Süper Lig’de Avrupa kupalarına katılım mücadelesi veren iki devin randevusu, futbolseverlere unutulmaz bir akşam yaşattı. Başakşehir Fatih Terim Stadı’nda oynanan karşılaşma, sadece üç puanın değil, aynı zamanda prestijin ve taktiksel disiplinin de sınandığı bir arena oldu. Beşiktaş, zorlu deplasmanda rakibini 3-2 mağlup ederek hem Avrupa potasındaki yerini sağlamlaştırdı hem de ligin bitimine doğru vites yükselttiğini kanıtladı. Maç öncesinde Wilfred Ndidi’nin babasının cenaze töreni nedeniyle kadroda yer alamaması Beşiktaş adına duygusal bir eksiklik yaratsa da, takımın sahaya yansıttığı karakter bu zorluğun üstesinden geldi.
Hyeo gyu Oh ve Orkun ile Gelen Tarihi Seri
Beşiktaş’ın yeni transferi Hyeo gyu Oh, siyah-beyazlı formayla sahaya çıktığı ikinci maçında da fileleri sarsarak taraftarın sevgilisi olma yolunda dev bir adım attı. Güney Koreli forvet, sadece golüyle değil, Orkun’un golündeki asistiyle de maçın yıldızı oldu. İstatistikler, Oh’un bu performansının sıradan bir başlangıç olmadığını gösteriyor; zira kendisi 2005/06 sezonunda efsane isim Ailton’dan bu yana Beşiktaş formasıyla çıktığı ilk iki lig maçında da gol atan ilk forvet olarak kulüp tarihine geçti. Bu durum, yönetim ve teknik heyetin transfer başarısını da perçinlemiş oldu.
Orta saha kurgusunda ise Orkun Kökçü, yakaladığı muazzam formu bir üst seviyeye taşıdı. Üst üste dördüncü lig maçında da ağları havalandıran Orkun, takımın hücum hattındaki en güvenilir ismi haline geldi. Sergen Yalçın’ın sağ bekte Amir Murillo ve stoperde Tiago Djalo hamleleri, takımdaki forma rekabetini diri tuttuğunu gösterdi. El Bilal Toure’nin erken sakatlanarak oyundan çıkması her ne kadar planları bozsa da, Rashica’nın tecrübesi oyunun dengelenmesinde kritik rol oynadı.
Genç Mustafa’nın Altın Golü ve Taktiksel Zafer
Maçın senaryosu adeta bir gerilim filmini andırıyordu. Başakşehir, Selke ve Bertuğ Yıldırım ile skora tutunmaya çalışsa da, Beşiktaş’ın pes etmeyen ruhu son saniyede bir kez daha sahneye çıktı. 90+7. dakikada genç yetenek Mustafa Hekimoğlu’nun attığı galibiyet golü, stadyumdaki heyecanı zirveye taşıdı. Uzmanlar, Sergen Yalçın’ın geriye düştüğü anlarda dahi oyun disiplininden kopmadan yaptığı hamlelerin zaferde başrol oynadığı konusunda birleşiyor. Bu galibiyet, Beşiktaş’ı 40 puana taşıyarak 5. sıradaki yerini perçinlemesini sağladı.
Başakşehir cephesinde ise 8 maçlık yenilmezlik serisinin kendi evinde son bulması büyük bir moral bozukluğu yarattı. 33 puanda kalan ev sahibi ekip, Avrupa yarışında ağır bir yara alırken, Beşiktaş’ın sergilediği bu dirençli futbol, ligin geri kalanı için rakiplerine ciddi bir gözdağı verdi. Beşiktaş için bu sonuç sadece bir galibiyet değil, aynı zamanda yeni bir dönemin ve genç yeteneklerin yükselişinin simgesi oldu.






