Diplomasi trafiğinde kritik eşik: Gözler İslamabad’da
Orta Doğu’da aylardır devam eden ve küresel dengeleri sarsan gerilimin ardından, diplomatik kanallardan dünyayı heyecanlandıran bir haber geldi. ABD ile İran arasındaki gerginliğin tırmanışından bu yana tarafların ilk kez doğrudan temas kuracağı iddia edildi. Alınan bilgilere göre, iki ülke heyetleri 10 Nisan Cuma günü Pakistan’ın başkenti İslamabad’da bir araya gelmeye hazırlanıyor. Bölgesel savaşın sona erdirilmesi ve ateşkes sürecinin kalıcı hale getirilmesi için bu görüşmenin tarihi bir dönüm noktası olması bekleniyor.
Amerikan haber platformu Axios’un üst düzey kaynaklara dayandırdığı verilere göre, bu kritik buluşmanın mimarları arasında ABD Başkanı Donald Trump’ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve eski başdanışman Jared Kushner yer alıyor. Witkoff’un özellikle son iki haftalık geçici ateşkes sürecini yönetmede kilit bir rol üstlendiği kaydedildi. Diplomatik kaynaklar, Washington’un bu zirveye verdiği önemi vurgulayarak, ABD heyetine bizzat Başkan Yardımcısı JD Vance’in liderlik edebileceğini öne sürüyor.
Hürmüz Boğazı şartı ve ateşkes süreci
Beyaz Saray cephesinden gelen ilk tepkiler ise temkinli bir iyimserlik barındırıyor. Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, taraflar arasında temasların sürdüğünü doğrularken, Trump veya resmi makamlar tarafından nihai bir duyuru yapılmadan hiçbir planın kesinleşmiş sayılmayacağını belirtti. Ancak sahadaki hareketlilik, tarafların bir uzlaşı zemini aradığına işaret ediyor. Özellikle ABD Başkanı Trump’ın, Hürmüz Boğazı’nın ticari gemilere ve enerji sevkiyatına tamamen açılması şartıyla iki haftalık karşılıklı ateşkesi kabul etmesi, görüşmelerin en önemli gündem maddesini oluşturuyor.
İran tarafı ise bu süreci, ABD ve İsrail ile olan savaşı sonlandırmak için bir fırsat olarak görüyor. Tahran yönetimi, 15 günlük ateşkes süresi dolmadan kalıcı bir barış anlaşmasının temellerini atmayı hedeflediklerini bildirdi. Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif’in de ev sahipliği yapacağı bu dev zirve için tarafları resmi olarak davet etmesi, İslamabad’ı küresel barışın merkezi haline getirdi. Piyasalarda ve bölge halkında büyük bir merakla beklenen bu görüşmenin, enerji fiyatlarından bölgedeki güvenlik mimarisine kadar pek çok alanda doğrudan etkileri olması öngörülüyor.






