Nevşehir’in tanınmış simalarından, ömrünü hayır işlerine ve toplumsal barışa adamış emekli imam Baki Öncel’in ismi, bugünlerde Akdeniz’in sularından yükselen bir adalet çığlığıyla anılıyor. Küresel Sumud Filosu ile Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Öncel’in, İsrail müdahalesi gerçekleşmeden önce kaydettiği görüntüler, aktivistlerin alıkonulmasının ardından kamuoyunda derin bir yankı uyandırdı. Nevşehir halkının yakından tanıdığı bilge bir ismin bu tarihi misyonda yer alması, Anadolu’nun vicdanının sınırları nasıl aştığını bir kez daha gösteriyor.
Akdeniz’de Hukuk Mücadelesi ve Nevşehirli Bir Yürek
Baki Öncel, videoda yer alan ifadelerinde bu yolculuğun bir çatışma değil, bir vicdan hareketi olduğunun altını özellikle çiziyor. Filoya yönelik operasyonun ardından gün yüzüne çıkan bu görüntülerde Öncel, “Eğer bu videoyu izliyorsanız, içinde bulunduğum gemiler hukuksuz şekilde alıkonulmuş demektir” diyerek yaşanacakları önceden öngördüğünü gösteriyor. Bu durum, sivil bir inisiyatifin uluslararası sularda karşılaştığı zorlukları ve insani koridor açma çabasının önündeki engelleri bir kez daha gündeme taşıyor. Nevşehirli bir kanaat önderinin, binlerce kilometre ötedeki bir dram karşısında sessiz kalmayarak gövdesini taşın altına koyması, toplumsal psikolojideki dayanışma ruhunu tetikliyor.
Küresel Sumud Filosu’nun Gayesi: Sadece İnsanlık
Küresel Sumud Filosu, dünyanın dört bir yanından gelen aktivistlerin, akademisyenlerin ve sivil toplum temsilcilerinin bir araya gelerek oluşturduğu silahsız bir yardım girişimi. Temel amacı, Gazze’de yıllardır süregelen ablukayı sembolik de olsa kırmak ve oradaki sivil halka ilaç, gıda gibi temel ihtiyaç malzemelerini ulaştırmak. Baki Öncel’in bu ekipteki varlığı, Nevşehir’in kadim yardımseverlik kültürünün bir yansıması olarak görülüyor. Ancak uluslararası sularda gerçekleşen müdahale, temel insan hakları ve deniz hukuku açısından uluslararası arenada ciddi bir tartışma başlatmış durumda.
Hukuksuz Alıkonulmaya Karşı Küresel Çağrı
Öncel’in mesajında vurguladığı en kritik nokta, tüm katılımcıların derhal ve koşulsuz olarak serbest bırakılması talebi. Tamamen şeffaf ve barışçıl amaçlarla yola çıkan bu insanların, bir güvenlik tehdidi olarak nitelendirilmesinin rasyonel bir temeli olmadığını savunan aktivistler, dünya kamuoyunu bu haksızlığa karşı durmaya çağırıyor. Nevşehir’den Akdeniz’e uzanan bu vicdan köprüsü, sadece bir yardım faaliyeti değil, aynı zamanda adalete olan güvenin sınandığı bir süreçtir. Bölgeden gelecek her yeni haber, sadece aktivistlerin aileleri için değil, insan onuruna değer veren herkes için kritik bir önem taşıyor. Şimdi gözler, uluslararası diplomasinin bu sivil çığlığa vereceği yanıta çevrilmiş durumda.
Kaynak: fibhaber.com






