Karadeniz’in incisi Ordu, son yılların en sıra dışı kış mevsimlerinden birini yaşıyor. Bölgede günlerdir mevsim normallerinin çok üzerinde seyreden hava sıcaklıkları, doğanın biyolojik takvimini adeta altüst etti. Şubat ayının ortasında güneşin yüzünü göstermesi ve termometrelerin bahar değerlerine ulaşmasıyla birlikte, yalancı bahar etkisi kentin sahil ve orta kesimlerini etkisi altına aldı. Ancak bu görsel şölen, bölge ekonomisinin temel taşı olan tarımsal üretim için ciddi bir rekolte kaybı riskini de beraberinde getiriyor.
Tarımsal Üretimde ‘Zirai Don’ Tehdidi Kapıda
Normal şartlarda mart sonu veya nisan başında uyanması beklenen meyve ağaçları, sıcak havaya aldanarak kışın ortasında çiçek açtı. Özellikle şeftali, badem ve erik ağaçlarının bembeyaz ve pembe çiçeklerle kaplanması, kartpostallık görüntüler oluştursa da analitik bir bakış açısıyla bu durum, bir üretim felaketinin habercisi olabilir. İstatistiksel verilere göre, şubat ayında yaşanan bu tür ani ısınmaları takip eden mart ayı soğukları, zirai don olaylarını tetikleyerek tomurcukların yanmasına ve meyve oluşumunun durmasına yol açıyor.
Ekonomik perspektiften bakıldığında, Ordu’nun mikro klima özelliklerine sahip bölgelerinde erken çiçeklenme, yerel gıda fiyatları üzerinde doğrudan bir baskı oluşturma potansiyeli taşıyor. Eğer önümüzdeki haftalarda sıcaklıklar aniden düşerse, bu yılki meyve hasadında %70’e varan kayıplar yaşanması işten bile değil. Bu durum, sadece üreticinin gelirini düşürmekle kalmayacak, aynı zamanda pazar tezgahlarındaki gıda enflasyonu ateşini de körükleyecektir.
Üretici Tedirgin: Yatırımlar Çiçeklerle Birlikte Solabilir
Bölge sakinlerinden Mehmet Aydın, doğanın bu erken uyanışını endişeyle izleyen isimlerden sadece biri. Üç yıl önce büyük umutlarla diktiği ve ilk meyvelerini beklediği badem ağacının durumunu şu sözlerle özetliyor: “Badem ağacını dikeli yaklaşık 3 sene oldu. Şu ana kadar hiç meyve vermedi, şimdi ise muazzam bir çiçek açtı. Ancak bu durum sevindirici değil, aksine korkutucu. Ağaç yalancı bahara aldandı ve bana öyle geliyor ki meyvesi daha oluşmadan yanacak. Görüntü güzel olsa da havalar böyle gitmez. Normalde bir ay sonra açması gereken çiçeklerin şimdi açması, tüm emeğimizin bir gecelik don olayıyla yok olması demek.”
Ordu’da yaşanan bu doğa olayı, küresel iklim değişikliğinin yerel ekonomiler üzerindeki yıkıcı etkisini bir kez daha gözler önüne seriyor. Uzmanlar, meyve üreticilerinin bu tür risklere karşı tarım sigortası (TARSİM) yaptırmalarının hayati önem taşıdığını vurgularken, istatistikler plansız çiçeklenmenin Karadeniz tarım kuşağında artık bir istisnadan ziyade bir norm haline gelmeye başladığını kanıtlıyor. Önümüzdeki günlerde yaşanacak hava değişimleri, Ordu’nun bu yılki meyve haritasını ve dolayısıyla üreticinin cebine girecek parayı belirleyen en kritik faktör olacak.






