MENÜ
04 Haziran 2026 Perşembe
DOLAR 45,9777 ▲ %0,02
EURO 53,6423 ▲ %0,53
ALTIN 6.614,17 ▲ %0,92

Eskişehir OMM’da Ferahfeza: Bir Sofradan Çok Daha Fazlası

Anadolu’nun kalbinde, modern sanatın yükselen değeri haline gelen Eskişehir, bu kez sofraların kadim hikâyesini yerelden küresele uzanan bir perspektifle ele alıyor. Odunpazarı Modern Müze (OMM), ‘Ferahfeza’ isimli yeni sergisiyle, insanlık tarihinin en temel sosyal alanı olan sofrayı, sadece yemek yenen bir mekan değil, bir bellek ve paylaşım merkezi olarak izleyiciye sunuyor. İstanbul’dan trene atlayıp bu kültürel vahanın yolunu tuttuğumuzda, Kengo Kuma imzalı müze binasının, Odunpazarı’nın tarihi ahşap dokusuyla kurduğu o estetik uyum bizi karşılıyor.

Sofra Kültürünün Sosyopolitik Yansımaları ve Hafıza

Küratörlüğünü OMM ekibinden Yağmur Elif Ertekin’in üstlendiği bu derinlikli seçki, sofrayı dostluğun, aşkın, siyasetin ve hatta yasın kesiştiği bir kavşak noktası olarak kurguluyor. Serginin ilk bölümlerinde karşılaştığımız TUNCA’nın ‘Desire’ serisi, dünya siyasi tarihine yön vermiş liderlerin en savunmasız ya da en otoriter göründükleri ‘yemek anlarını’ tuvale taşıyarak, mutfak ile iktidar arasındaki o görünmez bağı sorguluyor. Türkiye’nin kültürel başkentlerinden biri olan Eskişehir’in bu türden disiplinlerarası bir anlatıya ev sahipliği yapması, şehrin demografik yapısındaki entelektüel derinliği de bir kez daha kanıtlıyor.

Sergi, Ara Güler’in meşhur ‘Beyoğlu Eğlencesi’ fotoğrafıyla açılırken, izleyiciyi adeta bir zaman yolculuğuna davet ediyor. Nuri İyem’den Fikret Muallâ’ya, Haluk Akakçe’den Antonio Cosentino’ya kadar Türk resim sanatının dev isimleri, sofrayı kimi zaman bir natürmort nesnesi, kimi zaman ise toplumsal bir başkaldırı alanı olarak resmediyor. Özellikle Mustafa Boğa’nın Adana düğünlerine odaklanan video yerleştirmesi, yerel ritüellerin küresel sanat diliyle nasıl harmanlanabileceğini gösteren etkileyici bir örnek sunuyor.

Odunpazarı’nda Sanatın Toplumsal ve Coğrafi Etkisi

Odunpazarı, sadece Eskişehir’in değil, Türkiye’nin UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alan en kıymetli bölgelerinden biridir. Geleneksel Osmanlı sivil mimarisinin korunması amacıyla bölgede yürütülen restorasyon çalışmaları ve sıkı imar denetimleri, OMM gibi modern yapıların bu tarihi doku içinde birer mücevher gibi parlamasına olanak tanıyor. Kültür turizminin bir şehri nasıl dönüştürebileceğinin en somut örneği olan bu bölge, ‘Ferahfeza’ sergisiyle sadece görsel bir şölen değil, aynı zamanda ekonomik ve sosyal bir hareketlilik de yaratıyor. Türkiye genelinde müzecilik faaliyetleri, adli ve idari olarak Kültür ve Turizm Bakanlığı denetiminde olsa da, OMM gibi özel girişimler, sergileme ve eğitim programlarıyla bu süreci dünya standartlarına taşıyor.

Serginin üç katına yayılan bu geniş panoramada, Slim Aarons’ın 1980’lerde Capri Adası’nda çektiği aristokratik sofralarla karşılaşmak, küresel sınıf ayrımlarını ve yaşam tarzlarını anlamak adına önemli bir veri sunuyor. 13 Eylül tarihine kadar ziyaret edilebilecek olan ‘Ferahfeza’, sadece sanatseverler için değil, toplumsal hafızanın masada nasıl şekillendiğini merak eden her birey için Eskişehir’e gitmek adına başlı başına bir neden oluşturuyor. Sergiden çıktığınızda Odunpazarı’nın Arnavut kaldırımlı sokaklarında yürürken, gördüğünüz her bir masada serginin izlerini sürmeniz kaçınılmaz olacak.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir