Karayipler’in simge adası Küba, tarihinin en karanlık ve çok boyutlu krizlerinden biriyle karşı karşıya. On yıllardır süregelen siyasi gerilimler ve ambargoların üzerine binen yakıt krizi, ülkenin ekonomik can damarlarını adeta birer birer kesiyor. Havana sokaklarından yükselen koku ve sessizlik, sadece bir enerji kıtlığının değil, bir toplumsal yapının sarsılışının habercisi niteliğinde. Küba ekonomisinin temel direkleri olan sağlık diplomasisi, turizm ve tarım, Washington’ın sıkılaştırdığı ekonomik abluka ve lojistik imkansızlıklar nedeniyle çöküşün eşiğine gelmiş durumda.
Turizmden Tarıma: Kesilen Döviz Damarları ve Enerji Çıkmazı
Küba’nın en büyük döviz kaynağı olan ve ‘beyaz önlüklü diplomasi’ olarak adlandırılan yurt dışı sağlık hizmetleri, 2024’te yaklaşık 7 milyar dolar gelir sağlamasına rağmen ciddi bir tehdit altında. Washington yönetiminin bu programı ‘zorla çalıştırma’ olarak yaftalaması, Guatemala ve Guyana gibi ülkelerin Havana ile olan köklü anlaşmalarını askıya almasına veya ödeme yöntemlerini değiştirmesine neden oldu. Bu durum, adaya giren nakit akışını felç ederken, ülkenin bir diğer hayati organı olan turizm de jet yakıtı kriziyle sarsılıyor. Kanadalı ve Rus havayolu şirketlerinin uçuşlarını askıya alması, son altı yılda gelirinin yüzde 70’ini kaybeden sektör için telafisi imkansız bir yara açtı. Küba’nın dünyaca ünlü tütün tarlalarında ise sessizlik hakim; yakıt yokluğu nedeniyle sulama ve hasat yapılamazken, milyonlarca dolar getiri beklenen geleneksel Puro Festivali’nin iptal edilmesi, ekonomik daralmanın sembolik ama ağır bir darbesi oldu.
Sokaktaki Kaos: Hijyen Krizi ve Toplumsal Gelecek Kaygısı
Ekonomik verilerin ötesinde, krizin insani boyutu Havana’nın her köşe başında kendisini gösteriyor. Yakıt yetersizliği nedeniyle çöp kamyonlarının yarısından fazlasının hizmet verememesi, kenti devasa bir atık yığınına dönüştürdü. Mevcut 106 kamyondan sadece 44’ünün çalışabiliyor olması, sadece estetik bir sorun değil, aynı zamanda ciddi bir halk sağlığı riskini de beraberinde getiriyor. Uzmanlar, bu durumun salgın hastalıkları tetikleyebileceği konusunda ciddi uyarılarda bulunuyor. Yurt dışındaki akrabalardan gelen döviz kanallarının da tıkanmasıyla, Küba halkı Miami’den gelen kuryelerin getirdiği ilaç ve temel gıda malzemelerine muhtaç bırakıldı. Jeopolitik baskıların ve içsel verimsizliğin bu denli keskin bir noktada birleşmesi, adanın sadece ekonomik değil, toplumsal refah düzeyini de geri dönülemez bir noktaya sürükleyebilir.






