MENÜ
18 Temmuz 2026 Cumartesi
DOLAR 47,1901 ▲ %0,13
EURO 54,0262 ▼ %0,07
ALTIN 6.093,03 ▲ %1,19

Anastasiya Minkova Japonya’da Velayet Savaşı Veriyor

haber 1784371333

Japonya’da Çocuk Edinme ve Velayet Krizi

Rusya ve ABD vatandaşı olan Anastasiya Minkova, Rusya’daki ailesini ziyaret ettikten sonra Japonya’nın Tokyo kentindeki evine döndüğünde, eşinin iki yaşındaki oğullarını da yanına alarak evi terk ettiğini fark etti. Son altı ayda oğlunu sadece bir kez, o da çocuk bakım merkezinde yetkililerin gözetiminde otuz dakika görebilen Minkova’nın yaşadığı bu durum, Japonya’da uzun yıllardır tartışılan velayet krizini yeniden gündeme taşıdı.

Ülkede boşanma aşamasındaki ebeveynlerin yaşadığı bu sorun, hukuki bir boşluktan kaynaklanıyor. Boşanma öncesinde çocuğu yanına alarak evden ayrılan taraf, mahkeme sürecinde fiilî bakım veren olarak kabul ediliyor ve diğer ebeveynin çocukla bağı neredeyse tamamen kopuyor.

Sistem Çocuğu İlk Alan Tarafa Avantaj Sağlıyor

Japonya’da 1 Nisan 2026 tarihine kadar boşanmanın ardından yalnızca tek bir ebeveyn yasal velayet hakkına sahip olabiliyordu. Aile mahkemeleri, karar aşamasında çocuğun mevcut düzeninin bozulmaması ilkesini gözeterek, fiilen çocukla birlikte yaşayan ve onun bakımını üstlenen ebeveyni tercih ediyordu. Bu durum, bazı aile hukuku avukatlarının müvekkillerine boşanma süreci başlamadan önce çocukla birlikte evden ayrılmalarını tavsiye etmesine yol açıyordu.

Minkova’nın eşi de çocukla birlikte evden ayrıldıktan sonra annenin oğlunu haftada yalnızca bir saat görmesine izin verdi. Görüşmelerin zamanını ve yerini tamamen baba belirledi. Süpermarkette çocuk üzerine yaşanan bir tartışmaya polisin müdahale etmesinin ardından, çocuk bir süre devlet korumasında kaldıktan sonra yeniden babasına teslim edildi. Minkova henüz boşanma davası açmadığı için kâğıt üzerinde eşit haklara sahip olmasına rağmen oğluna ulaşamıyor.

Yasa Değişti Ancak Beklentiler Karşılanmadı

Uluslararası alandan gelen yoğun eleştirilerin ardından Japonya, Medeni Kanun’da değişikliğe giderek 1 Nisan 2026’da ortak velayet sistemini yürürlüğe koydu. Yeni düzenleme, boşanan çiftlere ortak velayet hakkı tanınmasını veya tarafların anlaşamaması durumunda aile mahkemesinin ortak velayete karar vermesini öngörüyor. Ancak hukukçular, “kyodo shinken” adı verilen bu yeni sistemin her iki ebeveyne eşit zamanlı bakım hakkı sağlamadığı konusunda uyarıyor.

Yeni yasada ortak velayet kararı verilse bile çocuk ağırlıklı olarak tek bir ebeveynle yaşamaya devam edecek. Diğer tarafın çocukla görüşme sıklığı ise tamamen mahkeme kararlarının nasıl uygulanacağına bağlı kalacak. İngiltere hükümetinin yayımladığı güncel bilgi notunda da Japonya’daki yeni yasanın ortak fiziksel ikamet hakkı doğurmadığına dikkat çekildi.

Benzer Kadere Sahip Diğer Mağdurlar

Tokyo’da yasal gerekçelerle Emily Sato takma adını kullanan ABD vatandaşı bir anne de benzer bir süreç yaşadı. Boşanma sürecinin başında eve geldiğinde eşinin kızını alarak gittiğini ve kendisini okulun veli listesinden çıkardığını fark eden Sato, mahkemenin mevcut düzeni koruma gerekçesiyle kızını babada bırakması nedeniyle aylardır evladına hasret yaşıyor.

Bir diğer çarpıcı örnek ise ABD’nin Seattle kentinde yaşayan Jeffery Morehouse oldu. Morehouse, 2010 yılında eski eşi tarafından Japonya’ya kaçırılan oğlunu Babalar Günü’nden bu yana göremiyor. ABD mahkemelerinden aldığı velayet kararlarının Japonya’da tanınmasına rağmen oğluna kavuşamayan Morehouse, Japonya’nın 2014 yılında Lahey Çocuk Kaçırma Sözleşmesi’ne taraf olmasına rağmen iç hukuktaki uygulamaların yetersiz kaldığını vurguluyor.

Aile İçi Şiddet Savunucularının Endişeleri

Öte yandan ortak velayet düzenlemesine karşı çıkan sivil toplum kuruluşları ve aile içi şiddet mağdurları, yeni sistemin şiddet failleriyle mağdur kadınları sürekli iletişim kurmaya zorlayabileceğini belirtiyor. Yasa, şiddet veya istismar durumunda ortak velayet verilmemesini öngörse de, mahkemelerin psikolojik şiddet ve belgelenmemiş istismar iddialarını değerlendirme biçimi ciddi soru işaretleri barındırıyor. Mağdur ebeveynler ise sorunun sadece ortak karar alma hakkıyla çözülemeyeceğini, mahkeme kararlarının uygulanmasını sağlayacak sert yaptırımların getirilmesi gerektiğini savunuyor.

Kaynak: Hürriyet

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bölge Gündemi

Mobil uygulamamızı indirin, yerel haberleri kaçırmayın!

Gizliliğe genel bakış

Bölge Gündemi olarak, ziyaretçilerimizin kullanıcı deneyimini iyileştirmek ve sitemizin performansını ölçmek amacıyla çerezler (cookies) kullanıyoruz. Bu panel üzerinden, sitemizde kullanılan çerezlerin kapsamını görebilir ve tercihlerinizi kişiselleştirebilirsiniz.

Kesinlikle gerekli olan çerezler, web sitemizin temel fonksiyonlarını yerine getirebilmesi için her zaman aktif durumdadır. Diğer çerez gruplarını ise aşağıda yer alan sekmelerden yönetebilirsiniz.