Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Dosyayı Yeniden Ele Aldı
Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki 5 kişinin 25 Mart 2009’da hayatını kaybettiği helikopter kazasına ilişkin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada kritik adımlar atıldı. Yazıcıoğlu ailesinin avukatı Kemal Yavuz Ekici, yürütülen soruşturmanın detaylarını ve dosyaya giren yeni iddiaları kamuoyuyla paylaştı. Soruşturma kapsamında adliyeye sevk edilen 27 şüpheliden 19’u tutuklanırken, 8 kişi hakkında adli kontrol kararı verildi.
Enver Altaylı İsmi ve 11 Dakikalık Fark Soruşturmada
Avukat Kemal Yavuz Ekici, dosyaya yeni bir boyut kazandıran Enver Altaylı gelişmesine dikkat çekti. Olay günü saat 15.15’te Büyük Birlik Partisi yetkililerinden birine Altaylı kaynaklı olarak helikopterin düştüğü bilgisinin ulaştığını belirten Ekici, helikopterin tahmini düşüş saatinin 15.00 dolaylarında olması sebebiyle bu detayın son derece kritik olduğunu ifade etti. Yaşamını yitiren İHA muhabiri İsmail Güneş’in 112 Acil Servis’i arama saatinin 15.26 olduğunu hatırlatan Ekici, aradaki 11 dakikalık farkın önemine değinerek, Altaylı’nın profili göz önüne alındığında bu bilginin basından önce partiye iletilmesinin düşündürücü olduğunu söyledi.
Ekici ayrıca, Enver Altaylı’nın o dönem arama kurtarma faaliyetlerinin başında yer alan, askeri ve sivil personeli sevk ve idare eden emekli jandarma yarbay Ercüment Güler ile bağlantılı olduğu yönündeki iddiaları dile getirdi. Bu durumun doğrulanması halinde, bilginin kaynağına ulaşılarak sürecin organize bir yapı eliyle yürütüldüğünün kesinleşeceğini belirtti.
Soruşturma Üç Ayrı Boyutta İnceleniyor
Kazanın hukuki sürecini helikopterin kiralanması, olayın meydana geldiği an ve sonrasındaki arama kurtarma faaliyetleri olmak üzere üç aşamada ele aldıklarını aktaran Ekici, arama kurtarmanın gereği gibi yapılmaması sebebiyle geçmişte birçok kamu görevlisinin cezalandırıldığını hatırlattı. Olayın örgütlü bir yapı tarafından gerçekleştirildiğine dair ısrarlarına rağmen dosyanın daha önce parçalandığını söyleyen Ekici, davanın Ankara’ya taşınmasının ardından Adalet Bakanlığı ve savcıların yürüttüğü titiz çalışmadan memnuniyet duyduklarını dile getirdi.
Jet Pilotları Sorgulandı ve Tutuklandı
Helikopteri düşürdüğü iddia edilen jet uçaklarından HH-721 kodlu F-4 uçağinin iki pilotunun sorgulanarak tutuklandığını açıklayan Ekici, diğer şüpheliler MJ-524 kodlu F-16 pilotu ile HK-046 kodlu pilotun ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığını belirtti. Pilotlardan Ali Armağan’ın ve eşinin FETÖ ve Adil Öksüz ile doğrudan bağlantılarının tespit edildiğini ifade eden Ekici, helikopterin üzerindeki kritik cihazları söken kişilerin de FETÖ mensubu çıktığını ve bu kişilerin 15 Temmuz’da Cumhurbaşkanına yönelik suikast girişiminde rol aldıklarını söyledi. Kahramanmaraş’ta 7 yıl boyunca bekletilen dosyanın Ankara’ya nakledilmesiyle birlikte asıl şüpheliler üzerine gidildiğini vurguladı.
“Uçan Tabut” Uyarısı ve Helikopter Kiralama Süreci
Helikopterin kiralama sürecine dair de bilgiler veren Ekici, Muhsin Yazıcıoğlu’nun bu tür organizasyonlar için iş adamı dostu Ahmet Demir’den yardım istediğini ancak kendisinden habersiz şekilde parti içinden yetkililerin kazaya karışan Bell 206L-4 LongRanger IV tipi helikopteri kiraladığını söyledi. Ahmet Demir’in Yazıcıoğlu’nu arayarak “Bu uçan bir tabut, bunun yerine kötü bir minibüsle gidin ama bu helikoptere binmeyin” uyarısında bulunmasına rağmen bu uçuşun gerçekleştirildiğini iddia etti. Ekici ayrıca, program için daha donanımlı olan Agusta AW119 Koala tipi helikopterin Sivas’ın yakın ilçelerine, daha zayıf olan düşen helikopterin ise Sivas, Çağlayancerit ve Yerköy güzergahına tahsis edilmesini sorguladıklarını ekledi.
Çağlayancerit Israrı ve Kör Nokta Detayı
Muhsin Yazıcıoğlu’nun aslında Çağlayancerit programına gitmek istemediğini, dosyadaki ifadelere göre dönemin belediye başkan adayı Bekir Kılıç’ın ısrarları üzerine gitmeye karar verdiğini belirten Ekici, Yazıcıoğlu’nun “Beni öldürecek misiniz? Bu helikopter işi nereden çıktı?” şeklindeki serzenişlerinin dava dosyasında yer aldığını kaydetti. Çubuk mitinginin iptal edilerek Çağlayancerit’e öncelik verilmesini ve kazanın meydana geldiği yerin askeri radarların kör noktası olmasını manidar bulduklarını belirten Ekici, bu kör noktaların yalnızca Hava Kuvvetleri tarafından bilinebileceğine dikkat çekti.
Kaynak: Haber Optimum






