Büyük Birlik Partisi (BBP) Niğde İl Başkanı Bünyamin Karataş, Türkiye gündeminde uzun süredir tartışılan ve milyonlarca araç sahibini yakından ilgilendiren TÜVTÜRK araç muayene istasyonları üzerinden sert bir çıkış yaparak, sistemin işleyişine dair çarpıcı iddialarda bulundu. Karataş’ın açıklamaları, sadece yerel bir siyasetçinin tepkisi değil, aynı zamanda ekonomik sıkıntılarla boğuşan araç sahiplerinin ve kamu kaynaklarının verimli kullanımı konusundaki toplumsal hassasiyetin bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Devletin en temel denetim mekanizmalarından birinin özel bir tekel üzerinden yürütülmesi, Karataş’a göre hem milli ekonomi hem de sosyal adalet açısından sürdürülebilir bir durum olmaktan çıktı.
Ekonomik Darboğazda Araç Muayene Ücretleri ve Tekelleşme Sorunu
Araç muayene hizmetlerinin 2007 yılında özelleştirilerek Alman ortaklı bir konsorsiyuma devredilmesinin ardından geçen yıllar, beraberinde pek çok tartışmayı da getirdi. Karataş, bu ihalenin mahiyetini sert bir dille sorgulayarak, hizmetin neden devlet eliyle değil de özel bir şirket aracılığıyla yürütüldüğünü sordu. “Bu kadar kolay ve garanti para kazanma yolu neden özel bir şirkete ihale edildi?” sorusunu yönelten Karataş, bu durumun hem vatandaşı hem de devlet hazinesini doğrudan zarara uğrattığını savundu. Uzmanlara göre, araç muayenesi gibi zorunlu bir hizmetin tekel niteliğindeki tek bir yapıya devredilmesi, rekabetin ortadan kalkmasına ve fiyatlandırma politikalarında kamu yararının ikincil plana itilmesine yol açabiliyor.
BBP Niğde İl Başkanı, özellikle ihaleye ön ayak olan isimlerin mal varlıklarının araştırılması gerektiğini vurgulayarak, konuyu etik ve hukuki bir boyuta taşıdı. Maliye Bakanlığı’na çağrıda bulunan Karataş, devletin bu süreçteki olası zararının kalem kalem hesaplanarak şeffaf bir şekilde kamuoyu ile paylaşılması gerektiğini ifade etti. Bu talep, kamu ihalelerindeki şeffaflık beklentisinin toplumsal bir tezahürü olarak dikkat çekiyor.
Stratejik Dönüş Önerisi: Hizmet Yeniden Karayollarına mı Geçmeli?
Karataş’ın çözüm önerisi ise oldukça net ve radikal bir dönüşü işaret ediyor: Araç muayene işlemlerinin yeniden Karayolları Genel Müdürlüğü bünyesindeki il müdürlükleri ve şube şefliklerine devredilmesi. Geçmişteki devlet eliyle yürütülen uygulamaları referans gösteren Karataş, devletin kendi personeli ve teknik imkanlarıyla bu hizmeti çok daha uygun maliyetlerle ve aynı kalite standartlarında sunabileceğini belirtti. Toplumsal açıdan bakıldığında, muayene ücretlerinin asgari ücretli ve dar gelirli araç sahipleri üzerindeki yükü, her yıl artan zamlarla birlikte daha da katlanılmaz bir hal alıyor. Bu durum, ulaşım maliyetlerinin dolaylı olarak her türlü mal ve hizmetin fiyatına yansımasına neden olan bir domino etkisi yaratıyor.
BBP’nin bu çıkışı, kamusal hizmetlerin özel sektöre devri konusundaki ideolojik tartışmaları da yerel siyasetten ulusal gündeme taşımayı hedefliyor. Karataş, “Vatandaşın ve devletin soyulmasına izin vermeyeceğiz” diyerek, konunun sadece bir ücret tartışması olmadığını, aynı zamanda bir kamu hakkı ve milli beka meselesi olduğunu vurguladı. Partisinin bu sürecin tavizsiz takipçisi olacağını belirten Karataş, halkın menfaatlerini her türlü ticari karın önünde tutacaklarını sözlerine ekledi. Bu açıklamalar, önümüzdeki dönemde araç muayene sisteminin denetimi ve yapısı üzerine yeni yasal düzenlemelerin tartışılmasına zemin hazırlayabilir.






