Almanya’da Ayrımcılık Vakalarında Tarihi Artış
Almanya Federal Ayrımcılıkla Mücadele Dairesi ile Almanya Ayrımcılıkla Mücadele Birliği (ADVD) tarafından Berlin’de ortaklaşa düzenlenen basın toplantısında, ülkedeki ayrımcılık boyutlarını gözler önüne seren 2025 yılı raporu kamuoyuyla paylaşıldı. Resmi veriler, ülkede ayrımcılığa maruz kaldığını belirterek resmi kurumlara başvuran kişilerin sayısında tarihi bir zirveye ulaşıldığını kanıtladı. 2025 yılında dairesine ulaşan şikayet sayısı 13 bin 67’ye ulaşarak son yılların en yüksek seviyesine çıktı.
Geçmiş yılların verileriyle karşılaştırıldığında tablonun ciddiyeti daha net anlaşılıyor. Federal Ayrımcılıkla Mücadele Dairesi verilerine göre, 2021 yılında 7 bin 750 olan şikayet sayısı, her yıl düzenli bir artış göstererek 2022’de 8 bin 827’ye, 2023’te 10 bin 772’ye ve 2024’te 11 bin 405’e yükseldi. Uzmanlar, şikayet sayılarının sadece dört yıl içinde neredeyse iki katına çıkmasını, toplumsal kutuplaşmanın ve ırkçı söylemlerin günlük hayatta daha açık şekilde ifade edilmesinin bir yansıması olarak değerlendiriyor.
En Büyük Ayrımcılık Irkçılık ve Etnik Köken Kaynaklı
Raporda yer alan detaylara göre, yapılan başvuruların odağında ilk sırayı 4 bin 571 başvuru ile “ırkçılık ve etnik köken” tabanlı ayrımcılık şikayetleri aldı. Bu kategorideki başvuruların 2021 yılına kıyasla iki kattan fazla artış göstermesi dikkat çekici bir veri olarak kayda geçti. İkinci sırada ise 3 bin 15 şikayetle engellilik durumu ve kronik rahatsızlığı olan bireylerin karşılaştığı engeller yer aldı. Bu kategorileri sırasıyla 2 bin 407 başvuru ile cinsiyet, 1261 başvuru ile yaş ve 733 başvuru ile din veya dünya görüşü nedeniyle uğranılan haksızlıklar takip etti.
Olayların yaşandığı alanlar incelendiğinde ise iş hayatının ilk sırada olduğu görülüyor. Şikayetlerin 3 bin 670’i iş piyasasında yaşanırken, 1927 başvuru hizmet sektöründe ve ürünlere erişimde karşılaşılan engelleri kapsıyor. Resmi dairelerde yaşanan hak ihlalleri 1466 şikayetle üçüncü sırada yer alırken, bunu kamusal alanlar, eğitim kurumları, emniyet teşkilatı, yargı organları, konut edinme süreçleri ve sağlık sektörü izliyor.
“Bu Sadece Buzdağının Görünen Kısmı”
Federal Ayrımcılıkla Mücadele Dairesi Başkanı Ferda Ataman, başkentteki toplantıda yaptığı değerlendirmede, açıklanan verilerin gerçek durumun tamamını yansıtmadığını belirtti. Ataman, resmi başvuru kanallarına ulaşan bu sayıların sadece “buzdağının görünen kısmı” olduğunu, hak ihlaline uğrayan pek çok kişinin yasal haklarını arama konusunda çekince yaşadığını ya da destek mekanizmalarına erişemediğini ifade etti.
Özellikle devlet dairelerinde yaşanan ayrımcılık vakalarına değinen Ataman, mevcut Eşit Muamele Yasası’nın vatandaşları kamu kurumlarındaki haksızlıklara karşı koruma noktasında yetersiz kaldığına işaret etti. Devletin yasal çerçevede kendisini ayrımcılık hukuku kapsamının dışında tutmasını sert bir dille eleştiren Ataman, mevcut yasaların acilen güncellenmesi çağrısında bulundu. Hükümetin danışmanlık merkezlerine bütçe sağlama konusunda yetersiz kaldığını ve gerekli siyasi adımları atmaktan kaçındığını savundu.
Danışmanlık Merkezleri Kapasite Sınırına Geldi
Almanya Ayrımcılıkla Mücadele Birliği (ADVD) Genel Müdürü Eva Andrades ise başvuru sayılarındaki yoğunluk nedeniyle danışmanlık merkezlerinin hizmet verme kapasitelerinin sınırına ulaştığını açıkladı. Andrades, ülkede ayrımcılığın artık istisnai bir durum olmaktan çıkıp yaygın bir toplumsal sorun haline geldiğini vurguladı.
Siyasi otoritelerin bu tablo karşısında daha somut ve kalıcı önlemler alması gerektiğini belirten Andrades, mağdur vatandaşların ve onlara destek sağlayan sivil toplum kuruluşlarının bütçe ve yasal yetki yetersizlikleri nedeniyle yalnız bırakıldığını aktardı. Bu durumun, ülkede adalete olan güveni sarsabileceği uyarısında bulunuldu.
Kaynak: Hürriyet






