Sahadaki Taktik Yetmedi, Dualar Devreye Girdi
Milyon dolarlık bütçelerin, devasa stadyumların ve modern antrenman tekniklerinin havada uçuştuğu Süper Lig’de, futbolun sadece ‘ayakla’ oynanmadığına dair trajikomik bir iddia gündeme bomba gibi düştü. Küme düşme hattının 29 puanlık dar boğazında nefes almaya çalışan Antalyaspor, bu hafta sonu oynanacak kritik Galatasaray deplasmanı öncesinde yeşil sahalarda ender görülen bir ‘metafizik’ tartışmanın merkezine oturdu. Kulüp koridorlarından sızan bilgilere göre, teknik direktörün taktikleri yeterli gelmeyince çare ‘okunmuş su’ ve ‘hoca efendilerde’ aranmaya başlandı.
Sosyal Medyada Patlayan ‘Okunmuş Su’ İtirafı
Kırmızı-beyazlı camiayı ayağa kaldıran iddiaların fitilini, eski bir kulüp çalışanının zehir zemberek paylaşımları ateşledi. Paylaşımda dile getirilen detaylar, profesyonel bir spor kulübünden ziyade bir orta çağ masalını andırıyor. İddiaya göre, Antalyaspor yönetimi her iç saha ve deplasman maçına özel bir hocayı kafileye dahil ediyor. Bununla da yetinilmeyip, kulüp aracıyla getirilen bir kadına para karşılığında su okutulduğu ve bu suyun maçlardan önce stadın zeminine serpiştirildiği öne sürüldü. Stres yönetiminin bilimsel yöntemler yerine neden doğaüstü güçlere emanet edildiği ise büyük bir merak konusu.
Başkan Rıza Perçin: Ne Var Bunda?
Tartışmaların odağındaki isim olan Antalyaspor Kulübü Başkanı Rıza Perçin, konuya dair yaptığı açıklamalarla şaşkınlığı bir kat daha artırdı. Perçin, iddiaları reddetmek yerine durumu son derece insani ve olağan bir çerçeveye oturtmayı tercih etti. 29 kişilik yönetim kurulunda her türlü inançtan insanın olduğunu belirten Başkan, ‘Herkesin bir hacısı, hocası olabilir’ diyerek durumu savundu. Kendi sağlık sorunları döneminde kendisine de muskalar geldiğini ve dualı sular içtiğini hatırlatan Perçin, kulüp içindeki bu ruhani desteğin abartılmaması gerektiğini ifade etti.
Sistem Sorunu mu, Çaresizlik mi?
Türk futbolunda başarısızlığın faturasını her zaman teknik direktörlere veya futbolculara kesmeye alışığız. Ancak Antalyaspor örneğinde görüldüğü üzere, başarısızlık korkusu modern bilimi ve spor etiğini bir kenara itip, umudu bir bardak okunmuş suda aramaya kadar varabiliyor. Küme düşme hattındaki bir takımın kurtuluşu sahada basılmadık yer bırakmayan futbolcularda değil de, stadın zeminine dökülen sularda araması, futbolumuzun profesyonellikten ne kadar uzaklaştığının da bir kanıtı niteliğinde.
Galatasaray Deplasmanı Öncesi Büyük Gerilim
Cumartesi günü liderlik mücadelesi veren Galatasaray ile deplasmanda karşılaşacak olan Antalyaspor’da bu tartışmaların motivasyonu nasıl etkileyeceği bilinmiyor. Taraftarlar sosyal medyada ikiye bölünmüş durumda. Bir kesim bu durumu ‘manevi destek’ olarak görürken, diğer kesim ise profesyonel bir kulübün bu tür batıl inançlarla anılmasının marka değerine zarar verdiğini savunuyor. Sahaya dökülen suların Galatasaray karşısında işe yarayıp yaramayacağını ise sadece 90 dakikanın sonunda göreceğiz. Ancak görünen o ki, Antalyaspor sadece rakipleriyle değil, kendi içindeki bu ‘mistik’ krizle de mücadele etmek zorunda kalacak.






