MENÜ
04 Haziran 2026 Perşembe
DOLAR 45,9752 ▲ %0,01
EURO 53,5833 ▲ %0,40
ALTIN 6.616,40 ▲ %0,95

Afyon’dan Endülüs’e İlim Köprüsü: TÜBİTAK Onayı Geldi

Akademik Dünyada Büyük Yankı Uyandıran Başarı

Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) İlahiyat Fakültesi, Türkiye’nin sosyal bilimler alanındaki vizyonunu genişleten stratejik bir başarıya imza attı. Doç. Dr. İsa Koç’un yürütücülüğünü üstlendiği “Hidâyetü’l-Müsterşidîn Bağlamında Bâkıllânî’nin Batı Eş‘arîliğindeki Etkisi” başlıklı proje, TÜBİTAK 3501 Kariyer Geliştirme Programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı. Bu gelişme, sadece bir üniversite başarısı değil, aynı zamanda İslam düşünce tarihinin kayıp halkalarını birleştirecek ulusal bir akademik hamle olarak değerlendiriliyor.

Disiplinlerarası Güçlü Bir Akademik Kadro

Projenin dikkat çeken en önemli unsurlarından biri, Türkiye’nin farklı bölgelerindeki üniversiteleri bir araya getiren kolektif yapısıdır. Doç. Dr. İsa Koç’un liderliğindeki ekipte; Süleyman Demirel Üniversitesi’nden Dr. Öğretim Üyesi Nida Sultan Çelikkaya ve Dr. Öğretim Üyesi Ebuzer Sarp, Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi’nden Dr. Öğretim Üyesi Zeynep Büşra Özdemir ve Bursa Uludağ Üniversitesi’nden Dr. Öğretim Üyesi Muhammed Seyyit Şen araştırmacı olarak görev alıyor. Ayrıca Fatıma Akkaya Öğe ve Zeynel Söylemez’in bursiyer olarak projede yer alması, genç akademisyen adayları için de önemli bir kapı aralıyor. Bu çok sesli yapı, projenin verimliliğini ve bilimsel derinliğini artıracak bir faktör olarak görülüyor.

Endülüs ve Mağrib’in İlmî Sırları Gün Yüzüne Çıkıyor

İslam düşünce tarihinin en kritik figürlerinden biri olan Bâkıllânî ve onun temel eseri üzerinden kurgulanan araştırma, coğrafyalar arası bir fikir yolculuğuna odaklanıyor. Doç. Dr. İsa Koç, projenin temel amacının düşüncenin sadece bir bölgede kalmayıp nasıl sınırları aştığını göstermek olduğunu belirtiyor. Araştırma, Endülüs ve Mağrib bölgesindeki ilmî geleneklerin oluşumunda Bâkıllânî’nin bıraktığı derin izleri takip edecek. Bu, sadece tarihsel bir veri toplama süreci değil, aynı zamanda hoca-talebe ilişkileri ve ilmi silsileler üzerinden şekillenen entelektüel mirasın dijital ve akademik haritasını çıkarma girişimidir.

Üç Aşamalı Dev Araştırma Planı

Proje süreci, titizlikle planlanmış üç temel sacayağı üzerine inşa edildi. İlk aşamada, Bâkıllânî’nin doğrudan öğrencileri üzerindeki tesiri mercek altına alınacak. İkinci adımda, bu etkileşimin 11. ve 12. yüzyıllarda Kuzey Afrika’daki (Mağrib) Eş‘arîlik ekolüne nasıl yön verdiği analiz edilecek. Final aşamasında ise 13. ve 14. yüzyıllarda İspanya (Endülüs) topraklarında, özellikle İşbîlî ailesi çevresinde zirveye ulaşan ilmi aktarım incelenecek. Bu sistematik yaklaşım, İslam mezhepleri ve kelam tarihi yazımında bugüne kadar karanlıkta kalmış pek çok noktayı aydınlatma potansiyeli taşıyor.

Neden Önemli: Literatürdeki Boşluk Doluyor

Pek çok İslam âliminin ve eserin bugüne kadar kapsamlı bir analize tabi tutulmamış olması, bu projenin değerini katlıyor. Ebû İmrân el-Fâsî’den Kâdı Iyâz’a, Mâzerî’den İbnü’l-Arabî’ye kadar uzanan geniş bir entelektüel zincirin halkaları ilk kez bu denli somut verilerle birbirine bağlanacak. TÜBİTAK desteğiyle yürütülecek bu çalışma, Türkiye’nin uluslararası ilahiyat literatüründeki ağırlığını artırırken, geçmişin büyük mirasını modern akademik yöntemlerle geleceğe taşıyacak. Proje sonunda elde edilecek verilerin, hem akademik çevrelerde hem de kültürel tarih araştırmalarında yeni bir referans noktası olması bekleniyor.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir