Milyon Euro’luk Kadro Başkent Duvarına Çarptı
Beyler, bayanlar; RAMS Park’ta bu gece sadece bir futbol maçı kaybedilmedi, Galatasaray’ın sezon başından beri kurduğu o ‘her kulvarda kupa’ hayali de resmen ağır bir darbe aldı. Ziraat Türkiye Kupası çeyrek finalinde, kağıt üzerinde mutlak favori görünen sarı-kırmızılı ekip, Natura Dünyası Gençlerbirliği’ne 2-0 boyun eğerek turnuvaya veda etti. Peki, bu sadece bir skor tabelası meselesi mi? Tabii ki hayır. Bu, milyon Euro’luk kadroların, sahada doğru kurgulanmayan planlar karşısında nasıl eridiğinin ve yönetimin ‘başarı’ bilançosuna yazılan dev bir eksi puanın hikayesidir.
Maçın ilk yarısı tam bir uyku hapı tadındaydı. Orta sahada top çeviren ama üretkenlikten fersah fersah uzak bir Galatasaray izledik. RAMS Park tribünleri gol beklerken, sahada ‘vakit geçsin de gidelim’ havasında bir futbol vardı. İlk 45 dakikada iki takım da kaleyi bulmakta zorlanınca, devre arasına 0-0’lık sessizlikle girildi. Ancak bu sessizlik, aslında ikinci yarıdaki fırtınanın habercisiymiş.
Gençlerbirliği Sahada Ders Verdi
İkinci yarıya adeta ‘ben buraya teslim olmaya gelmedim’ diyerek başlayan bir Başkent temsilcisi vardı. 51. dakikada gelişen hızlı hücumda Fıratcan Üzüm, Galatasaray defansının derin uykusundan faydalanıp topu ağlara gönderdiğinde statta buz gibi bir hava esti. Cimbom bu şoku atlatmaya çalışırken, 83. dakikada sahneye çıkan Adama Traore, durumu 2-0 yaparak fişi tamamen çekti. Son şampiyon Galatasaray, kendi evinde taraftarının önünde havlu atarken; Gençlerbirliği adını yarı finale yazdırarak büyük bir sürprize imza attı.
Osimhen’in Alçılı Kolu ve Sinir Harbi
Maçın en can alıcı noktası ise hiç kuşkusuz Victor Osimhen’in oyuna girişiydi. 78. dakikada kolunda alçıyla, adeta ‘kurtarıcı’ sıfatıyla sahaya sürülen Nijeryalı yıldızın hali, aslında teknik heyetin çaresizliğinin bir fotoğrafı gibiydi. Dünyanın en pahalı forvetlerinden birini, bitime 12 dakika kala böyle bir kaosun içine atıp mucize beklemek, ekonomi dilinde söylersek ‘yüksek riskli ama getirisi olmayan bir yatırım’ hamlesiydi. Osimhen elinden geleni yapsa da mağlubiyete engel olamadı.
Maç bittiğinde ise asıl film o zaman koptu. Hakem Oğuzhan Aksu’nun bitiş düdüğüyle birlikte sinirlerine hakim olamayan Osimhen, hakeme sert bir tepki gösterdi. Bu tepkinin karşılığı sarı kart oldu ama Nijeryalıyı sakinleştirmek kolay olmadı. Takım arkadaşlarının araya girmesiyle olay yerinden uzaklaştırılan Osimhen’in o hırslı ama bir o kadar da sinirli hali, takımın üzerindeki baskının ne boyutta olduğunu gösteriyor.
Derbi Öncesi Moral Kasasında Büyük Delik
Şimdi asıl soru şu: Bu elenişin ekonomik ve psikolojik faturası ne olacak? Hafta sonu kapıda bekleyen bir Fenerbahçe derbisi varken, kupadan bu şekilde elenmek camianın moral kasasında ciddi bir açık oluşturdu. Kupa geliri, maç başı primler ve en önemlisi taraftarın güveni şu an sarsılmış durumda. Gençlerbirliği, yarı finalde Samsunspor-Trabzonspor eşleşmesinin galibini beklerken; Galatasaray’da taşlar yerinden oynayabilir. Bu mağlubiyet sadece bir eleniş değil, derbi öncesi çalınan bir alarm zili olarak okunmalı.






