Zamanla Yarış: Nefes Alamayan Bir Bebeğin Çığlığı
Dünyaya gözlerini yeni açmış bir can düşünün. Daha annesinin kokusuna doyamadan, ciğerlerine çekmesi gereken o ilk derin nefesin önünde devasa bir engel var. Tıpta adı ‘Pulmoner Atrezi’ olan, yani akciğer atardamarının gelişmemesi durumu, bu minicik bebeği daha yolun en başında hayatın kıyısına itti. Sokakta kime sorsanız ‘evlat’ der, ‘can’ der; işte o canın yaşaması için dakikaların bile hesabı yapıldı. Akciğerlerine kan gitmeyen, vücudu oksijensizlikle savaşan bebek için tek bir çare vardı: Tam donanımlı bir ambulans ve alanında uzman bir ekip.
Konya’da Kalp Kesişen Umutlar
Durumu kritikleşen bebek için Ankara ve çevre iller teyakkuza geçti. Başkent Üniversitesi Konya Uygulama ve Araştırma Hastanesi’nin kapıları, bu minik savaşçı için ardına kadar açıldı. Hastaneye ulaştığında durumu sadece ‘ciddi’ değil, ‘kritik’ sınırındaydı. Uzman doktorlar, bebeğin o zayıf kalp atışlarını duydukları an harekete geçti. Sokaktaki vatandaşın ‘mucize’ dediği o anlar, hastane koridorlarında ter döken hekimlerin titiz çalışmasıyla gerçeğe dönüşmek üzereydi. Yapılan ilk tetkiklerin ardından, kaybedecek bir saniye bile olmadığı anlaşıldı.
Cerrahi Mucize: Kalbe Yerleştirilen Yapay Damar
Ameliyathane ışıkları yandığında, içeride sadece bir operasyon değil, adeta bir yaşam mücadelesi veriliyordu. Bebeğin kalbi o kadar küçüktü ki, yapılan müdahale bir saat ustasının hassasiyetini gerektiriyordu. Kalp kateterizasyonu yapıldıktan sonra asıl büyük hamleye geçildi. Bebeğin kendi damarı işlevini yerine getiremediği için hayati önem taşıyan akciğer kan akışını sağlamak amacıyla kalbine yapay bir damar yerleştirildi. Bu yapay damar, bebeğin vücuduna oksijen taşıyacak olan o kutsal yolun ta kendisiydi. Operasyonun başarılı geçmesi, koridorda umutla bekleyen aile için dünyaların verilmesi demekti.
Yoğun Bakımdan Annesinin Kucağına
Ameliyat bitmişti ama savaş henüz sona ermemişti. O küçücük bedenin, yapılan bu büyük müdahaleyi kabul etmesi gerekiyordu. Yoğun bakım süreci, makinelerin sesi ve monitördeki grafiklerle geçen uykusuz geceler… Ancak beklenen müjde gecikmedi. Minik savaşçının genel durumu her geçen gün daha iyiye gitti, vücudu o yapay damarla uyum sağladı. Stabil hale gelen ve nihayet kendi başına nefes alabilen bebek, doktorlarının onayıyla taburcu edildi. Şimdi o minik yürek, sadece yapay bir damarla değil, ona emek verenlerin ve ailesinin sevgisiyle çarpıyor. Tıbbi takibi devam edecek olsa da, o artık hayata sımsıkı tutunmuş bir kahraman.






