Milli Müfredatta Köklü İsim Değişikliği
Eğitim sisteminde bir devrin kapıları kapanırken, milli kimliği merkezine alan yeni bir dönem başlıyor. MHP Afyonkarahisar Milletvekili Mehmet Taytak, Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) hazırladığı yeni müfredat programına dair çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Uzun yıllardır coğrafya kitaplarında yer alan ve kanıksanan pek çok terimin artık tarihin tozlu raflarına kaldırılacağını belirten Taytak, Türkiye’nin kendi tezlerini artık sınıf tahtalarına, oradan da genç zihinlere nakşedeceğini vurguladı. Bu değişim, sadece bir isim değişikliği değil, aynı zamanda bir zihniyet dönüşümü olarak nitelendiriliyor.
Ege Denizi Yerine Adalar Denizi Geliyor
Müfredattaki en dikkat çekici değişikliklerden biri coğrafi isimlendirmelerde yaşanıyor. Milletvekili Taytak, Lozan Barış Antlaşması döneminde ‘Ege Denizi’ diye bir tabirin bulunmadığını, bu bölgenin tarih boyunca ‘Adalar Denizi’ olarak anıldığını hatırlattı. Ege isminin, İkinci Dünya Savaşı sonrası süreçte Yunanistan’ın etkisiyle literatüre dahil edildiğini ifade eden Taytak, bu yanlışın düzeltilmesinin milli bir zaruret olduğunu belirtti. Artık okullarda çocuklarımız, kıyılarımızı çevreleyen bu suları kendi öz isimlendirmemizle tanıyacak. Bu hamle, Türkiye’nin denizlerindeki hak ve menfaatlerini koruma kararlılığının eğitim boyutundaki bir yansıması olarak görülüyor.
Türkistan ve Tarihi Gerçeklerin Yeniden Tanımı
Yeni müfredatla birlikte sadece denizler değil, atalarımızın ayak bastığı topraklar da gerçek adıyla anılacak. Batılı tarihçilerin literatüre soktuğu ‘Orta Asya’ kavramı yerine, Türk milletinin kadim ana yurdu olan ‘Türkistan’ ifadesi kullanılacak. Bunun yanı sıra tarih derslerinde kullanılan dilin de millileştirilmesi hedefleniyor. Örneğin, bir keşif gezisi gibi algılanabilen ‘Haçlı Seferleri’ yerine ‘Haçlı Saldırıları’ ifadesi tercih edilecek. Ayrıca ‘Bizans’ yerine ‘Doğu Roma’, ‘Ermeni Meselesi’ yerine ise ‘Asılsız Ermeni İddiaları’ gibi daha net ve milli çıkarlara uygun tanımlamalar ders kitaplarındaki yerini alacak. Bu düzenlemelerle, öğrencilerin olaylara dışarıdan bir gözle değil, kendi milletinin penceresinden bakması sağlanacak.
Okullarda Akran Zorbalığı Yerine Akran Nezaketi
Milletvekili Mehmet Taytak’ın üzerinde durduğu bir diğer önemli konu ise okul iklimindeki sosyal değişim oldu. TBMM Dilekçe Komisyonu üyesi olarak Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e sunduğu ‘akran nezaketi’ önerisinin karşılık bulmasından büyük memnuniyet duyduğunu ifade eden Taytak, çocukların psikolojik gelişimine dikkat çekti. ‘Zorbalık’ kelimesini sürekli gündemde tutarak negatif bir kavramı pekiştirmek yerine, ‘nezaket’ kavramını ön plana çıkararak çocuklara olumlu davranış modelleri aşılanacak. Bu yaklaşım, okullardaki şiddet olaylarının azalması ve daha huzurlu bir eğitim ortamının tesis edilmesi adına stratejik bir adım olarak değerlendiriliyor. Taytak, fikri hür ve iradesi sağlam nesiller yetiştirmenin yolunun, vatanı doğru adıyla sevmekten geçtiğini belirterek sözlerini noktaladı.






