Üretim Planlamasında Sahadaki Gerçekler Çelişiyor
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yaklaşık üç senedir dile getirilen “üretim planlaması” faaliyetlerinin sahadaki gerçeklerle uyuşmadığını ve somut bir planlamanın bulunmadığını belirtti.
Gürer, özellikle patates ve soğan üretiminde baş gösteren aksaklıkların, plansız şekilde yürütülen tarım politikalarının en belirgin kanıtı niteliğinde olduğunu savundu.
Tarımsal üretimde planlama eksikliğinin hem çiftçiyi hem de tüketiciyi doğrudan olumsuz etkilediğini vurgulayan CHP’li Ömer Fethi Gürer, bakanlığın son üç yıldır bu konuda adımlar atıldığını savunmasına karşın fiili bir planın uygulanmadığını dile getirdi. Gürer, piyasadaki durumu işaret ederek, patates ve soğanda görülen yüksek fiyat artışlarının aracı ve ithalatçılara büyük karlar sağladığını, üreticinin kazanamadığını ve tüketicilerin temel gıda maddelerine ulaşmakta zorluk çektiğini ifade etti.
Üretici Kazanç Sağlayamayınca Üretim Kapasitesi Düştü
Tüketicilerin güncel soğan ve patates fiyatlarındaki yükselişten muzdarip olduğunu ifade eden Ömer Fethi Gürer, çiftçilerin geçtiğimiz sene elde edemedikleri kazançlar nedeniyle bu yıl ekim alanlarını ciddi oranda daraltmak durumunda kaldıklarını belirtti.
Geçen yıl yaklaşık 2 milyon 800 bin ton soğan üretildiğini fakat bu rekoltenin bir kısmının tarlada çürüdüğünü aktaran Gürer, dış pazar arayışına girmek yerine ithalata yönelinmesinin yerli üreticiye zarar verdiğini, plansızlığın bu tür sonuçlar doğurmasının kaçınılmaz olduğunu söyledi.
Planlamanın sadece ekim alanlarının tespitiyle sınırlı kalmaması gerektiğini savunan Gürer, elde edilen mahsulün depolanması ve sonraki dönemlerde değerlendirilmesinin önemine dikkat çekti. Gürer, gerçek bir planlamanın, dayanıklı ürünlerin muhafaza edilerek ertesi yıl da ekonomiye kazandırılmasını kapsaması gerektiğini ifade etti.
Türkiye genelinde bir sene fazla üretilen ürünlerin tarlada veya depolarda çürüdüğünü, ertesi sene ise azalan üretim sebebiyle fiyatların tırmandığını ve ithalata başvurulduğunu ekledi.
Niğde’de Binlerce Ton Patates İsraf Edildi
Patates sektöründe yaşanan büyük israfa değinen Ömer Fethi Gürer, çiftçilerin geçen sene mahsullerini maliyetinin çok altında fiyatlarla elden çıkarmak mecburiyetinde kaldıklarına değindi.
Geçtiğimiz yıl tarlada 3 liradan dahi satılamayan patateslerin depolara kaldırıldığını hatırlatan Gürer, yalnızca Niğde genelinde mayıs ayına kadar bekletilen yaklaşık 200 bin ton patatesin bozularak çöpe gittiğini, hayvan yemi olarak kullanıldığını ya da sokaklara döküldüğünü belirtti.
Söz konusu kaybın doğru depolama imkanlarıyla engellenebileceğini savunan Gürer, saklama koşullarının iyileştirilmesi durumunda bu patateslerin bugün hala piyasada değer bulabileceğini, plansızlık nedeniyle milli kaynakların ve çiftçi emeğinin zayi edildiğini dile getirdi.
Üretimde Denge Sağlanamıyor
Türkiye’deki tarımsal üretimin piyasa talebine uygun şekillendirilmediğini ifade eden Gürer, farklı yörelerdeki eş zamanlı hasatların fiyat dengesini altüst ettiğini aktardı. Adana ve Hatay’ın ardından Niğde’de de yazlık patates sökümünün başladığını belirten Gürer, yükselen girdi maliyetleri karşısında çiftçinin kazanç elde edemediğini kaydetti.
Çiftçilerin zarar ettikleri ürünü ertesi yıl ekmekten kaçındıklarını vurgulayan Gürer, bu kısır döngüyü önleme görevinin Tarım ve Orman Bakanlığına ait olduğunu, talebe göre üretim yapılması ve mahsulün hak ettiği değeri bulması gerektiğini söyledi.
Piyasa Koşulları Aracılara Kalıyor
Planlama eksikliğinin zincirleme mağduriyet yarattığını belirten Gürer, üreticinin emeğinin karşılığını alamamasının yanı sıra tüketicinin de yüksek fiyatlarla karşılaştığını dile getirdi. Piyasanın aracılar tarafından belirlenmesi durumunda vatandaşın temel ihtiyaç maddelerine ulaşmakta dahi zorlanacağını ifade etti.
Güncel fiyat artışlarının temel nedeninin plansızlık olduğunu söyleyen Gürer, bir yıl ürün fazlasının çöpe gitmesi, ertesi yıl ise yetersiz üretim nedeniyle fiyatların artarak ithalata başvurulması şeklindeki döngüyü eleştirdi.
Bakanlığın planlama iddialarının sahadaki durumla tezat oluşturduğunu belirten Gürer, gerçekten bir planlama olması halinde üreticinin zarar etmeyeceğini ve ürünlerin çürümeyeceğini savunarak yetkililere bu tezatlığın nedenini sordu.
Kamu Tarafından Alım Garantisi Sunulmalı
Kamu kurumları aracılığıyla tarımsal ürünlere alım garantisi verilmesinin önemini vurgulayan Gürer, bu sayede mahsullerin israf edilmesinin ve üreticinin elinde kalmasının engellenebileceğini aktardı.
Kırsal bölgelerde gerçekleştirdiği ziyaretlerde çürümeye terk edilen ya da yem yapılan patateslere şahit olduğunu aktaran Gürer, doğru politikalarla bu israfın önüne geçilebileceğini, piyasanın tamamen tüccar ve ithalatçılara terk edilmesinden dolayı gerekli tedbirlerin alınmadığını ifade etti.
Sağlıklı bir tarım planlamasının üretim döneminden önce başlaması gerektiğini savunan Gürer, hangi bölgede ne kadar ekim yapılacağının önceden belirlenip maliyetler göz önünde bulundurularak çiftçiye alım garantisi verilmesi gerektiğini belirtti.
Üretim maliyetlerinin aşağı çekilmesinin de kritik olduğunu hatırlatan Gürer, özellikle gübre ve benzeri temel tarımsal girdilerin devlet tarafından sübvanse edilerek desteklenmesini talep etti.
Çiftçinin ne üreteceğini ve ürününe nasıl bir pazar bulacağını önceden bilmesi gerektiğini ifade eden Gürer, üreticinin kazandığı, tüketicinin ise makul fiyatlarla gıdaya ulaştığı bir sistemin kurulması çağrısında bulundu.
Son olarak tarım politikalarının tüccar ve ithalat odaklı yapıdan kurtarılarak üreticiyi merkeze alan bir anlayışla yeniden tasarlanması gerektiğini belirten Ömer Fethi Gürer; alım garantisi, planlama ve depolama desteği sağlanmadığı sürece patates ve soğan başta olmak üzere temel gıdalardaki sorunların çözülemeyeceğinin altını çizdi.
Kaynak: Nigdehaber






