Tarihi Kupa İçin New York’ta Dev Düello Başladı
Dünya Kupası tarihinin en görkemli buluşmalarından biri Amerika Birleşik Devletleri’nin New York şehrindeki MetLife Stadyumu’nda gerçeğe dönüştü. Futbol tarihinde ilk kez, son Avrupa Şampiyonu ile son Copa América Şampiyonu, Dünya Kupası’nın en büyük kupası için kozlarını paylaşıyor. 82 bin 500 seyirci kapasiteli ve 1,6 milyar avro yatırımla inşa edilen bu devasa stadyumda oynanan müsabakanın başlama vuruşunu Arjantin yaptı. Dev final öncesi gerçekleştirilen kapanış töreninde Robbie Williams, Tom Cruise, Laura Pausini, Nicole Scherzinger ve IShowSpeed gibi dünyaca ünlü yıldızlar sahne alırken, ABD milli marşını ödüllü sanatçı Jennifer Hudson seslendirdi. Arjantin ulusal marşını ise María Becerra yorumladı.
Saha İçinde Sert Mücadele ve Kritik Pozisyonlar
Karşılaşmanın başlamasıyla birlikte sahada taktiksel bir savaş baş gösterdi. İspanya’da Dani Olmo’nun yönlendirdiği akınlarda Lamine Yamal ve Oyarzabal ile etkili pozisyonlar üretildi. Kaleci Emiliano Martínez, İspanyol oyuncuların tehlikeli şutlarında kalesini gole kapattı. Arjantin savunmasının önemli isimlerinden Lisandro Martínez, İspanya’nın kontra atağını kesmek amacıyla Oyarzabal’a yaptığı sert müdahalenin ardından maçtaki ilk sarı kartı gördü. İspanya adına sol kanattan Cucurella ile geliştirilen hücumlar ve Dani Olmo’nun hatlar arasındaki hareketliliği Arjantin kalesini zorlamaya devam ediyor. Real Madrid’in yeni sol beki Cucurella’nın topuk pası denemesi ise savunmada Montiel tarafından engellendi. İlk yarının ilerleyen dakikalarında Tagliafico’nun Lamine Yamal’a yaptığı faule ve Mac Allister’ın Dani Olmo ile Pedro Porro’ya yönelik sert müdahalelerine hakem kart göstermedi. Oyunun bu bölümünde Lionel Messi henüz tam olarak ağırlığını koyamazken, İspanya yüksek presle topa sahip olmayı sürdürüyor.
Takımların Sahaya Çıktığı İlk 11 Kadroları
İspanya Teknik Direktörü Luis de la Fuente tarihi maça; Unai Simón, Pedro Porro, Laporte, Cubarsí, Cucurella, Rodri, Fabián, Dani Olmo, Baena, Lamine Yamal ve Oyarzabal tertibiyle başladı. Fransa maçında sağ arka adalesinde hafif ödem oluşan Pedro Porro, fizyoterapistlerin yoğun tedavisiyle maça yetiştirilerek ilk 11’deki yerini almayı başardı. Arjantin tarafında ise teknik direktör Lionel Scaloni; Dibu Martínez, Montiel, Cuti Romero, Lisandro Martínez, Tagliafico, De Paul, Enzo Fernández, Mac Allister, Nico González, Messi ve Julián Álvarez 11’ini tercih etti. Lionel Scaloni’nin geçmişte 2017 yılında UEFA Pro antrenörlük lisansı alırken hocalarından birinin Luis de la Fuente olması, iki teknik adam arasındaki bağı daha da özel kılıyor.
MetLife Stadyumu Çevresinde Güvenlik ve Organizasyon Sıkıntısı
ABD Başkanı Donald Trump’ın stadyuma gelişiyle birlikte geniş güvenlik önlemleri uygulandı. Ancak bu durum, FIFA’nın kapı organizasyonundaki eksikliklerle birleşince büyük bir karmaşaya sahne oldu. Gazetecilerin stadyuma giriş yaptığı tek kapıda oluşan yığılmalar nedeniyle yüzlerce basın mensubu saatlerce sıra bekledi. Tabela eksikliği ve yetkililerin koordinasyonsuz yönlendirmeleri kapılarda gerginlik yaratırken, VIP ve genel izleyici alanlarında ise girişlerin daha düzenli gerçekleştiği aktarıldı. Tribünlerdeki dağılımda Arjantinlilerin ezici bir üstünlüğü bulunuyor; yaklaşık 70 bin Arjantinli taraftara karşılık stadyumda 10 bin İspanyol futbolsever yer alıyor.
