptir.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir