MENÜ
17 Haziran 2026 Çarşamba
DOLAR 46,3125 ▲ %0,04
EURO 53,6559 ▼ %0,30
ALTIN 6.382,39 ▼ %1,00

Yelatan’da Seller Neden Vuruyor? Kaybedilen Sadece Yollar mı?

Sadece Yağmur Değil, Eksikler Vurdu

Niğde’nin Yelatan Köyü, geçtiğimiz günlerde şiddetli yağışların ardından bir kez daha sel sularıyla boğuştu. Kaymakam Muhammet Furkan Bektaş’ın İl Özel İdare ekipleriyle birlikte bölgeye yaptığı inceleme, anlık bir müdahale gibi görünse de, perde arkasında yatan büyük bir gerçeği gözler önüne seriyor: Biz bu döngüde neden sürekli kaybediyoruz? Yağmur, sadece yolları ve tarım alanlarını değil, aynı zamanda bölgenin altyapısındaki kronik zayıflıkları ve göz ardı edilmiş problemleri de su yüzüne çıkardı. Kaymakam’ın “Vatandaşlarımızın mağduriyet yaşamaması için tüm çalışmalar öncelikli olarak başlatılacak ve kısa sürede tamamlanacaktır” demesi, elbette iyi niyetli bir açıklama. Ancak veriler bize bu tür hızlı çözümlerin, aslında uzun vadeli kayıplara zemin hazırladığını fısıldıyor.

Yelatan Neden Sürekli Hedefte?

Yelatan Köyü’nün coğrafi yapısı, onu benzer doğal afetlere karşı maalesef savunmasız kılıyor. Toprak yapısının suyu emme kapasitesinin sınırlı olması, eğimli araziler ve dere yataklarının zamanla doldurulması veya daraltılması gibi faktörler, her şiddetli yağmurda köyü adeta bir dere yatağına çeviriyor. Geçmiş yıllardaki benzer olaylara dönüp baktığımızda, geçici önlemlerin kalıcı bir çözüm sunmadığını acı bir şekilde görüyoruz. Her sel sonrası onarılan yollar, yeniden düzenlenen tarlalar, bir sonraki büyük yağmurda yine aynı kaderi paylaşıyor. Bu durum, bize gösteriyor ki sorun, sadece yağan yağmurun miktarı değil; aynı zamanda suyun doğru yönetilememesi, yetersiz drenaj sistemleri ve belki de yıllardır ertelenen altyapı yatırımları.

Vatandaşın Gözünden Hasar ve Beklentiler

Köy sakinleri için bu, sadece birkaç bozuk yol veya çamur yığını anlamına gelmiyor. Yelatan’ın ekonomisi büyük ölçüde tarım ve hayvancılığa dayalı. Sel suları, ekili alanları kullanılamaz hale getirirken, hayvanların yaşam alanlarını da tehdit ediyor. Bir çiftçinin aylarca emek vererek yetiştirdiği ürünün bir gecede sular altında kalması, sadece maddi bir kayıp değil, aynı zamanda büyük bir moral çöküntüsü. Köylülerin Kaymakam Bektaş’a aktardığı talepler, aslında sadece anlık onarımların ötesinde, gelecek kaygısını da yansıtıyor. Onlar, yarın da aynı endişelerle uyanmak istemiyorlar. Köy yollarının bozulması, çocukların okula ulaşımını engellerken, yaşlıların sağlık hizmetlerine erişimini de zorlaştırıyor. Bu durum, bölge halkının yaşam kalitesini doğrudan etkileyen, göz ardı edilemez bir problem.

Kısa Vadeli Çözüm, Uzun Vadeli Riskler

Kaymakamlığın hızlıca bir çalışma planı oluşturup hasarları onarmayı hedeflemesi takdire şayan. Ancak bu plan, suyun yönünü değiştirecek, drenaj kapasitesini artıracak, tarım alanlarını sellerden koruyacak ve uzun vadede köyü daha dirençli hale getirecek kapsamlı bir strateji içeriyor mu? İşte bu, kritik bir soru. Sadece bozulanı yapmak yerine, neden bozulduğunu ve tekrar bozulmaması için nelerin gerektiğini analiz etmek zorundayız. Aksi takdirde, her yağmur mevsimi, Yelatan için bir ‘kayıp hikayesi’ olmaya devam edecek. Bu tür doğal olayların sıklığı ve şiddeti arttıkça, yalnızca anlık tepkilerle değil, köklü ve bilimsel temellere dayanan çözümlerle hareket etmemiz gerekiyor. Yoksa, bu döngüde kaybetmeye devam edeceğiz.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir