Kritik Altyapı Tesisleri Hedef Listesinde
Hürmüz Boğazı ve çevresinde son günlerde tırmanan askeri gerilim, ABD ve İran’ı doğrudan çatışma rotasına soktu. Bölgedeki devriye görevini yürüten ABD’ye ait bir Apache tipi taarruz helikopterinin düşmesiyle başlayan kriz, diplomatik masayı sarsarak yerini karşılıklı füze saldırılarına bıraktı. Olayın perde arkasında, helikopterin İran’a ait bir insansız hava aracıyla çarpıştığı iddiaları yer alıyor.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), düşen helikopterdeki iki pilotun ‘Corsair’ isimli insansız deniz aracı (İDA) tarafından kurtarıldığını duyurdu. Bu operasyon, dünya askeri tarihinde bir insansız aracın denizde gerçekleştirdiği ilk başarılı kurtarma görevi olarak kayıtlara geçti. Ancak teknolojik bu başarı, bölgedeki barış umutlarını gölgede bırakan askeri hareketliliğin gölgesinde kaldı.
Başlangıçta olayı düşük profilli tutmaya çalışan ve birkaç kez “büyük bir mesele değil” değerlendirmesinde bulunan ABD Başkanı Donald Trump, askeri kurmaylarıyla yaptığı kritik toplantının ardından strateji değiştirdi. Savunma Bakanı Pete Hegseth ve Genelkurmay Başkanı Dan Caine ile yapılan görüşmeler, Washington’ın daha sert bir tutum sergilemesine neden oldu. İran tarafı ise helikopterin kasıtlı bir saldırı sonucu düşmediğini savunarak tansiyonu kontrol altında tutmaya çalışsa da sahadaki patlamalar aksini söylüyor.
CENTCOM tarafından gerçekleştirilen ‘meşru müdafaa’ kapsamındaki operasyonlarda, İran’ın hava savunma sistemleri, kara kontrol istasyonları ve gözetleme radarları doğrudan hedef alındı. Keşm ve Cask adalarında şiddetli patlamalar meydana gelirken, İran Devrim Muhafızları da bölgedeki ABD üslerine ait 21 farklı noktayı vurduğunu duyurarak misilleme yaptı. Trump’ın Beyaz Saray’da yaptığı son açıklamalar ise krizin boyutunu tamamen değiştirdi.
Tahran yönetiminin müzakere sürecini kasıtlı olarak uzattığını ve zaman kazandığını savunan Trump, İran’ın enerji santralleri ile stratejik köprülerini vurmaya yönelik yeni saldırı emirleri vermeye yakın olduğunu belirtti. Katarlı müzakerecilerin arabuluculuk çabaları için Tahran’a gittiği bir dönemde gelen bu sert mesajlar, bölgedeki askeri teyakkuz halini en üst seviyeye çıkardı. Her iki tarafın da yeni stratejik hedefler belirlediği Hürmüz Boğazı, küresel enerji güvenliği açısından en riskli dönemlerinden birini yaşıyor.
Kaynak: Hürriyet






