MENÜ
04 Haziran 2026 Perşembe
DOLAR 45,9752 ▲ %0,01
EURO 53,5833 ▲ %0,40
ALTIN 6.616,40 ▲ %0,95

49 Yıl Sonra Gelen Vefa: Şehit Coşkun’un Mezarı Yapıldı

Dosyaların Tozlu Raflarında Kalan Bir Kahramanlık Hikayesi

Türkiye’nin bürokrasi labirentlerinde bazen gerçek kahramanların izleri bile silinebiliyor. Afyonkarahisar’ın Sandıklı ilçesinde yaşanan olay, sistemin nasıl işlediğini ve bazen nasıl tıkandığını gözler önüne seren çarpıcı bir örnek teşkil ediyor. 1977 yılında Ağrı Doğubayazıt’ta vatan görevini icra ederken askeri aracın kaza yapması sonucu şehadet makamına erişen Piyade Er Hüseyin Coşkun, yarım asra yakın bir süre boyunca resmi kayıtlarda adeta bir gölgeye dönüştü. O dönem ailesine hakları teslim edilmiş olsa da, anne ve babasının vefat etmesiyle birlikte dosyalar ‘pasif’ statüsüne çekildi. Bu durum, bir şehidimizin isminin resmi şehitlik listelerinden silinmesine ve mezarının sıradan bir kabir gibi kalmasına neden oldu.

Sistemdeki Boşluk Şehidi Nasıl ‘Unutturdu’?

Peki, bir devlet kendi kahramanını nasıl unutur? Bu sorunun cevabı, dijitalleşmenin olmadığı dönemlerde tutulan kağıt üzerindeki kayıtlarda ve aile bağlarının kopmasıyla duran bilgi akışında gizli. Hüseyin Coşkun’un hikayesi, sadece bir ihmal değil, aynı zamanda yerel hafıza ile devlet kayıtları arasındaki kopukluğun bir sonucu. Susuz Köyü’nde sessiz sedasız yatan o mezar, aslında bir tarihin sessiz tanığıydı. Eğer dikkatli bir takip ve aile vefası olmasaydı, Coşkun’un ismi sadece aile büyüklerinin anlattığı bir anı olarak kalmaya devam edecekti. Burada asıl kritik nokta, şehadet statüsünün devamlılığının neden sadece yaşayan birinci derece yakınlara endekslendiği sorusudur.

Bir Yeğenin İnadı Ve Değişen Kader

Bu düğümü çözen isim, şehidimizin yeğeni olan Sandıklı Cumhuriyet Ortaokulu Müdürü Alaaddin Coşkun oldu. Kendi soyadını taşıyan bir kahramanın izini süren Coşkun, resmi listelerde amcasının ismini göremeyince pes etmek yerine konuyu derinlemesine araştırmaya başladı. Türkiye Harp Malulü Gaziler Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Afyonkarahisar Şube Başkanı İsmail Kumartaşlı’nın da sürece dahil olmasıyla birlikte, tozlu raflardaki belgeler yeniden gün yüzüne çıkarıldı. Yapılan titiz incelemeler sonucunda Hüseyin Coşkun’un şehitlik statüsü, tam 49 yıl sonra yeniden tescil edildi. Bu, sadece bir isim güncellemesi değil, bir iade-i itibardır.

Valilik Talimatıyla Gelen Şanına Yaraşır Kabir

Resmi tescilin ardından süreç hızlandı. Afyonkarahisar Valisi Dr. Naci Aktaş’ın talimatıyla, Susuz Köyü Mezarlığı’ndaki kabir, yönetmeliğe uygun tek tip şehit mezarı olarak yeniden inşa edildi. Artık o kabirde dalgalanan bayrak, devletin hafızasının yeniden tazelendiğinin bir nişanesi oldu. Dernek Başkanı Kumartaşlı’nın ‘Bilmediğimiz için aileden özür diledik’ şeklindeki samimi itirafı, aslında toplumsal bir sorumluluğun geç de olsa yerine getirilmesinin ifadesidir. Bu olay, Türkiye genelinde benzer durumda olan kaç şehidimizin olduğu sorusunu da beraberinde getiriyor. Görünüşe göre, bazen bir kahramanın hakkını teslim etmek için sadece bir imza değil, o imzanın peşinden gidecek kararlı bir irade gerekiyor.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir