Glioblastoma Hücrelerine Karşı Hücresel Savunma Dönemi
Londra ve Kanada’dan bilim insanlarının yürüttüğü ortak çalışma, en saldırgan beyin kanseri türü olan glioblastomaya karşı yeni bir tedavi yöntemi geliştirdi. King’s College London ve McMaster Üniversitesi araştırmacıları tarafından geliştirilen CAR-T hücre tedavisi yöntemi, dirençli glioblastoma tümörlerini tamamen ortadan kaldırma ve hastaların yaşam süresini uzatma potansiyeli taşıyor.
Tedavisi Güç Olan Hastalığa Karşı Yeni Yaklaşım
Teşhis konulduktan sonraki beş yıl içinde hastaların yüzde 95’inin yaşamını yitirmesine neden olan glioblastoma, sağlıklı beyin dokusunun derinliklerine kılcal uzantılar göndererek yayıldığı için cerrahi operasyonlarla tamamen temizlenemiyor. Ameliyattan geriye kalan kanser hücreleri ise kemoterapi ve radyoterapiye karşı yüksek direnç gösteriyor. Geliştirilen yeni hücresel tedavi yöntemi, bu direnç döngüsünü kırmayı hedefliyor.
Bağışıklık Hücreleri Kanserle Savaşmak İçin Programlanıyor
İngiltere’de özellikle kan kanseri türlerinde kullanılan CAR-T yöntemi, hastanın kendi bağışıklık hücrelerinin laboratuvar ortamında yeniden yapılandırılması esasına dayanıyor. Hastadan alınan beyaz kan hücreleri genetik olarak değiştirilerek kanser hücrelerini hedef alan avcı hücrelere dönüştürülüyor ve yeniden vücuda enjekte ediliyor. Bu yöntem, şimdi katı beyin tümörlerinin tedavisinde kullanılmak üzere uyarlandı.
Laboratuvar Deneylerinde Yüksek Başarı Oranı
Nature dergisinde yayımlanan çalışmada, insanlardaki beyin kanserini taklit eden hayvan modelleri üzerinde testler yapıldı. Deneylerde uygulanan tedavi, test edilen 13 fare modelinden 12’sinde glioblastoma tümörlerini tamamen temizledi. Tedavi edilen fareler, dört ila beş ayı aşkın süre boyunca tümörsüz şekilde yaşamını sürdürdü.
Araştırmacılar, glioblastoma tümörlerinin yüzeyinde ve makrofaj adı verilen bağışıklık hücrelerinde GPNMB adlı özel bir protein tespit etti. Normal şartlarda vücudu koruması gereken ancak kanser tarafından tümörü korumak üzere yönlendirilen makrofajlar ve tümör hücreleri, doğrudan bu proteini hedef alan CAR-T hücreleri tarafından etkisiz hale getirildi.
Kanser Hücreleriyle Birlikte Savunma Ekosistemi de Hedefte
King’s College London ve McMaster Üniversitesi bünyesinde görev yapan beyin cerrahisi ve nöro-onkoloji uzmanı Profesör Sheila Singh, glioblastomayı sadece kanserli hücre grubu olarak değil, onu çevreleyen bağışıklık ekosistemiyle bir bütün olarak ele aldıklarını belirtti. Singh, tümörü koruyan bağışıklık desteğini çökerterek başarıya ulaştıklarını ifade etti. Araştırmanın yazarlarından Shan Grewal ise hastalığa çift taraflı saldırarak koruma kalkanını yok ettiklerini vurguladı.
Gelecek Planları ve Hastalığın Belirtileri
Tedavi henüz insanlar üzerinde test edilmemiş olsa da laboratuvar sonuçları klinik denemeler için önemli bir zemin hazırlıyor. Mevcut tedavilerle yaşam süresi ortalama 12 ila 18 ay arasında değişen glioblastoma hastaları için bu çalışma yeni bir alternatif sunuyor.
Uzmanlar, hastalığın erken teşhisi için sürekli hale gelen baş ağrıları, nöbetler, mide bulantısı, hafıza sorunları, vücudun tek tarafında güç kaybı ile görme veya konuşma bozuklukları gibi semptomlar görüldüğünde hızla uzman bir hekime başvurulması gerektiği uyarısında bulunuyor.
Kaynak: Hürriyet






