Reddedilişten Doğan Devler: Steve Jobs Örneği
İşte tam olarak bu yüzden kaybediyoruz: Aykırı fikirleri ‘saçma’ diyerek kapı dışarı ettiğimiz her an, aslında bir sonraki teknoloji devini ellerimizle rakiplerimize hediye ediyoruz. Aksaray Üniversitesi (ASÜ) ev sahipliğinde düzenlenen “Girişimcilik Fikirleri Buluşuyor” projesinde tam da bu acı gerçek masaya yatırıldı. Aksaray, Konya, Kayseri ve Kırıkkale’den gelen yüzlerce genç, inovasyonun sadece kod yazmak değil, bir reddediliş hikayesinden imparatorluk kurma sanatı olduğunu Prof. Dr. Süleyman Yılmaz’dan dinledi.
Bugün cebimizdeki teknolojinin mimarı Steve Jobs’un, Silikon Vadisi’nin devlerinden HP’ye sunduğu fikirlerin ‘saçma’ bulunarak reddedilmesi, Apple’ın kuruluşuna giden yolu açmıştı. Veriler bize net bir şeyi söylüyor: İnovasyon, konfor alanının bittiği ve eleştirinin başladığı yerde filizleniyor. ASÜ Kampüs360 Girişimcilik ve Teknoloji Topluluğu’nun Gençlik ve Spor Bakanlığı desteğiyle hayata geçirdiği bu zirve, genç zihinlerdeki ‘acaba’ sorusunu ‘neden olmasın’ cevabına dönüştürmeyi hedefliyor.
Endüstri 5.0: Makineden İnsana Geri Dönüş
Pek çoğumuz hala Endüstri 4.0’ın getirdiği büyük veri (Big Data) ve yapay zeka dalgasını anlamaya çalışırken, dünya çoktan Endüstri 5.0 kapısına dayandı. Peki, fark nerede? Endüstri 4.0 verimliliği ve otomasyonu kutsarken, 5.0 artık insan merkezli, sürdürülebilir ve etik değerleri ön plana çıkaran bir dönemi temsil ediyor. Aksaray’daki buluşmada CERN laboratuvarlarının sadece atom parçalamadığını, aynı zamanda internetten görüntüleme sistemlerine kadar hayatımızı değiştiren her şeyin mutfağı olduğu vurgulandı.
Analitik bir perspektifle baktığımızda, pandemi döneminin teknoloji için devasa bir hızlandırıcı olduğunu görüyoruz. Blockchain’den 3D yazıcılara kadar her şey artık birer hobi olmaktan çıkıp ekonomik birer silah haline geldi. Ancak burada kaçırdığımız bir detay var: Teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin, onu yönetecek olan insan zekasının ahlaki ve etik değerlerden yoksun olması, tüm bu gelişimi bir tehdide dönüştürebilir. Prof. Dr. Yılmaz’ın da belirttiği gibi, Güney Koreli düşünür Byung-Chul Han’ın ‘Enfokrasi’ yaklaşımı, verinin manipülatif gücüne karşı uyanık olmamız gerektiğini hatırlatıyor.
Coğrafyanın Kodları: Harran’dan Silikon Vadisi’ne
Geçmişin büyük başarılarını analiz ettiğimizde, Atina Okulu ve Harran Okulu gibi merkezlerin coğrafyaları nasıl ihya ettiğini görüyoruz. Bugünün girişimci gençliği, sadece birer ‘app’ geliştiricisi değil, bu toprakların tarihsel birikimini modern teknolojiyle harmanlayan birer zanaatkar olmak zorunda. Veriler gösteriyor ki, sadece teknik bilgiyle donatılmış bir nesil değil; vicdan, merhamet ve şefkat duygularını iş süreçlerine dahil eden bir nesil küresel rekabette ayakta kalabiliyor.
Özellikle Gazze ve çevresinde yaşanan insani dramlar, teknolojinin savaş sanayisindeki yıkıcı yüzünü gösterirken, gençlerin ‘Ben bu dünyaya ne katabilirim?’ sorusunu sorması artık bir lüks değil, zorunluluktur. Cal Newport’un ‘zanaatkar zihniyeti’ dediği şey tam da budur: Yaptığın işe ruhunu katmak ve onu toplumsal bir faydaya dönüştürmek. Aksaray’da gerçekleşen bu büyük buluşma, gençlerin sadece iş arayan değil, iş kuran ve değer üreten bireyler olma yolunda attığı en somut adımlardan biri olarak kayıtlara geçti. Programın sonunda kitap ödülleriyle taçlandırılan bu motivasyon, bölgedeki girişimcilik ekosisteminin neden vites yükseltmesi gerektiğini kanıtlar nitelikteydi.






