Afyonkarahisar’ın Kadim Ruhu Yeniden Sahneye Çıktı
Afyonkarahisar, sadece termali ve lezzetleriyle değil, Anadolu’nun manevi mimarisine yön veren derin kökleriyle de adından söz ettirmeye devam ediyor. İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ile Kadınanalar Kültür Derneği’nin ortaklaşa düzenlediği iki günlük dev organizasyon, bürokrasinin soğuk salon toplantılarından sıyrılarak halkı kucaklayan dinamik bir kültür şölenine dönüştü. Kentin tarihi kimliğini ve Mevlevilik geleneğini yeniden hatırlatan etkinlikler, adeta geçmiş ile gelecek arasında güçlü bir köprü kurdu.
Ahmet Özhan ve Gönülleri Mayalayan Anadolu Hikayesi
Etkinliğin ilk gününde adeta yer yerinden oynadı. Prof. Dr. Veysel Eroğlu Spor Salonu’nu dolduran binlerce vatandaş, ünlü sanatçı Ahmet Özhan’ın “Anadolu’yu Mayalayanlar” başlıklı anlatısıyla manevi bir yolculuğa çıktı. Özhan, coşkulu ve akıcı üslubuyla bu toprakların harcını karan velilerin, dervişlerin hikayesini günümüz insanının kalbine dokunacak bir dille aktardı. Resmi protokolün ötesine geçen bu buluşma, salonu dolduran her yaştan insanın ruhunda derin izler bıraktı.
Hemen ardından sahne alan Konya Büyükşehir Belediyesi Türk Tasavvuf Musikisi Sema Topluluğu, izleyenlere görsel ve işitsel bir şölen sundu. Düzenlenen “Sema Mukabelesi” esnasında salondaki sessizlik ve huşu, Mevlevi felsefesinin kentsel yaşamın gürültüsü içinde hala ne kadar diri bir sığınak olduğunu gözler önüne serdi.
Sultan Divani Mirası ve Yaşayan Mevlevi Atölyeleri
Resmi programın ikinci günü ise akademik ve sanatsal derinliğe ayrıldı. Rıza Çerçel Kültür ve Sanat Merkezi’nde bir araya gelen akademisyenler ve araştırmacılar, “Sultan Divani ve Afyonkarahisar’da Mevlevilik” sempozyumunda kentin bu eşsiz değerini masaya yatırdı. Bilindiği üzere Afyonkarahisar, Mevleviliğin Konya’dan sonraki en önemli merkezlerinden biri konumunda yer alıyor. Sultan Divani’nin bu topraklara bıraktığı miras, sadece kütüphane raflarında kalmayıp, düzenlenen canlı atölyelerle sokağa taşındı.
Etkinlikler kapsamında kurulan “Geleneksel Sanatlar ve Mevlevi Mutfağı” alanında adeta tarih canlandırıldı. Hat, ebru ve keçe sanatı ustaları ellerindeki hünerleri sergilerken, Mevlevi mutfağının asırlık tarifleri ve yemek kültürü katılımcılarla paylaşıldı. Bu atölyeler, vatandaşların sadece izleyici kalmamasını, bizzat tarihin bir parçası haline gelmesini sağladı.