Siyasi Yankılar ve Bask Bölgesi’ndeki Protestolar
Final maçı öncesinde İspanya’nın iç siyasetinde ve yerel bölgelerinde farklı gelişmeler yaşandı. Başbakan Pedro Sánchez, TVE’ye yaptığı açıklamalarda Luis de la Fuente ve genç oyuncuların başarısını överken, ‘Finaller oynanmaz, kazanılır’ diyerek takıma desteğini belirtti. Sánchez ayrıca şeref tribününde ABD Başkanı Trump ile bir araya gelerek ABD’nin bağımsızlığının 250. yılı ve başarılı organizasyon için tebriklerini ileteceğini dile getirdi. Diğer taraftan Bask Bölgesi’ndeki Bilbao ve San Sebastián şehirlerinde radikal gruplar İspanya karşıtı pankartlar asarken, Vitoria-Gasteiz’de kurulan dev ekranın yakınlarında İspanyol bayraklı bir araca şişe fırlatıldı. Polis bu yasa dışı pankartları kaldırırken, bölgedeki gençlerin ve çocukların İspanya formalarıyla maçı takip etmesi dikkat çekti. Madrid’deki Movistar Arena’da ise 15 bin taraftar DJ Nano’nun performansıyla final coşkusunu yaşıyor.
Yıldızların İstatistik Savaşı ve Tarihi Rekabet Bilançosu
Final maçı, turnuvanın en çok dribling yapan iki ismi olan Lionel Messi (25) ile Lamine Yamal’ı (22) karşı karşıya getiriyor. 39 yaşındaki Messi, bu turnuvada attığı 8 golle Dünya Kupası tarihindeki toplam gol sayısını 21’e çıkararak rekorunu tazeledi. İspanya’da ise Rodri, turnuva genelinde yaptığı 694 pasla pas lideri olurken, 83,8 kilometre ile en çok koşan oyuncu konumunda. İki takım arasındaki 14 maçlık tarihi rekabette her iki ülkenin de 6’şar galibiyeti bulunurken, 2 karşılaşma berabere sonuçlandı. İspanya bu maçı kazanması halinde Dünya Kupası, Euro, Olimpiyatlar ve Kadınlar Dünya Kupası’nı aynı dönemde elinde bulunduran ilk ülke olarak tarihe geçecek. Arjantin ise kazanması durumunda dördüncü kez dünya şampiyonu unvanını elde edecek.
Geçmiş Karşılaşmalar ve Takımların Final Yolları
İki ülke arasındaki son resmi Dünya Kupası müsabakası 13 Temmuz 1966’da Villa Park’ta oynanmış ve Arjantin, Luis Artime’nin golleriyle sahadan 2-1 galip ayrılmıştı; İspanya’nın tek golünü ise Pirri kaydetmişti. En son hazırlık maçı ise 27 Mart 2018’de Riyadh Air Metropolitano’da oynanmış ve İspanya, Isco’nun hat-trick yaptığı maçta Arjantin’i 6-1 mağlup etmişti. İki ülkenin ortak efsanesi Alfredo Di Stéfano ise her iki milli takımda da oynamış ancak kariyeri boyunca hiç Dünya Kupası’nda forma giyememişti. Arjantin bu finale gelirken grup aşamasında Cezayir’i 3-0, Avusturya’yı 2-0 ve Ürdün’ü 3-1 yendi; ardından sırasıyla Yeşil Burun Adaları, Mısır, İsviçre ve yarı finalde İngiltere’yi geçerek adını finale yazdırdı. İspanya ise yarı finalde Fransa’yı elerken yüzde 51 topa sahip olma oranı yakalamış ve turnuva genelinde kalesinde sadece bir gol görmüştü.
Kaynak: Elmundo






