Sözler Bağlamından Koptu İddiası
Memur-Sen Niğde Şube Başkanı Hasan Orhan, sendika genel başkanının sarf ettiği ve kamuoyunda büyük yankı uyandıran “Türkiye narkozdan çıkıyor” sözlerinin hedef haline gelmesi üzerine sessizliğini bozdu. Orhan, yaptığı yazılı açıklamada, bu ifadelerin kasıtlı olarak bağlamından koparıldığını ve ideolojik saiklerle çarpıtıldığını dile getirerek, tartışmanın bambaşka bir boyuta çekilmeye çalışıldığını savundu. Bu tür sarsıcı ifadelerin neden bu denli hararetli bir gündem oluşturduğu, ülkenin yakın geçmişiyle ve toplumsal hafızasıyla doğrudan ilintili.
Türkiye’nin “Narkozlu” Geçmişi
Peki, bir ülkenin “narkoza girmesi” ne anlama gelir? Hasan Orhan’ın işaret ettiği gibi, Türkiye Cumhuriyeti tarihi, maalesef millet iradesinin hiçe sayıldığı, demokrasinin rafa kaldırıldığı karanlık dönemlere tanıklık etti. 27 Mayıs 1960’ta başlayan ve ardından 12 Mart 1971, 12 Eylül 1980, 28 Şubat 1997 gibi askeri müdahaleler ve postmodern darbelerle devam eden süreçler, adeta bir ulusun uyanık tutulmak istenmeyen anlarıydı. Bu dönemlerde siyaset kurumu, sivil toplum ve hatta yargı bile vesayet mekanizmalarının gölgesinde kaldı. Halkın seçtiği liderler, partiler ve onların politikaları, bir gecede yok sayıldı. Ekonomik istikrarsızlıklar, toplumsal kutuplaşmalar ve ifade özgürlüğünün kısıtlanması, vatandaşın üzerinde ağır bir baskı oluşturdu. İşte bu kesintili demokrasi dönemleri, Orhan’a göre ülkenin enerjisini tüketen, ilerlemesini sekteye uğratan bir “narkoz” haliydi.
Vatanın Bütünlüğü ve Milletin İradesi
Memur-Sen’in temel hassasiyetlerine değinen Orhan, ülkenin bölünmez bütünlüğünün ve milletin birliğinin her şeyin üzerinde olduğunu vurguladı. Sendikanın bu tür eleştiriler karşısında geri adım atmayacağını, Türkiye’nin değerlerine yönelik her türlü manipülatif girişime karşı durmaya devam edeceklerini belirtti. Cumhuriyet’in kurucu değerlerinin istismar edilmesine karşı duruşlarının altını çizen Orhan, sendikanın yalnızca kamu çalışanlarının haklarını savunmakla kalmayıp, aynı zamanda ülkenin toplumsal huzuruna ve bütünlüğüne de katkı sağlamayı misyon edindiğini ifade etti.
“Yeni Uyanış” ve Demokratik Hamleler
Hasan Orhan’a göre Türkiye, son yıllarda bu “narkozlu” dönemlerin etkisinden sıyrılmaya başladı. Savunma sanayiindeki yerlileşme adımları, dış politikada gösterilen bağımsız duruş ve demokratikleşme süreçlerindeki ilerlemeler, ülkenin güçlendiğinin somut göstergeleri. Vesayet odaklarının gücünü yitirmesiyle birlikte millet iradesinin daha belirleyici hale gelmesi, bu “yeni bir uyanış süreci”nin temelini oluşturuyor. Vatandaşın, kendi geleceği hakkında söz söyleme ve karar alma mekanizmalarında daha etkin olması, bu uyanışın en önemli yansıması olarak değerlendirilebilir. Bu dönüşüm, sadece siyasette değil, toplumun her kademesinde hissedilen bir özgüven artışını da beraberinde getiriyor.
Eleştirilere Pabuç Bırakılmayacak
Orhan, kendilerine yöneltilen eleştirilere alışkın olduklarını ve kamuoyunu yanıltmaya yönelik girişimlere asla boyun eğmeyeceklerini belirtti. Toplumsal hassasiyetlerin siyasi tartışmalara malzeme edilmesine izin vermeyeceklerini vurgulayarak, Memur-Sen’in geniş üye tabanıyla birlikte toplumsal birlikten yana tavrını sürdüreceğini ifade etti. Bu tür polemiklerin, ülkenin asıl meselelerinden uzaklaştırma çabası olarak görüldüğü ve sendikanın Türkiye’nin geleceğine yönelik hedefleri doğrultusunda çalışmalarına kararlılıkla devam edeceği mesajı verildi.






