MENÜ
04 Haziran 2026 Perşembe
DOLAR 45,9782 ▲ %0,02
EURO 53,6504 ▲ %0,55
ALTIN 6.653,74 ▲ %1,52

Akdeniz’de Tapu Savaşı: Kıbrıs Elden mi Gidiyor?

Bölge Gündemi
Bölge Gündemi Haber Merkezi
👁️ 12 İzlenme 📅 11.05.2026
Eklenme: 11 Mayıs 2026 18:45 | Güncellenme: 11 Mayıs 2026 18:45

Cüzdandaki Değil Haritadaki Büyük Operasyon

Bakın efendiler, bugün Kıbrıs’ta atılan her imza, yarın çocuklarımızın önüne ödenecek devasa bir fatura olarak gelecek. Mesele sadece üç beş villa satışı, lüks rezidans projeleri ya da kıyı şeridindeki turistik yatırımlar değil. Akdeniz’in kalbinde, herkesin gözü önünde ama kimsenin sesini tam yükseltemediği sessiz bir sermaye operasyonu yürütülüyor. İsrailli yatırımcıların neden Güney Kıbrıs’ın her karış toprağına bu kadar iştahla saldırdığını anlamak için sadece emlak endekslerine bakmak yetmez; jeopolitik bir satranç tahtasını okumak gerekir.

Ortadoğu Uzmanı Haydar Oruç ve Eski Başmüzakereci Mustafa Ergün Olgun’un dikkat çektiği tablo aslında buzdağının sadece görünen yüzü. Güney Kıbrıs, bugün İsrail sermayesi için sadece bir ‘liman’ değil, adeta bir ‘Plan B’ merkezine dönüşmüş durumda. Bölgedeki istikrarsızlık ve güvenlik kaygıları, sermayeyi güvenli liman arayışına iterken, Kıbrıs’ın stratejik konumu bu iştahı kabartıyor. Ancak bu durumun vatandaşın cebine yansıyan faturası çok daha ağır.

Vatandaş Kendi Toprağında Kiracı Kalıyor

Peki, bu kontrolsüz mülk alımının sokaktaki adama etkisi ne? Çok basit; fiyatlar uçuyor, yerli halk kendi toprağında ‘yabancı’ statüsüne düşüyor. İsrail menşeli fonlar ve bireysel yatırımcılar piyasaya girdiğinde, konut fiyatları suni bir şekilde şişiriliyor. Kıbrıslı bir genç bugün ev sahibi olma hayali kurarken, karşısında dolar ve euro ile yarışan, piyasayı domine eden devasa bir sermaye gücü buluyor. Bu, sadece bir gayrimenkul artışı değil, bir demografik dönüşüm riskidir. Ekonomik olarak güçlenen bir azınlığın, bölgenin geleceğinde nasıl bir söz hakkına sahip olacağını tahmin etmek zor değil.

Sessiz işgal dediğimiz şey, tankla tüfekle değil, tapu dairesindeki kalemlerle yapılıyor. Mustafa Ergün Olgun’un yıllardır müzakere masalarında gördüğü tehlike, şimdi sokak aralarına kadar sızmış durumda. Eğer bugün mülkiyet yasalarında ve yabancıya satış kotasında ciddi bir frenleme yapılmazsa, yarın Kıbrıs’ta ‘milli egemenlik’ kavramı sadece kağıt üzerinde bir sembolden ibaret kalacak.

Sermayenin Rengi Yok Ama Hedefi Var

Ekonomide ‘para gelsin de nereden gelirse gelsin’ mantığı en büyük yanılgıdır. Gelen para beraberinde kendi kültürünü, kendi stratejisini ve kendi siyasi hedeflerini de getirir. İsraillilerin adaya olan bu ilgisi, sadece bir tatil evi alma merakı değil, Akdeniz’deki enerji koridorları ve güvenlik kuşağıyla doğrudan bağlantılıdır. Vatandaşın anlaması gereken asıl nokta şu: Bugün konut fiyatlarındaki o ‘rekor’ artışlar size kâr gibi görünebilir ama uzun vadede mülksüzleşen, toprak kaybı yaşayan ve ekonomik olarak kuşatılan bir toplumun maliyeti hiçbir rakamla ölçülemez.

Sonuç olarak piyasayı serbest bırakmak, onu sahipsiz bırakmak değildir. Kıbrıs’taki bu mülkiyet hareketliliği, acil bir denetim mekanizması ve stratejik bir sınırlama gerektiriyor. Aksi halde, bugün sessizce izlediğimiz bu emlak furyası, yarın geri dönüşü olmayan bir egemenlik krizine dönüşecek.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir