Eğitimde Eşitlik İçin Kritik Meclis Hamlesi
Türkiye’nin dört bir yanında sınıfları dolduran, binlerce öğrencinin hayatına dokunan ancak özlük hakları noktasında yıllardır çözüm bekleyen ücretli öğretmenler için Meclis kanadından önemli bir adım geldi. MHP Afyonkarahisar Milletvekili Mehmet Taytak, Dilekçe Komisyonu bünyesinde yaptığı son açıklamalarla, eğitim camiasının kanayan yarası haline gelen sigorta ve prim eksikliği sorununu doğrudan gündeme taşıdı. Kendisi de eğitim kökenli olan Taytak, bir öğretmenin ekonomik ve sosyal olarak güçlü olmadığı bir sistemde, eğitimin kalitesinden bahsetmenin mümkün olmadığını vurguladı.
Eksik Prim Çilesi Son mu Buluyor?
Mevcut sistemde ücretli öğretmenler, kadrolu meslektaşlarıyla aynı sınıflarda, aynı sorumluluklarla ve aynı müfredat dahilinde görev yapmalarına rağmen, sosyal güvenlik hakları söz konusu olduğunda büyük bir eşitsizlikle karşı karşıya kalıyor. Özellikle ay sonunda yatan sigorta primlerinin gün sayısının tam gösterilmemesi, bu öğretmenlerin emeklilik haklarını ve sosyal güvencelerini ciddi şekilde zedeliyor. Milletvekili Taytak, bu durumun sadece bireysel bir mağduriyet değil, bir hakkaniyet meselesi olduğunu ifade ederek Kamu Denetçiliği Kurumu’nun (KDK) tavsiye kararlarının ivedilikle hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti.
10 ve 12 Saat Kuralı İçin Yeni Teklif
Önerilen düzenlemenin merkezinde, çalışma saatlerinin SGK bildirimlerine nasıl yansıtılacağı yer alıyor. Branş öğretmenleri için haftalık 10 saat, sınıf öğretmenleri için ise 12 saat üzerindeki görevlerin tam süreli çalışma olarak kabul edilmesi talep ediliyor. Eğer bu revize gerçekleşirse, binlerce öğretmenin hizmet cetvelleri güncellenecek ve geçmişe dönük hak kayıplarının önüne geçilmiş olacak. Bu hamle, sadece bir teknik düzenleme değil, aynı zamanda öğretmenlik mesleğinin itibarını koruma altına alacak ulusal bir vizyonun parçası olarak görülüyor.
Bakanlıklara Açık Çağrı: Güncelleme Şart
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ve Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) yapılan çağrıda, mevcut sistemin dijital ve idari altyapısının bu hakkaniyetli modele göre yeniden tasarlanması istendi. Öğretmenlerin emeklerinin hizmet dökümlerine tam olarak yansıması, onların motivasyonunu artırırken eğitimde sürekliliği de beraberinde getirecek. Asıl hedefin tüm öğretmenlerin kadrolu ve güvenceli bir şekilde istihdam edilmesi olduğunu hatırlatan Taytak, bu geçiş sürecinde ücretli öğretmenlerin mağduriyetinin giderilmesinin devletin öncelikli görevlerinden biri olduğunu savundu.
Binlerce Aileyi İlgilendiren Fırsat Kapısı
Bu düzenleme yasalaştığı takdirde, Türkiye genelinde on binlerce ücretli öğretmenin emeklilik prim günleri artacak ve sağlık hizmetlerinden yararlanma koşulları iyileşecek. Eğitimde fırsat eşitliğinin sadece öğrenciler için değil, sınıfta ders anlatan öğretmenler için de geçerli olması gerektiği fikri, kamuoyunda geniş yankı uyandırmış durumda. Meclis çatısı altında dile getirilen bu taleplerin, önümüzdeki günlerde ilgili bakanlıklar nezdinde somut bir çalışma takvimine dönüşmesi bekleniyor. Öğretmenin emeğinin eksiksiz sayıldığı bir sistem, aslında geleceğin teminatı olan çocukların daha sağlam bir altyapıyla yetişmesi anlamına geliyor.






