Kahve Karaciğer Kanseri ve Siroz Riskini Azaltıyor mu?
VM Medical Park Pendik Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Çağatay Ak, ABD’de 355 bin kişinin katılımıyla gerçekleştirilen kapsamlı bir araştırmanın verilerini değerlendirerek kahve tüketiminin karaciğer sağlığı üzerindeki kritik etkilerini açıkladı. Doç. Dr. Ak, düzenli kahve tüketiminin karaciğer yağlanması, enzim yüksekliği ve fibrozis olarak tanımlanan karaciğer sertleşmesi üzerinde olumlu etkileri bulunduğunu belirtti.
Araştırmalar Kahvenin Olumlu Etkilerini Destekliyor
Kahvenin karaciğer sağlığına olan faydalarını ortaya koyan çok sayıda bağımsız bilimsel çalışma bulunduğunu ifade eden Doç. Dr. Çağatay Ak, tek bir araştırmaya dayanarak kesin hüküm vermenin doğru olmadığını, ancak genel literatürün kahvenin karaciğer üzerinde önemli koruyucu etkileri olduğunu gösterdiğini söyledi. Çalışmaların kahve tüketiminin karaciğer enzim seviyelerini düşürebildiğini, yağlanmayı ve sertleşmeyi geriletebildiğini gösterdiğini kaydeden Ak, siroz hastalarında karaciğer kanseri gelişme riskinin de bu yolla azalabileceğine dair bulgular olduğunu aktardı. Uzman, kahvenin hiçbir zaman doğrudan bir tedavi aracı olarak görülmemesi, karaciğeri destekleyen yardımcı bir alışkanlık olarak kabul edilmesi gerektiğinin altını çizdi.
En Güçlü Veriler Günde 2-4 Fincan Kahveye İşaret Ediyor
Yapılan araştırmaların çok büyük bir kısmının günde 2 ila 4 fincan filtre kahve tüketimi üzerinden planlandığını dile getiren Doç. Dr. Ak, espresso ve Türk kahvesi gibi çekilmiş kahve türlerinin de benzer yararlı etkiler sunduğunu belirtti. Hazır kahve tüketimini ise tavsiye etmediklerini vurgulayan Ak; şeker, şurup ve krema katkılı kahvelerin karaciğere fayda yerine zarar getirebileceği uyarısında bulundu.
Kimler Kahve Tüketirken Temkinli Olmalı?
Kahve tüketiminin her birey için uygun olmayabileceğine dikkat çeken Doç. Dr. Çağatay Ak; kontrol altına alınmamış yüksek tansiyon, ciddi ritim bozukluğu, anksiyete, aktif gastrit veya reflü şikayetleri olan kişilerin kahve tüketimini sınırlandırması ya da bir süre kahveye ara vermesi gerektiğini ifade etti.
Karaciğer Hastalıklarının Temelinde Yaşam Tarzı Yatıyor
Kronik karaciğer rahatsızlıklarının en yaygın sebebinin metabolik karaciğer hastalığı olduğunu belirten Doç. Dr. Ak, karaciğer sağlığını korumak için öncelikle ideal kiloya ulaşılması, bel çevresinin kontrol edilmesi, haftada en az 150 dakika fiziksel egzersiz yapılması, alkol kullanımının sınırlandırılması, Akdeniz tipi beslenme düzeninin benimsenmesi ve gereksiz ilaç ile bitkisel ürün kullanımından kaçınılması gerektiğini açıkladı.
Kafeinsiz Kahve de Tercih Edilebilir
Kafeinsiz kahvenin de karaciğer sağlığı üzerinde olumlu etkileri bulunduğunu, ancak bu etkinin kafeinli kahve kadar güçlü olmadığını belirten Doç. Dr. Ak, karaciğer sağlığında sadece kafeinin değil; kahvenin yapısında yer alan klorojenik asitler, polifenoller ve antioksidan bileşenlerin de rol oynadığını söyledi. Kafein tüketmesinde sakınca bulunmayanlar için ideal seçeneğin kafeinli kahve olduğunu belirten Ak, kafeine hassasiyeti olanların ise kafeinsiz kahveyi güvenle tüketebileceğini sözlerine ekledi.
Kaynak: Haber Optimum





