Afyonkarahisar Ekonomisinde İrtifa Kaybı
Afyonkarahisar siyasetinde tansiyon yükselirken, kentin ekonomik ve sosyal göstergelerindeki gerileme artık saklanamaz bir boyuta ulaştı. İYİ Parti Afyonkarahisar İl Başkanı Muhammet Mısırlıoğlu’nun son açıklamaları, aslında bir şehrin potansiyelinin nasıl harcandığını gözler önüne seriyor. Ticaretin kalbi sayılan, lojistik konumuyla övünen Afyonkarahisar’ın teknolojik üretim sıralamasında 81 il arasında 55. sıraya gerilemesi, vizyoner projelerin eksikliğini ve mevcut yönetimin sanayiciyi yalnız bıraktığını kanıtlar nitelikte. Yüksek enerji maliyetleri ve ağır vergi yükü altında ezilen esnafın rekabet gücü erirken, şehrin katma değerli üretimden uzaklaşması gelecek nesillerin iş kapılarını da kapatıyor.
Yılan Hikayesine Dönen Hızlı Tren ve Çevre Yolu Çilesi
2012 yılından bu yana her seçim döneminde müjdesi verilen ancak bir türlü rayına oturmayan Ankara-Afyonkarahisar-İzmir Yüksek Hızlı Tren (YHT) projesi, artık kent halkı için inandırıcılığını yitirmiş durumda. Bir yatırımın 14 yıl boyunca tamamlanamaması, sadece bir ulaşım sorunu değil, aynı zamanda şehrin ticari kalkınmasının önündeki en büyük engeldir. Öte yandan, çevre yolundaki trafik kazaları da şehrin gündeminden düşmüyor. Terminal ve Organize Sanayi kavşaklarında yapılamayan köprülü kavşakların faturası, ne yazık ki yollarda kaybedilen canlarla ödeniyor. Planlama hatalarının bedelini vatandaşın ödemesi, ‘Bu işten şehrin kazancı ne?’ sorusunu sormamızı zorunlu kılıyor.
Kaynaklar Halk İçin mi Siyaset İçin mi Harcanıyor?
Şehrin gerçek dertleri dururken, 19 Mayıs kutlamaları için tahsis edilen 55 otobüsün yaklaşık 1 milyon 750 bin liralık maliyeti iddiası, kamu kaynaklarının önceliğini tartışmaya açıyor. Bu devasa bütçelerin yerel gençlere bayram harçlığı olarak verilmesi veya kentsel dönüşüm projelerinde vatandaşın yükünü hafifletmek için kullanılması mümkünken, siyasi gövde gösterilerine harcanması büyük bir israftır. Özellikle Uydukent bölgesinde kronikleşen sivrisinek sorunu için bile planlı ilaçlama yapılmazken, devasa bütçelerin dış organizasyonlara aktarılması halkın önceliklerinin göz ardı edildiğini gösteriyor.
Mutfaktaki Yangın ve Siyasi Kutuplaşma
Kurban Bayramı kapıdayken emeklinin ve asgari ücretlinin hali içler acısı. Küçükbaş kurbanlığın 20 bin, bir büyükbaş hissesinin 35 bin liradan başladığı bir ortamda, Afyonkarahisarlı vatandaşın kurban ibadetini yerine getirmesi lüks haline geldi. Piyasada son kullanma tarihi geçmiş ürünlerin reyonlarda satışa sunulması ise gıda güvenliğinin ne denli hiçe sayıldığının bir göstergesidir. Tüm bu ekonomik buhranın üzerine, resmi bayramlaşma törenlerinin bile boykot edildiği, muhalefetin yok sayıldığı bir siyasi iklim eklenince, Afyonkarahisar’ın ortak akılla yönetilme ihtimali de zayıflıyor. Şehrin geleceği siyasi çekişmelere kurban edilmemeli; rant değil, can güvenliği ve refah odaklı bir yönetim anlayışı acilen hayata geçirilmelidir.






