Sahada Planlama Hatası: 4 Net Pozisyon Çöpe Gitti
İstanbul’un en kaotik semtlerinden birinde, Kasımpaşa’nın dar sokaklarına sıkışmış o statta dün gece sadece futbol değil, bir şehrin hafta sonu keyfi de trafiğe takıldı. Recep Tayyip Erdoğan Stadı’nın ışıkları sönerken, taraftarın yüzündeki o öfkeli ifade aslında her şeyi özetliyordu. Teknik direktör Radoi’nin maç sonu açıklamaları ise adeta bir kentsel dönüşüm feryadı gibiydi. Sahada organize olamayan, girdiği pozisyonları hovarda bir müteahhit gibi harcayan bir takım vardı. Radoi, maçın ardından düzenlenen basın toplantısında kelimeleri mermi gibi kullandı ama bu, kaybedilen üç puanın geri gelmesine yetmedi.
Radoi’nin açıklamalarındaki o ‘beklediğimiz gibi olmadı’ itirafı, aslında sahadaki plansızlığın en net kanıtı. Maç boyunca tam 4 tane yüzde yüzlük gol pozisyonuna girip de bunları değerlendirememek, şehrin en işlek caddesinde bitmeyen yol çalışması yapmakla eşdeğerdir. Taraftar gol beklerken, futbolcuların beceriksizliği tribünleri çileden çıkardı. Radoi, ‘Bu pozisyonları değerlendirebilsek her şey farklı olabilirdi’ diyor ama futbol ‘keşkelerle’ değil, tabelayla yönetilen bir oyun. Sahadaki bu verimsizlik, Kasımpaşa taraftarının sabrını çoktan taşırmış durumda.
Savunma Hattı Mı Yol Geçen Hanı Mı?
Yenilen gollere baktığımızda ise tam bir altyapı felaketi görüyoruz. Savunma hattındaki o boşluklar, İstanbul trafiğindeki emniyet şeridi ihlalleri kadar can sıkıcı. Radoi, yediğimiz gollere bakınca hataları bir an önce düzeltmemiz gerekiyor derken aslında takımın temel kolonlarının sallandığını itiraf ediyor. Bir takımın savunması bu kadar kolay teslim oluyorsa, orada bir yönetim ve disiplin sorunu var demektir. Hatalardan ders çıkarmak bir temenni değil, bir zorunluluktur. Ancak biz bu ‘ders çıkarma’ masalını her hafta dinlemekten bıktık usandık.
Kasımpaşa’nın bu dağınık görüntüsü, sadece bir teknik adamın sorunu değil, sahaya yansıyan bir ruhsuzluk problemidir. Şehrin takımı iddiasıyla sahaya çıkıp, böylesine basit hatalarla rakibe boyun eğmek, bu formayı terletenlerin ve o taktik tahtasının başında duranların sorumluluğundadır. Radoi için çanlar çalıyor mu bilinmez ama taraftarın sosyal medyadaki isyanı, stat çıkışındaki o öfkeli kalabalık çok şey anlatıyor. Kimse kusura bakmasın; bu kadar net pozisyonun harcandığı, savunmanın kevgire döndüğü bir maçın ardından ‘üzgünüz’ demek, vatandaşa ‘hizmet veremiyoruz ama çok üzgünüz’ demekle aynı şeydir.
Bu Şehir Bu Skoru Hak Etmiyor
Hataların bir an önce düzelmesi gerektiğini söyleyen Radoi, aslında bir anlamda kendi geleceğini de tartışmaya açıyor. Eğer bu hatalar bir sonraki maçta da devam edecekse, o basın toplantısı odasında oturmanın da bir manası kalmıyor. Şehir yorgun, taraftar bıkkın ve artık mazeret değil, icraat bekleniyor. Kasımpaşa gibi köklü bir semtin takımı, sahada böylesine savruk bir görüntü sergileyemez. Önümüzdeki günlerde bu hataların nasıl ‘onarılacağını’ hep birlikte izleyeceğiz ama görünen o ki, bu enkazı kaldırmak sanıldığından çok daha uzun sürecek.






