Tarihin Gölgesinde Bir Lezzet Yolculuğu Başlıyor
Sivas, kadim tarihi ve zengin kültürel birikimiyle Anadolu’nun mutfak haritasında en parlak yıldızlardan biri olmaya devam ediyor. Kentin binlerce yıllık mirasını sofralara taşıyan bu özel etkinlik, sadece karın doyurmak için değil, unutulmaya yüz tutmuş gelenekleri yeniden canlandırmak amacıyla kapılarını açıyor. Sivas Valiliği koordinesinde düzenlenen organizasyon, şehrin gastronomi potansiyelini modern dünyayla buluşturarak kentin kültürel hafızasını tazeliyor.
Atatürk ve Kongre Müzesi Bahçesi’nin tarihi atmosferi, bu yıl bambaşka bir heyecana ev sahipliği yapacak. Selçuklu’dan Osmanlı’ya, oradan Cumhuriyet’in kuruluşuna tanıklık etmiş bu kadim kentin damak çatlatan tarifleri, 21 Mayıs 2026 Perşembe günü saat 11.00’den itibaren gün yüzüne çıkıyor. Sivas mutfağı, sadece bir beslenme biçimi değil, aynı zamanda bölgenin iklimini, coğrafyasını ve insanının misafirperverliğini yansıtan yaşayan bir kütüphane niteliği taşıyor.
Pöçten Divriği Pilavına Gastronomi Şöleni
Programın detayları incelendiğinde, ziyaretçileri adeta bir zaman tünelinde yolculuğun beklediği görülüyor. Açılış gününde sunulacak olan Limon Çorbası, Sac Katmeri ve Gözleme gibi yöresel dokunuşlar, öğleden sonra yerini mutfağın en prestijli yemeklerine bırakacak. Sivas’ın tescilli lezzetleri olan Pöç ve Sivas Kellesi, gastronomi meraklıları için unutulmaz bir deneyim vadediyor. Özellikle Divriği Pilavı ve Kuru Kaymak gibi hazırlanması büyük emek ve ustalık isteyen tatlar, kentin mutfak zenginliğinin ne kadar derin olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.
Ulaş’ın meşhur etli pidesinden Sivas Köftesi’ne, mumbar dolmasından helva çeşitlerine kadar geniş bir yelpazede sunulacak ikramlar, kentin her ilçesinin kendine has bir lezzet kimliği olduğunu gösteriyor. Bu zenginlik, yerel kalkınmanın ve turizmin canlanması adına büyük bir stratejik fırsat sunarken, Sivas’ın gastronomi turizminde hak ettiği yere gelmesi için güçlü bir zemin hazırlıyor.
Sadece Tadım Değil Kültürel Bir Birikim
Etkinliklerin sadece yemek sunumlarıyla sınırlı kalmaması, organizasyonun vizyonunu ortaya koyuyor. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Turizm Fakültesi iş birliğiyle düzenlenen çay ve kahve kültürü söyleşileri, mutfağın sosyolojik boyutunu ele alıyor. Akademik bakış açısıyla desteklenen bu süreç, Sivas lezzetlerinin nasıl markalaşabileceğine dair önemli ipuçları barındırıyor. Ayrıca halk oyunları gösterileri ve mahalleler arası kurulan gönül sofralarıyla, mutfağın birleştirici gücü en saf haliyle hissedilecek.
Vali Dr. Yılmaz Şimşek’in vurguladığı gibi, bu tür buluşmalar yerel üreticinin desteklenmesi ve geleneksel reçetelerin genç kuşaklara aktarılması için kritik bir noktada duruyor. Cuma günü gerçekleştirilecek olan yemek yarışması ve kadim bir gelenek olan ‘Hedik’ ikramı, Sivaslıların köklerine olan bağlılığını simgeliyor. Meydan Camii önündeki sabah çorbasından, okul bahçelerindeki ortak sofralara kadar her detay, Sivas’ın sıcaklığını ve bereketini tüm dünyaya duyurmayı hedefliyor.






