Sokaklar Yıkılıyor! Tam 24 Yıl Sonra Gelen Zaferin Ardından…
Ulan var ya, bu haberi duyunca benim bile gözlerim doldu! Gece uyuyamadım sevinçten. Sokaklara bir çıktım, millet birbirine sarılıyor, kimse kimseyi tanımıyor ama herkesin gözünde aynı ışıltı, aynı gurur. Kornalar susmak bilmedi, bayraklar camlardan sarktı, tezahüratlar inletti mahalleyi… İşte bu be! İşte bu bizim milletimiz! Türkiye, 2026 Dünya Kupası’na gidiyor arkadaşlar. Dile kolay, tam 24 yıl sonra!
Dün geceki Kosova maçı… Vallahi tansiyonum çıktı, inanamadım maç sonuna kadar. Ama bizim çocuklar, o yürekleriyle bir kez daha sahada destan yazdı. Play-off finalinde o son düdük çaldığında, sadece sahadaki oyuncular değil, bu ülkenin dört bir yanındaki milyonlar da adeta havalara uçtu. Kafelerde, evlerde, meydanlarda; herkes tek bir ağızdan aynı tezahüratı yapıyordu: “Türkiye! Türkiye!”
Bitmeyen Özlem Son Buldu: 2002’den Bu Yana Neler Yaşandı?
Tam 24 yıl oldu be kardeşler! En son 2002’de Güney Kore ve Japonya’da esmişti o rüzgar. Üçüncülükle dönmüştük, tüm ülke tek yürek olmuştuk. Hani Nuri Alço’nun ‘gazoz’ sahnesi vardır ya, o maçların heyecanını öyle bir şey kesebilirdi belki. O günden sonra hep bir burukluk, bir özlem vardı içimizde. Kaç jenerasyon geldi geçti, kaç kez ‘bu sefer olacak’ dedik, ama hep bir şeyler eksik kaldı. Avrupa Şampiyonaları’na gitsek de, Dünya Kupası farklı bir olay. Orası futbolun zirvesi, en büyük vitrini.
Yıllarca bu hasretle yandık kavrulduk. Her eleme grubunda, her play-off maçında umutlandık, hayal kırıklıkları yaşadık. Ama bizim “Bizim Çocuklar” pes etmedi. Son maça kadar tırnaklarıyla kazıya kazıya geldiler. Bu sadece bir futbol başarısı değil, koca bir ulusun yıllanmış özleminin, umudunun ve inancının zaferi oldu.
Başkanın Mesajı: Gönüllere Su Serpen Sözler
Cumhurbaşkanı da boş durmamış tabii, bizim çocukları bağrına basmış. “Ay yıldızlı bayrağımızı 24 yılın ardından futbolun bu en büyük sahnesinde dalgalandıracak olan Millî Takımımıza başarılar diliyorum” demiş. Milletin gönlünü okşayan sözler bunlar. Her sporcuyu alınlarından öpüyorum demesi de, o formayı terleten her bir gence verilen değeri gösteriyor. Biz de tribünden, ekran başından, sokaktan, kahveden… Alnınızdan öpüyoruz be çocuklar! Ne gurur yaşattınız bize!
Şimdi Sıra Dünya Sahnesinde: Yeni Rakipler, Yeni Umutlar
Şimdi önümüzde Avustralya’sı var, Paraguay’ı var, Amerika’sı var… Kolay rakip yok bu seviyede. Ama dün geceki gibi yüreklerini ortaya koyarlarsa, o ay-yıldızlı formayı terletirken kanlarının son damlasına kadar mücadele ederlerse, hiç şüphem yok ki o gruptan çıkarlar. Hatta Cumhurbaşkanımızın da dediği gibi, “İnşallah finale kadar gideceğiz” inancımız tam. Neden olmasın? 2002’de üçüncü olduysak, şimdi neden daha fazlasını başarmayalım?
Bu sadece bir turnuva değil, bu milletin morali, gururu, birlik ve beraberlik ruhu. Milli Takımımız sahadaki her topa vurduğunda, her gol attığında, bu ülkenin her bir ferdi aynı anda ayağa kalkacak, aynı anda sevinecek, aynı anda haykıracak. Bu heyecanı bize yaşatan herkese helal olsun! Artık gözümüz kulağımız kura çekimlerinde, sonra da o büyük şölende!






