Ankara’da devletin mülki idare hafızası, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin liderliğinde 81 il valisinin katılımıyla düzenlenen dev zirvede yeniden şekilleniyor. Görevi devraldıktan sonraki ilk geniş kapsamlı ‘Valiler Buluşması’ programının açılışında konuşan Bakan Çiftçi, sadece bir asayiş raporu değil, aynı zamanda ‘Türkiye Yüzyılı’ vizyonunun yereldeki uygulama rehberini sundu. İki gün sürecek olan bu kritik temas trafiği; Jandarma’dan Emniyet’e, Sahil Güvenlik’ten AFAD’a kadar devletin tüm güvenlik ve sosyal hizmet bileşenlerini aynı masada buluşturarak koordinasyonun en üst düzeye çıkarılmasını hedefliyor.
Türkiye’nin Huzur Vizyonu: Terörsüz Gelecek ve Toplumsal Birlik
Bakan Çiftçi’nin konuşmasındaki en belirgin vurgu, 86 milyonun tamamını kucaklayan ‘toplumsal sükûnet’ ve ‘ortak akıl’ temaları oldu. Mülki idarenin sadece bir bürokratik mekanizma değil, milletle devlet arasındaki en güçlü şefkat köprüsü olduğunu hatırlatan Çiftçi, terörle mücadeledeki kararlılığın ‘Terörsüz Türkiye’ hedefiyle taçlanacağını ifade etti. Siyaset bilimcilerin de sıkça vurguladığı gibi, bu vizyonun özellikle bölgesel istikrarsızlıkların arttığı bir dönemde, Türkiye’nin ayağındaki prangalardan kurtulması adına hayati bir önemi bulunuyor. Bakanın, milli iradenin tecelligahı olan TBMM’nin saygınlığına yaptığı atıf, kamu düzeninin sadece sahada alınan fiziki önlemlerle değil, aynı zamanda demokratik nezaket ve sorumlu bir dil ile korunması gerektiğinin altını çizdi.
Sosyal Güvenlikten Afet Yönetimine: Dirençli Şehirler Hedefi
Zirvenin bir diğer stratejik başlığı ise sosyal bir tehdit olarak nitelendirilen uyuşturucu ve organize suçlarla mücadeleydi. Çiftçi, ‘bir tek evladımızı dahi çetelere kaptırmama’ sözüyle, mülki amirlere sahada daha proaktif ve tavizsiz bir duruş sergilemeleri talimatını verdi. Düzensiz göç konusunda insani ve hukuki dengenin titizlikle korunacağını belirten Bakan, 1 milyon 366 bini aşkın Suriyelinin gönüllü geri dönüşüne vurgu yaparak, Türkiye’nin bu süreci bölgesel bir diplomasi başarısına dönüştürme niyetini ortaya koydu. Programın ilerleyen bölümlerinde Milli Savunma Bakanı ve Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı gibi isimlerin yapacağı sunumlar, Türkiye’nin iç güvenliğinin ‘bütünleşik devlet aklı’ ile yönetileceğinin en somut kanıtı olarak okunmalı. AFAD üzerinden şekillendirilen ‘dirençli şehirler’ hedefi ise, afet yönetiminin artık sadece bir kriz anı müdahalesi değil, uzun vadeli bir ulusal beka meselesi olduğunu bir kez daha tescilledi.






