On bir ayın sultanı Ramazan, sadece manevi bir arınma değil, aynı zamanda vücudun biyolojik ritminin yeniden yapılandığı kritik bir eşiği temsil ediyor. Yaklaşık 15-16 saati bulan açlık süreleri, modern insanın beslenme alışkanlıklarını kökten değiştirirken, bu sürecin bir sağlık şölenine mi yoksa metabolik bir krize mi dönüşeceği tamamen bilinçli tercihlere bağlı. İstanbul Gelişim Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Doç. Dr. Hatice Merve Bayram, bu hassas dönemi sağlıklı atlatmanın formüllerini editoryal bir titizlikle paylaştı.
Sahurdan İftara Vücudun Biyolojik Ritmini Korumak
Doç. Dr. Bayram’a göre Ramazan beslenmesinin temel direği sahur öğünüdür. Çoğu zaman uyku bölünmesin diye atlanan sahurun aslında gün içindeki bilişsel performansın ve fiziksel direncin anahtarı olduğunu vurgulayan Bayram, bu öğünün ihmal edilmesinin kan şekerinde ani düşüşlere, halsizliğe ve konsantrasyon kaybına yol açtığını belirtiyor. Sahurda sadece ‘tok kalmak’ değil, ‘kaliteli beslenmek’ esas alınmalı. Tam tahıllar, yüksek nitelikli proteinler ve sağlıklı yağlar, mide boşalmasını geciktirerek gün boyu sürecek bir enerji rezervi oluşturur. Uzmanlar, sahurda yapılan en büyük hatanın ağır, yağlı ve aşırı tuzlu besinler tüketmek olduğunu, bunun da vücutta ödeme ve gün içinde dayanılmaz bir susuzluk hissine neden olduğunu hatırlatıyor.
İftar Sofralarında Hız Tuzağı ve Metabolik Şok
Günün en kritik anı olan iftarda, uzun süreli açlığın verdiği dürtüyle besinlere hücum etmek, mideyi ve pankreası ciddi bir sınavla karşı karşıya bırakıyor. Doç. Dr. Bayram, iftarın bir seremoni titizliğinde, zamana yayılarak yapılması gerektiğini savunuyor. Su ve hurma ile başlayan açılışın ardından içilecek bir kase çorba, mideyi ana yemeğe hazırlar. Ancak burada hayati bir kural devreye giriyor: 15 dakikalık mola. Beyne tokluk sinyallerinin ulaşması için gereken bu süre, gereksiz kalori alımını ve iftar sonrası çöken ağırlığı engellemenin en zarif yoludur. Şerbetli tatlıların yerini alan sütlü alternatifler ve iftardan iki saat sonra yapılacak hafif tempolu bir yürüyüş, sadece sindirimi kolaylaştırmakla kalmaz, aynı zamanda Ramazan sonunda karşılaşılan istenmeyen kilo artışlarının da önüne geçer. Unutulmamalıdır ki; Ramazan’da sağlık, porsiyonların büyüklüğünde değil, seçilen gıdaların dengesinde gizlidir.






