MENÜ
07 Haziran 2026 Pazar
DOLAR 46,1116 ▲ %0,02
EURO 53,1487 ▼ %0,94
ALTIN 6.409,16 ▼ %3,23

ABD Elçisi Huckabee’den Skandal Çıkış: Ortadoğu’nun Tamamını Alsınlar

Diplomasi arenalarında eşine az rastlanır, tansiyonu zirveye çıkaran bir gelişme yaşanıyor! ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee, katıldığı bir programda kullandığı ifadelerle adeta siyaset dünyasının kimyasını bozdu. Gazeteci Tucker Carlson’ın podcast yayınına konuk olan Huckabee, Ortadoğu coğrafyasının geleceğine dair öyle cümleler kurdu ki, bu sözlerin yankıları sadece Washington ve Tel Aviv’de değil, tüm bölge başkentlerinde deprem etkisi yarattı. İncil üzerinden yapılan toprak yorumları, modern diplomasi dilinin sınırlarını zorlayarak büyük bir skandala kapı araladı.

Vaat Edilmiş Topraklar ve Tehlikeli Sınırlar

İki saat süren dev yayında nabızlar bir an olsun düşmedi. Tucker Carlson’ın, Tevrat ve İncil metinlerine dayanarak sorduğu ‘Mısır Nehri’nden Fırat’a kadar’ uzanan toprakların durumu sorusu üzerine Huckabee, savunma hattını tamamen dini referanslar üzerine kurdu. Carlson’ın bu geniş alanın günümüzde tüm Ortadoğu’yu kapsadığını hatırlatması ve ‘Hangi topraktan söz ediyorsunuz?’ sorusuna Huckabee, ‘Hepsini alsalar sorun olmazdı’ yanıtını vererek adeta fitili ateşledi. Bu sözler, uzmanlar tarafından İsrail’in mevcut sınırlarının ötesinde Lübnan, Suriye, Irak, Ürdün ve hatta Türkiye’nin bir kısmını da içine alan bir genişleme hayalinin diplomatik onayı olarak yorumlandı.

Siyasi analizcilere göre bu tür bir retorik, sadece bir inanç meselesi değil, aynı zamanda bölgesel güvenliği kökünden sarsabilecek bir jeopolitik risk taşıyor. Özellikle Türkiye gibi bölgesel güçlerin hassasiyet gösterdiği ‘toprak bütünlüğü’ ilkesine aykırı düşen bu ifadelerin, ABD dış politikasında nasıl bir karşılık bulacağı merak konusu. Uzmanlar, bir büyükelçinin bu kadar net bir şekilde yayılmacı bir fikre yeşil ışık yakmasının, bölgedeki barış umutlarına ağır bir darbe vurduğu konusunda hemfikir.

Beyaz Saray Koridorlarında Huckabee Çatlağı

Huckabee’nin bu ‘hücum’ ağırlıklı siyaseti, kendi takımında, yani Trump yönetiminde bile çatlaklara neden olmuş durumda. Haberin derinliklerine indiğimizde, Beyaz Saray ve Dışişleri Bakanlığı çevrelerinin bu aşırı İsrail yanlısı tutumdan ciddi şekilde rahatsız olduğu bilgisine ulaşıyoruz. İsmi açıklanmayan üst düzey yetkililer, büyükelçinin sadece söylemleriyle değil, eylemleriyle de diplomatik protokolleri deldiğini iddia ediyor. Özellikle İsrail adına casusluk yapmaktan hüküm giyen Jonathan Pollard ile büyükelçilik rezidansında bir araya gelmesi, ‘diplomatik bir hata’ olarak değil, doğrudan bir ‘meydan okuma’ olarak kayıtlara geçti.

Büyükelçi Huckabee’nin Batı Şeria’nın ilhakına açık kapı bırakan açıklamaları da bu krizin tuzu biberi oldu. Spor dünyasında skorer oyuncuların bazen takım stratejisinin dışına çıkması gibi, Huckabee de ABD’nin geleneksel Ortadoğu politikasını tek başına değiştirmeye çalışıyor gibi görünüyor. Ancak diplomasi sahasında yapılan bu tür kontrolsüz hamlelerin faturası, sadece bireylere değil, tüm dünya barışına kesiliyor. Önümüzdeki günlerde Washington’ın bu sert çıkışa karşı bir ‘sarı kart’ gösterip göstermeyeceği ise tüm dünyanın bir numaralı gündem maddesi olmaya devam edecek.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir