MENÜ
05 Haziran 2026 Cuma
DOLAR 46,0895 ▲ %0,12
EURO 53,5963 ▼ %0,02
ALTIN 6.574,39 ▼ %0,74

ABD ve İran Nükleer İçin Cenevre’de Buluşuyor

Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasındaki gerilimi düşürmesi beklenen nükleer müzakerelerin ikinci turu için rota İsviçre’ye çevrildi. Edinilen bilgilere göre, iki ülke heyetlerinin 17 Şubat Salı günü Cenevre’de bir araya gelmesi planlanıyor. Washington ve Tahran hattında diplomatik trafiğin hızlandığı bu süreç, bölgedeki askeri hareketliliğin gölgesinde büyük bir stratejik önem taşıyor.

Diplomasinin Yeni Durağı: Cenevre’deki Kritik Başlıklar

Geçtiğimiz 6 Şubat tarihinde Umman’ın başkenti Maskat’ta gerçekleştirilen dolaylı görüşmelerin ardından taraflar, müzakere masasını Avrupa’ya taşıma kararı aldı. Cenevre’deki görüşmelerde ABD heyetine Başkan Donald Trump’ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve damadı Jared Kushner’ın liderlik etmesi bekleniyor. Kushner’ın heyette yer alması, Beyaz Saray’ın bu süreci doğrudan ve en üst düzeyde takip ettiğinin bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. İran tarafında ise masaya Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’nin oturması öngörülüyor.

Görüşmelerin ana gündem maddesini, İran’ın nükleer programına getirilecek kısıtlamalar karşılığında ekonomik yaptırımların hafifletilmesi oluşturuyor. Ancak 2025 yılının Haziran ayında yaşanan askeri gerilimlerin ardından sarsılan güven ortamı, müzakere sürecini oldukça hassas bir zemine oturtuyor. Umman Dışişleri Bakanı Bedr bin Hamed el-Busaidi’nin de arabuluculuk rolünü sürdürerek Cenevre’deki oturumlara katılması, iki başkent arasındaki mesaj trafiğinin sağlıklı işlemesi açısından hayati bir fonksiyon üstleniyor.

Trump Yönetiminin Tehditkar Diplomasisi ve Bölgesel Dengeler

Donald Trump’ın müzakerelerle ilgili yaptığı son açıklamalar, Washington’un “havuç-sopa” politikasını açıkça ortaya koyuyor. Bir anlaşma arayışında olduklarını belirten Trump, aksi takdirde “ikinci aşamaya” geçileceği uyarısında bulunmuştu. Bu aşamanın İran için “çok zor” olacağını vurgulayan Trump, Tahran yönetimi üzerindeki baskıyı artırarak pazarlık payını yükseltmeyi hedefliyor. Bu söylem, bölgedeki askeri yığınağın devam ettiği bir konjonktürde İran’ın nasıl bir esneklik göstereceği sorusunu beraberinde getiriyor.

İran cephesinden gelen sinyaller ise temkinli bir iyimserlik barındırıyor. Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani’nin, Umman aracılığıyla iletilen Amerikan mesajlarını doğrulaması, diplomatik kanalların hala işler durumda olduğunu teyit ediyor. Uzmanlar, Cenevre’deki buluşmanın sadece nükleer bir uzlaşı değil, aynı zamanda Orta Doğu’daki İsrail-İran gerilimi ve genel güvenlik mimarisi için de belirleyici olacağını kaydediyor. Eğer bu turdan somut bir ilerleme çıkmazsa, bölgenin daha sert bir askeri ve ekonomik baskı dönemine girmesi kaçınılmaz görünüyor.

Sonuç odaklı bu yeni diplomatik hamle, küresel enerji piyasalarından jeopolitik ittifaklara kadar geniş bir alanı etkileme potansiyeline sahip. Washington’un bölgedeki askeri varlığını korurken müzakere masasını açık tutması, yeni dönem dış politikasının en kritik sınavlarından biri olarak uluslararası kamuoyu tarafından yakından takip ediliyor.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir