Buğdayın Alım Gücü Yerle Bir Oldu
Tarım sektöründe yaşanan ekonomik darboğaz, çarpıcı rakamlarla bir kez daha gündeme oturdu. Saadet Partisi Afyonkarahisar İl Başkanı Beytullah Karataş, Çiftçiler Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada üreticinin alım gücündeki dramatik kaybı çarpıcı bir örnekle gözler önüne serdi. Geçmiş yıllarla günümüz arasındaki kıyaslama, tarladaki emeğin ve alın terinin yıllar içinde nasıl eridiğini kanıtlar nitelikte.
Karataş’ın paylaştığı veriler, tarım ekonomisindeki makasın ne kadar açıldığını gösteriyor. 2000’li yılların başında 1 ton buğday satan bir çiftçinin cebine tam 22 adet çeyrek altın girdiğini hatırlatan Karataş, bugün aynı miktar ürünle 2 tane bile çeyrek altın alınamadığını vurguladı. Bu uçurum, son 23 yılda üreticinin sermayesinin nasıl buharlaştığını ve reel gelirin nasıl düştüğünü açıkça ispatlıyor. Çiftçi, emeğinin karşılığını altın bazında 10 kattan fazla bir kayıpla geri alıyor.
Köyler Boşalıyor Üretim Durma Noktasında
Yanlış tarım politikaları sadece ekonomik kayba yol açmıyor, aynı zamanda toplumsal bir göç dalgasını da tetikliyor. Artan gübre, mazot, ilaç ve tohum maliyetleri altında ezilen üretici, borç ve faiz kıskacında boğuluyor. Toprağını ekemez, borcunu ödeyemez hale gelen vatandaş, çareyi üretimden vazgeçip kente göç etmekte buluyor. Köylerin boşalması ve genç nüfusun tarımdan uzaklaşması, Türkiye’nin gıda güvenliğini de doğrudan tehdit eden bir unsura dönüşüyor.
Üreticinin üretimden kopması, sadece çiftçiyi değil marketteki tüketiciyi de vuruyor. Üretim azaldıkça arz-talep dengesi bozuluyor ve raflardaki etiketler kontrolsüzce yükseliyor. Karataş, bu durumun sürdürülebilir olmadığını ve acil önlemler alınması gerektiğini belirterek üreticinin sesinin duyulması çağrısında bulundu.
Afyonkarahisar Ekonomisinin Lokomotifi: Tarım
Afyonkarahisar’ın sadece mermer ve termal turizmle değil, aynı zamanda devasa bir tarım potansiyeliyle ayakta kaldığına dikkat çekildi. Şehirdeki sanayi tesislerinin büyük çoğunluğu doğrudan tarımsal ham maddeye ihtiyaç duyuyor. Eğer tarlada üretim durursa, şehirdeki fabrikaların çarkları da dönmez hale gelecek. Karataş, plansızlığın hem yerel ekonomiyi hem de tüketiciyi mağdur ettiğinin altını çizdi. Afyonkarahisar sanayisinin kalbinin tarlalarda attığını hatırlatan Karataş, tarımsal kalkınmanın bir tercih değil zorunluluk olduğunu ifade etti.
“Aldığınız Gibi Bırakmanız Yeterli”
İktidarın 23 yıllık yönetim sürecinde planlama hatalarının zirve yaptığını belirten Karataş, tarımsal üretimde yaşanan istikrarsızlığa dikkat çekti. Bir dönem patates ve soğanın fazlalıktan dereye döküldüğünü, hemen ardından gelen dönemde ise vatandaşın bu ürünleri fahiş fiyatlar nedeniyle alamaz hale geldiğini söyledi. Bu dengesizliğin plansızlıktan kaynaklandığını savunan Karataş, çarpıcı bir talepte bulundu.
Mevcut yönetimden yeni bir müjde ya da reform beklenmediğini ifade eden Karataş, ülkenin 20 yıl önceki ekonomik dengelerine ve alım gücü oranlarına dönmesinin bile bir kurtuluş olacağını belirtti. Karataş, çözümün borç ve faiz odaklı değil, milli görüş ilkelerine dayanan üretim merkezli bir ekonomi modelinden geçtiğini vurgulayarak sözlerini noktaladı.






