Gökyüzünde Akılalmaz Güvenlik Skandalı
Dünya sivil havacılık tarihi, eşine benzerine az rastlanır bir denetim zafiyeti ve sahtekarlık olayıyla sarsılıyor. Kanada’nın en büyük havayolu şirketlerinden biri olan Air Canada bünyesinde yaklaşık 17 yıl boyunca yolcu taşıyan bir pilotun, aslında bu uçuşları gerçekleştirmek için gerekli olan en üst düzey lisansa sahip olmadığı ortaya çıktı. Milyonlarca yolcunun canını emanet ettiği uçağın kokpitindeki bu devasa açık, havayolu güvenliği konusunda küresel çapta büyük bir tartışmanın fitilini ateşledi.
17 Yıl Boyunca Sahte Belgelerle Görev Yaptı
Kanada’nın Ontario eyaletinde görev yapan Peel Bölge Polisi tarafından yürütülen derinlemesine soruşturma, havacılık sektöründeki denetim boşluklarını gözler önüne serdi. Resmi kayıtlara göre, Geoffrey Wall isimli pilotun Ticari Pilot Lisansı (CPL-A) bulunuyordu ancak havayolu nakliye uçağı uçurabilmek için zorunlu olan Havayolu Nakliye Pilotu Lisansı (ATPL-A) mevcut değildi. Bu kritik eksikliğe rağmen Wall, 2009 yılından emekli olduğu 2025 yılına kadar yüzlerce kez kokpite geçerek yolcu taşımayı başardı.
900’den Fazla Sefer ve Milyonlarca Dolarlık Gelir
Yapılan incelemelerde, söz konusu şahsın 27 yıllık toplam kariyerinin 17 yılında, 900’den fazla iç ve dış hat uçuşunu yetkisiz şekilde yönettiği belirlendi. Bu süre zarfında havayolu şirketinden haksız yere yaklaşık 2.9 milyon Kanada Doları maaş ve ödenek aldığı tespit edilen Wall, nihayet adalete teslim edildi. Sahtekarlık, evrakta sahtecilik, kamu düzenini bozma ve sahte nişan bulundurma suçlamalarıyla gözaltına alınan şüpheli hakkında yasal süreç başlatıldı.
Sıkıysa Yakala Filmi Gerçek Oldu
Yaşanan bu inanılmaz olay, ünlü yönetmen Steven Spielberg’ün imzasını taşıyan ve başrolünde Leonardo DiCaprio’nun yer aldığı ‘Sıkıysa Yakala’ (Catch Me If You Can) filmini akıllara getirdi. Filmde de benzer şekilde sahte belgelerle pilotluk yapan bir karakterin hikayesi işleniyordu. Havayolu şirketi Air Canada ise yaptığı savunmada, personelin her altı ayda bir sıkı uçuş becerileri testinden geçtiğini ve doğrudan bir güvenlik ihlali yaşanmadığını öne sürdü. Ancak bu açıklama, binlerce uçuşta yetkisiz bir isme canını emanet eden yolcuların ve kamuoyunun öfkesini dindirmeye yetmedi.
Kaynak: Hürriyet






